Kurumların da duyguları vardır!

Serbest Kürsü
Serbest Kürsü

Dr. Öğr. Üyesi Gözde MERT

Nişantaşı Üniversitesi İşletme Bölüm Başkanı

Gözde Araştırma Şirketi Kurucusu

gozde.mert@nisantasi.edu.tr

mertgozde@yahoo.com 

“Bir kurumun duygusal hafızası, iş görenin kalbine ve zihnine girmek yoluyla; hafızasının en ince, en hassas ve en güçlü noktasını oluşturmaktır.”

 Tarihsel süreçte, kentlerin oluşumuyla birlikte, iş bölümü ve meslekler ortaya çıktı. Ticaret başladı ve gelişti. Telgraf ve demiryolu ile birlikte, örgütler tek kişilik olmaktan çıkıp, çok birimli hale geldiler. Bu süreç içinde, çok mamul üreten örgütler, çok kazanmaktaydı. İçinde bulunduğumuz çağda ise kazançlı bir örgüt olabilmek için; çok üretmek, tek başına yetmemektedir. Artık nitelikli ve aranan bir ürün üretmek, rekabette çok daha büyük bir avantaj sağlamaktadır. Küresel ve makro düzeyde yapılan gelir analizlerinde, hizmet gelirlerinin açık ara önde olduğu görülmektedir. Günümüz örgütlerinde insan kaynağı, örgütlerin en güçlü yönlerinden biri olarak öne çıkmış durumdadır ve bu husus giderek çok daha büyük bir önem kazanmaktadır.

Modern Çağ, silah ve baskı makinasının bulunmasıyla başlamıştır. Silah; feodal yapının egemenliğini ortadan kaldırmıştır. Baskı makinası ise bilgiyi, dünyaya yaymıştır. Bunların sonrasında ise tüccar sınıfının hakimiyeti ile yaygın bilginin birleşimi, bir sonuç olarak modern toplumu ortaya çıkartmıştır. 14. ve 20. yüzyıllar arasında, uluslar ve insanlar arasındaki üstünlük, bilimsel teknolojilerin kullanılması sonucunda kazanılmıştır.

Bir kurum; yönetici ve iş görenlerinin niteliği ile değer bulur. Zamanımızda insan, örgütlerin odağı konumuna gelmiştir. Bireylerin meslekleri, onların bir anlamda yaşam şeklidir. Birey, bu yaşam içinde kendini geliştirebilmeli ve ortaya yeni bir şeyler koyarak, kendini ispat edebilmelidir. Çalışma ortamı, geleceğe dönük kapıları, bireye açabilmelidir. Örgütlerin değer ve normları, iş görenlerin yeni beceriler ortaya koyabilmesine imkân tanımalıdır.

Bir kurumun bilgi deposu ve bu bilgiyi işleme gücü; o kurumun gücünün derecesini gösterir. Bir örgüt için en güçlü kuvvet, bilgidir. En güçlü bilgiler ise o kurumun; duygusal hafızasını oluşturmaktadır. Bir kurumda bir olay tecrübe edildiği zaman, insanların olayı belirli duygusal reaksiyonlarla birlikte değerlendirmekte olduğu görülebilir. İşletmelerdeki duygular, sosyal değişim süreçlerine girip yayılır, insanlar toplu olarak bu duygusal deneyimleri paylaşarak, olay boyunca duygusal reaksiyonlar ve davranışlar için bir hafıza deposu geliştirirler.

Yaşanan bir çevresel değişim, karşılaşılan bir ekonomik kriz, yapılan bir toplantı, grev ya da işi bırakma ve satış birer kilit olaydır ve bu yüzden duygusal hafıza oluştururlar. İş görenler arasında korku yaratan adaletsiz bir durumun ortaya çıkması gibi yönetim bozuklukları, hoş olmayan bir duygusal hafıza yaratır. Buna benzer olarak, tahmin edilemeyen iyi bir performansa neden olan bir olay da duygusal hafıza yaratır.

Duygusal deneyim, insanlara; insanların ne çeşit algıları yaratabileceklerini anlatır ve durumun daha derin bir analizi ve anlaşılması ile onların faaliyetlerini yönlendirerek, insanların nasıl davranacağını belirler.

Duygusal hafıza; kurumda geçmiş duygusal deneyimler veya olayların bir birikimidir. Duygusal hafıza, kurumda, geçmişte yaşanan, belli bir konuda, bilinçsiz ve görüntü tabanlı olan, duygusal tecrübeler ya da olayların toplamıdır.

Kurumun duygusal hafızası; geliştirilebilir ve ölçülebilir. Yapılan bilimsel çalışmalarda, kurumun duygusal hafızasının; örgütün öğrenmesine ve yenilikçilik yapmasına olumlu bir katkıda bulunduğunu; bunun sonucu olarak da kurumun performansını artırdığını ortaya koymuştur.

Önceden, teknoloji, sermaye ve fabrika gibi etmenler, örgütleri ayakta tutarak, onlara zenginlik getirmiştir. Günümüzde başarı ve zenginlik, kişilerin; bilgi, deneyim, anlayış ve yetenekleri üzerinde gerçekleşmektedir. İnsan, örgütün merkezinde yer almaktadır. Günümüzde yapılan bilimsel çalışmaların sonuçları, yeni üretim araçlarının ve yöntemlerinin bulunmasını ve böylece teknolojik gelişmelerin devam etmesine olanak sağlamaktadır. Teknolojik değişimler, işletmelerde; üretim, bilgi alma ve haberleşme teknolojilerini etkileyerek, gelişmektedir.

Teknolojinin getirdiği ilerleme karşısında ödenen bedel ise; insanların değişmek zorunda olmasıdır. Günümüz iş yerlerinde; yeni örgütlenme biçimleri, yeni gözetim yolları, yeni ödül yapıları ve çok sayıda başka değişimlerin yapılması konusu, artık bir zorunluluk halini almıştır. Bu husus, işletmeleri; yapılması en zor olan bir konuyu, yapmaya zorlamaktadır: Bu husus ise: Dünü korumaktan çok, artık dünü hemen terketmektir. Çünkü, teknolojik determinizm görüşüne göre; örgütlerin kaderi, teknolojik gelişme tarafından belirlenmektedir ve bunu engelleyecek bir güç henüz dünyada yoktur.

Ülkelerin genel karakterini; tarım, endüstri ve hizmet gelirleri ve bunların oranı belirlemektedir. Eskiden; tarım, endüstri, hizmet şeklinde sıralanan gelirler, günümüzde ise; hizmet, endüstri, tarım olarak sıralanmaktadır. Buradan, teknoloji sahipliği ve teknoloji kullanımının; ekonomik gelişmişlik ve yüksek hayat standardını işaret ettiğini, kolayca ifade edebiliriz.

Bir işletmenin amacı, müşteri yaratmaktır. Yöneticilerin amacı ise; toplumun gereksinimlerini, karlı iş fırsatlarına dönüştürmektir. İşletmeler bu amacı gerçekleştirmek için; teknoloji, hammadde, enerji ve iş gücü kullanırlar. Bir işletmenin en değerli gücü ise onun insan kaynağıdır. Bir örgüt, duygusal hafızası sayesinde; yapıtlarında, maddi yaşamı aydınlatma yeteneği kazanır. Bir yönetici, kurumunun duygusal hafızasının farkında olmadan yaşayabilir ve bir örgütü yönetebilir. Ancak yönetici, kurumun duygusal hafızasının farkında olursa; bir başka yaşar ve örgütünü bir başka yönetir. Kurumun duygusal hafızası, kelebek etkisine sahiptir. Kurumdaki duygusal hafızayı anlamayanlar için kurumsal duygusal hafıza, bir günlük bir hiçlik; anlayan bireyler içinse koskoca bir ömürdür. Gerçek öğrenme, insan olmanın anlamını bilmek demektir.

Kurumsal Duygusal hafıza sayesinde bir örgütü, dünyanın en harika 3 yerinde tutabilirsiniz: İş görenlerin; düşüncelerinde, dualarında ve kalplerinde.

Kaynaklar:

Mert, G. (2018). Kurumsal Duygusal Hafıza, Artikel Yayıncılık, İstanbul.

Mert, G. (2018). Kurumsal Duygusal Hafıza Etkisi, Artikel Yayıncılık, İstanbul.

Mert, G. (2017). Durumsal Duygusal Hafıza ile Örgütsel Öğrenme, Firma Yenilikçiliği ve Firma Performansı Arasındaki İlişkiler, Beykent Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Doktora Tezi, İstanbul.

 

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Biz demiştik diyelim mi? 09 Mayıs 2022