Mağazalarda sadelik tercih ediliyor

Yaklaşık 5 yıl önce New York beşinci caddede gezerken birçok mağazanın vitrininde sadelik gözüme çarpmıştı. İçerideki ürün çeşidi de azdı. Mağazaların çoğu sokağa taşınmış ve alışveriş merkezlerindeki yerlerini kapatmışlardı. Kaldırımda yürürken mağazaların dev kapılarından girerek kendinizi bir anda ürünlere bakarken buluyordunuz. Her yeri cam olan bu mağazalar sizi sokaktan asla ayırmıyordu. İçerisi ferah ve sade idi.  Mağazayı gezerken ürün bolluğundan ve sıkışıklıktan içiniz daralmıyordu. Geçen hafta gittiğim Berlin'de de aynı trend gözüme çarptı. Nike az sayıda çeşitle ürünlerini sergilediği dev mağazasında size rahatlayacağınız, nefes alabileceğiniz geniş bir alan tahsis etmiş. Kaldığımız Sana Berlin isimli yeni açılmış bir otelin barında size tek bir çeşit kırmızı şarap sunuyorlar. Güzel bir Portekiz şarabı. Onun dışında hiçbir seçeneğiniz yok.

Mönüde sadece köfte var

Zihnimi sadelik üzerine düşüncelerle meşgul ederken The New York Times'da gözüme bir makale çarptı. Anita Patil makalesinde krizlerin de etkisiyle maliyetleri düşürmek için restoranlardan tutun müzelere modacılardan mağazalara kadar artık sadeliğin ön planda olduğunu çarpıcı örneklerle anlatmaya çalışıyor. Artık  mönülerinde sadece köfte veya  kızarmış tavuk olan ve dekorasyonu son derece sade restoranlar var. Yemeklerde artık gereksiz süslemeler yok. Bu akımı sonuna kadar destekliyorum. Zira içinde 50 çeşit yemeğin içeriğiyle birlikte son derece detaylı bir şekilde anlatıldığı ve şu dar zamanda seçmek için bile yarım saat harcadığımız mönülerden artık bana fenalık geldi. Alt tarafı bir saatte yemek yiyip gideceğiz işte.

PacoUnderhill

Benim de Suat Soysal sayesinde dinleme lüksüne eriştiğim PacoUnderhill,  The New York Times'a "Birçok markanın ürünlerinin satıldığı bir mağazaya giren müşteri, genelde aşırı sayıda ürünle karşılaşır ve ne alacağına karar veremeyip hiçbir şey almadan çıkar. Dev mağazalarda gelinebilecek son noktadayız, yani mağazayı  veya alışveriş merkezini daha fazla genişletemeyiz. "Bu cümlelerin altına imza atarım. Artık herkes yüz bin metrekare dev alışveriş merkezlerine girip bir etek, bir pantolon almak için 100 mağazayı içindeki yüz çeşit ürünle turlamaktan bıktı. Teknolojinin hızı ile artık iş dışındaki zamanımız çok kısıtlı ve çok planlı olmak durumundayız. Modacılar bile artık bunu kavramış durumda. Prada'nın son koleksiyonunda pek fazla süs ve hatta küçük cihazları koyacak cep bile yokmuş.

Evimizde de sadeleşmeyi gerçekleştirmemiz lazım

Zenginle fakir arasındaki uçurumun iyice açıldığı bugünün dünyasında bizlerin de artık dolaplarımızı işgal eden fazla tabaklardan, çoktan okunmuş bitmiş kitaplardan, yüzde seksenini giymediğimiz ayakkabılardan ,giysilerden hızla kurtulmamız ve bunları temizletip ihtiyacı olanlara vermemiz lazım. Sahip olduğumuz nesnelerin esiri olmayalım.

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 14.367,60 -1,89 %
Dolar 45,5124 0,18 %
Euro 52,9176 -0,45 %
Euro/Dolar 1,1625 -0,37 %
Altın (GR) 6.670,99 -1,81 %
Altın (ONS) 4.540,56 -2,40 %
Brent 106,17 2,16 %