Lobicilik
Otel lobisinden türetilmiş. Amerikan Başkanı Grant 1870'li yıllarda Beyaz Saray'dan çıkar çıkmaz, rahatlamak ve gündelik hayata dalmak için yakınındaki bir otelin lobisine gider, purosunu tüttürürken, kanyağını yudumlar ve çeşitli sektörlerde sorunları olan işadamlarını, yurttaşlarını kırmaz, onların sorularını yanıtlar ve çare bulmaya çalışırmış. Zaman içinde etrafında dolaşan bu kişilere otel lobicileri ismini takmış. Lobicilik Amerika'da almış başını gitmiş. Yasal hale gelmiş. Etik kodu hazırlanmış. Biliyoruz ki Amerika'da Yahudi, Ermeni ve Rum lobileri çok etkin. Eski kongre üyeleri lobi şirketlerinin sahipleri veya yönetim kurulunda.
2. Abdülhamit
Türkiye'de lobicilik 2. Abdülhamit zamanında başlamış. Abdülhamit, Osmanlıyı Batıya tanıtmak ve anlatmak istiyormuş. Çok başarılı olduğunu söylemeyiz. Avusturya Lisesi'nde okurken her Avusturya-Türkiye milli maçı sonrası Matematik hocamız içeri girer ve maçtan anlamayan biz kızlara döner, şöyle derdi: "Gördünüz mü sizi nasıl da yendik!" Osmanlı'nın Batıya gidip, Viyana kapılarına dayanmasını hiçbir zaman affedememişlerdi besbelli. Demek ki Abdülhamit'in lobicilik faaliyetleri ise bizi Batıya hiç anlatamamış.
Lobicililiğin Türkiye adına kurumsallaşması ve daha ciddi bir meslek haline gelmesi 1924 senesinde Amerika'ya iş kurmak, para kazanmak için göç etmiş Türklerin kendilerini daha iyi anlatmak, karşı lobilere karşı işlerini, güçlerini ve çevrelerini korumak adına kurdukları Türk Teavün Cemiyeti isimli bir dernekle başlıyor. Türkiye bugün dünyanın süper gücü olan Amerika ile ilişkilerini sağlam zeminde yürütmek için Amerika'da anlaştığı lobi şirketleri kanalıyla kendini kongre üyelerine anlatmaya çalışıyor. İş dünyası ise Türkiye'de ve Amerika'da kurulmuş olan Türk-Amerikan dernekleri aracılığıyla sesini duyuruyor. Tabii sadece siyasetçilere derdinizi anlatarak lobi yapamazsınız. Hangi sektörde çalışırsanız çalışın, savunduğunuz fikrin veya doğru bulmadığınız bir yasal düzenleme ile ilgili düşüncelerinizi açıklarken muhakkak ülkenin menfaatini ön planda tutmalısınız. Bunu söyleyen geçenlerde kitabını karıştırdığım rahmetli Üzeyir Garih.
Perakende sektörü ve lobicilik
Yıllarca perakende sektöründe çalıştım. Hatta perakende sektöründe bayağı eskiyim. Türkiye'nin 1988 senesinde açılan ilk alışveriş merkezi olan Galleria'da çalıştım. Son 10 yıldır da perakende sektörüne emek verdim. Diyebilirim ki akademisyenleri, sivil toplum örgütleri, medyası, bürokrasisi, dernekleri, ticaret odaları, tüketici dernekleri, siyasetçisi ve rakip bile olsalar perakende şirketlerinin kendi arasındaki uyumu ile Türkiye'de en etkin ve doğru lobi yapan sektör organize perakende sektörüdür. Türkiye'nin bacasız sanayisi gibi milyonlarca insanı istihdam eden organize perakende sektörünü birçok sektör örnek almalıdır.