Leblebide cappuccino devrimi genç mühendise Londra’da iş

Sadi Özdemir
Sadi Özdemir EKONOMİDE SAĞDUYU sadi.ozdemir@dunya.com

Anadolu’da 7 bin yıllık geçmişi olduğu söylenen leblebide inovasyon (yenilik) olur mu? Hindistan cevizli, çikolatalı, sirkeli, barbekülü, böğürtlenli ve cappuccino’lu leblebi üretilse yer misiniz? Konya’da Mustafa Sağır ile ortak farklı formlarda Türk lokumu üreterek ‘Truede’ markasıyla 30 ülkeye ihraç eden Zeynep Turudi, iki yeni girişime daha imza atıyor. Bunlardan biri leblebiyi 6 farklı tadla üretmek ve Peng markasıyla 30 gramlık paketler halinde küresel ‘atıştırmalık pazarına’ sokmak. Bu konudaki hedefini ‘kısa sürede günde 3 ton leblebi satışına ulaşmak’ diye açıklıyor. ‘Neden leblebi’ diye soruyorum.

Yanıtı, “Dünya genelinde atıştırmalık kuruyemiş pazarı çok hızlı büyümeye devam ediyor. Hikâyesi olan sağlıklı atıştırmalıklara büyük ilgi var. Leblebi, nohuttan üretiliyor ve yüzde 30 protein içeriyor. Şeker yok ve alerjik riski sıfıra yakın. Çok sağlıklı bir atıştırmalık olduğu için başarılı olacağımıza inanıyorum. Lokumdaki başarıyı leblebide de yakalayacağız” şeklinde oluyor. Hedef pazarlar olarak da Avrupa, ABD ve Arap ülkelerini işaret ediyor. Lokum sattığı 30 ülkenin tamamına leblebi de satabileceğini söylüyor. Türkiye’de leblebi üretimi doğal olarak nohut üretiminde iddialı illerimizde yoğunlaşmış durumda. Kütahya (Tavşanlı), Denizli (Serinhisar) ve Çorum bu konuda en önde gelen illerimiz. Çankırı (Orta) ise büyük şehirlerde kuruyemiş perakendesinde çok önde görünüyor. Ancak, çok sayıda ilimiz de ‘kendine özgü’ leblebi üretimiyle iddialı konumda. Yıllık leblebi ihracatımız 12-15 milyon dolar seviyesinde seyrediyor. Türkiye’nin leblebisinde inovasyon yoluyla bir dünya markası çıksa fena mı olur?               

10 bin genç mühendis uzaktan erişimle iş bulabilir mi?

Zeynep Turudi’nin ikinci girişiminin ise employin5.com isimli ‘insan kaynakları’ platformu olduğunu öğreniyoruz. Bu girişim şimdilik sosyal sorumluluk projesi gibi görünüyor. Yakın zamanda Türk İngiliz Girişimciler Derneği’ni de kurduklarını belirten Turudi, employin5.com projesinde üniversite mezunu işsiz sorunu büyük olan ülkemizde, işsiz mühendislerin uzaktan erişimle yurt dışında iş bulmasını sağlamak amacıyla yola çıktıklarını söylüyor. Bu konuda gördüğü fırsatı da şöyle özetliyor: “Londra’da bütün girişimcilerin en önemli sorunu nitelikli çalışan bulmak. İngiltere’de, sadece insan kaynakları (iş bulma) alanında hizmet vermek için kurulan şirket sayısı 40 bini aşmış durumda. COVID-19 salgınında ‘uzaktan çalışma’ o kadar gelişti ki ben de Türk gençlerinin özellikle de mühendislik eğitim almış olanların ilk etapta uzaktan erişimle iş bulmalarına yardımcı olacak bir platformun çok işe yarayacağına inandım. Türkiye ile İngiltere arasında serbest ticaret anlaşması da var. Ticaret ve ortak yatırımların hızla geliştiğini görüyoruz. Platform, uluslararası çalışabilecek her sektöre ve meslek grubuna hitap ediyor. Ancak öncelik olarak IT ve mühendislik alanlarında büyük fırsatlar var. Bir yılda 100 binden fazla kişiye ulaşmayı, 10 bine yakın kişiye de iş bulmayı hedefliyoruz. İngilizcesi zayıf gençlerimize de ayrıca bir burs programı başlattık. Ay sonuna kadar müracaat edebilirler.”

Başkan adayı olunca, ‘fabrikasını sattı’ diye dedikodu bile çıkardılar

İhracatçı birliklerindeki seçimlerde rekabet kızışıyor. Hububat, Hazırgiyim, Maden ve Kimya ihracatçı birliklerindeki seçimler çok adaylı ve çekişmeli geçecek gibi görünüyor. Nisan ayında yapılacak seçimlerde İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Mustafa Gültepe’nin karşısında adaylığını açıklayan Özkan Karaca, mevcut yönetimle iplerin, COVID-19 Salgını’nın en yoğun günlerinde ‘maske üretimi konusunda’ yaşanan tartışmalarla koptuğunu belirtiyor ve “Başkan istişare yerine tek başına kararlar aldı ve iş yanlış kurulduğu için aksadı. Sonuçta dünya ve Avrupa maske pazarını Çin ele geçirdi. Biz ise yaya kaldık” diyor. İhracatçıların sorunlarının da mevcut yönetim tarafından yeteri kadar dile getirilmediğini söyleyen Karaca, Ankara’nın ihracat gelirinin yüzde 25’inin TL’ye çevrilmesiyle ilgili son kararını da eleştiriyor ve bu uygulamanın bazı sektörlerde ihracatçıyı çok olumsuz etkileyeceğini belirtiyor. Bazı teşviklerin de büyük ölçekli firmalara göre düzenlenmiş olduğunu savunan Karaca, bu konuda da yeni bir çalışma yapacaklarını söylüyor. Sektörün ara eleman sorunun acilen çözülmesi için projelerinin de hazır olduğunu anlatan Karaca, seçilmesi halinde tabanla sürekli istişarede bulunacağını, ihracatın sorunlarını aşmak için Ankara ile yapıcı bir diyalog geliştireceğini, sorunları açıkça konuşmanın ve çözüm bulmanın ihracatın çok daha hızlı artması, sürdürülebilir olması için şart olduğunu söylüyor. İHKİB Başkanı Mustafa Gültepe’nin ilk kez Birlik başkanlığına aday olmasını sağlayan isimlerden birinin de kendisi olduğunu vurgulayan Özkan Karaca, şöyle konuşuyor: “Ancak sonra kendisinin yönetim tarzı nedeniyle yollarımız ayrıldı. Şimdi ben aday olunca birileri dedikodu çıkarmış. Sözde fabrikamı satmışım. Bu çok çirkin bir yalan. Binası da kendi mülkümüz olan fabrikamda katma değeri çok yüksek çoraplar üretiyoruz ve ihracat yapıyoruz. İlginç olan bir başka şey ise halen mevcut yönetime ‘danışmanlık yapan’ bir eski başkan da bu yönetim için oy toplamak amacıyla sektörü geziyor. Bizim hesaplarımıza göre çorap ve iç giyim firmalarımızın seçimdeki oy miktarı yüzde 50’yi buluyor. Adaylığımı ilan ettikten sonra diğer alt sektörlerden de ciddi teveccüh gördük ve kazanacağımıza da inanıyoruz.”

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar