Makinenin hızına yetişemediğimiz eşiğe geldik

Elon Musk, singularity (teknolojik tekillik) çağına girdiğimizi ilan etti. Yapay zekânın insan zekâsını aşarak kendi kendini geliştirebildiği çağa girdiğimize işaret eden bu gelişme, birçok tehdidi de beraberinde getiriyor.

Bundan yaklaşık dokuz yıl önce yapay zeka tehdidiyle ilgili olarak aralarında Tes­la ve Space X’in sahibi olan Elon Musk’ın da bulunduğu dünyanın önde gelen yapay zeka uzmanla­rı, Birleşmiş Milletler’e bir uyarı mektubu yazmış ve “Pandora’nın kutusu açıldıktan sonra kapatma­sı zor olur” demişti. O yıllarda bu uyarıyı yapan dünyanın çeşitli yer­lerindeki yapay zeka uzmanların­dan aralarında California Berkeley Üniversitesi Bilgisayar Bilimleri Profesörü ve yapay zeka araştır­macısı Stuart Russell ve Avustral­ya New South Wales Üniversitesi Yapay Zeka Profesörü Toby Wal­sh’un da aralarında bulunduğu bu yapay zeka uzmanlarının bir kısmı ile bir dizi röportaj yapmış ve me­selenin özünü anlamaya çalışmış­tım. Daha sonra da meslektaşım ve Dünya Plus Haber Koordinatörü Gülbin Özbey ile özel bir canlı ya­yın yaparak dünyayı bekleyen “ya­pay zeka tehdidi”ne dikkat çekme­ye çalışmıştık.

Yapay zekanın insan zekasını geçmesi kaçınılmaz son

Stuart Russell, bundan sekiz yıl önce şunları söylemişti: “Biz insa­noğlu olarak kendimizi başka bir metotla yok etmezsek yapay zeka­nın insan zekasını geçmesi kaçı­nılmaz son olacaktır. Bir süre son­ra yapay zekâlı robotlar, sokakta aramızda dolaşacak. Çamaşır yı­kayacaklar, tarlada ekin biçecek­ler, size yemek pişirecekler.”

Yapay zekânın insanlığın sonu­nu getirebileceği iddialarına da ya­nıt veren Russell, “Şu anda, yapay zekâ insanlar gibi duygulara sahip değil. İleride, yapay zekânın insan­lığın yaşadığı bir dünyanın sonunu getirmemesi için, onlardan ne is­tiyorsak ona göre programlamalı­yız. Yapay zekâ insan zekâsını bir zaman geldiğinde geçecek. Ama ne zaman bilmiyoruz” demişti.

Aradan yaklaşık sekiz-dokuz yıl geçti ve maalesef o gün geldi çattı. Elon Musk’ın bahsettiği ve “tekno­lojik tekillik” anlamına gelen “sin­gularity” kavramı ne demek diye soracak olursanız, bu kavram son yıllarda teknoloji dünyasında en çok telaffuz edilen kavramlardan biri.

Singularity, yapay zekânın insan zekâsını aşarak kendi kendini ge­liştirebildiği ve bu noktadan sonra teknolojik ilerlemenin artık öngö­rülemez hale geldiği kırılma anını ifade ediyor. Bir başka deyişle sin­gularity, yalnızca yeni bir teknolo­ji aşaması değil; insanlığın, maki­nenin hızına yetişemediği bir eşik. Bu eşikten sonra ekonomi, güven­lik, üretim, sanat ve hatta insanın kendini tanımlama biçimi bile kökten değişebilir.

Devletlerin en kritik gündem maddesi

Teknolojik tekillik, yalnızca Si­likon Vadisi’nin değil, devletle­rin, orduların ve küresel ekonomi­nin de en kritik gündem madde­si. Çünkü singularity gerçekleştiği anda üstünlük artık petrol, doğal­gaz ya da nüfusla değil; kendi ken­dini geliştirebilen zekâ sistemle­rine sahip olup olmamakla ölçü­lecek. Bu da dünyayı klasik güç dengelerinden çıkarıp, algoritmik bir jeopolitiğe sürükleyecek. Yeni çağın süper gücü, toprağı değil, öğ­renme hızını kontrol eden olacak.

Kısacası teknolojik tekillik, ya­pay zekânın insan zekâsını aş­ması, kendi kendini geliştir­mesi ve bundan sonra insanın geleceği öngöremez hale gel­mesi durumunu ifade ediyor.

Ünlü Amerikalı bilim adamı ve gelecek bilimci Ray Kurzweil’in meşhur tanımıyla:

“İnsanlık tarihinde, değişimin hızı o kadar artar ki, gelecek artık öngörülemez olur.” Yani Kurzwe­il’e göre singularity insan sonrası bir eşik, kontrolün ve öngörünün kırıldığı an demek. Ray Kurzweil, 2005 yılında yayınlanan “The Sin­gularity Is Near” (Tekillik Yaklaşı­yor) adlı kitabında bunun 2045 ci­varında gerçekleşebileceğini söy­lemişti.

Ancak Elon Musk, bizim bu ana yaklaştığımızı değil, artık orada olduğumuzu söylüyor.

Bildiğiniz gibi yapay zeka araç­ları, yıllarca sürecek işleri haftalar içinde hallediyor ve yazılımların oluşturulma şeklini yeniden şekil­lendiriyor.Çok yakın bir gelecekte inovasyonun hızı insan kontrolü­nün ötesine geçecek. O noktada, gelecek düz bir çizgi olmaktan çı­kıp rotasından çıkmış bir roket gi­bi hızlı ve öngörülemez olacak.

Yapay zeka insan zekasını aşarsa?

Elon Musk, 2025'in sonlarında, ABD-Suudi Yatırım Forumu’da yaptığı bir konuşmada, yapay zeka ve robotik teknolojisinin sonun­da çalışmayı “isteğe bağlı” hale ge­tireceğini ve paranın “bir kavram olarak ortadan kalkacağını” söy­lemişti.

Gerçekten de yapay zeka, yıllar­ca süren çalışmaları günlere sıkış­tırıyor. Sırada robotik teknolojile­rin her alana yayılması var. Enerji ve uzay, bunun temelini oluşturu­yor. Yapay zekayla birlikte üreti­min maliyeti düşmeye devam et­tikçe, insana duyulan ihtiyaç da azalıyor.

Burada en büyük endişelerden biri, yapay zekanın sonunda insan kontrolünün ötesinde bir zeka se­viyesine ulaşabilme ihtimali. Ya­pay zeka insan zekasını aşarsa, bir gün insanlığın yerini alabilir. Bu, insanların artık gezegende­ki baskın tür olmaktan çıkıp, Transformers filmlerindeki gibi makineler tarafından köleleştirildiği bir gelece­ğe yol açabilir!

Ayrıca, yapay zeka te­killiği nihayetinde kar­maşık ve öngörüle­mez bir fenomen. Te­killiğin insanlığa ne getireceğini tahmin etmek imkansız. O nedenle geleceğe hazır olmak için bu kavramı tüm açılardan de­ğerlendirmek çok önemli.

Yöneten kim, insan mı makine mi?

Singularity kavramı, yalnızca yapay zekânın güçlenmesini değil, insanlık tarihindeki en radikal kırılma noktasını tarif ediyor. Teknolojik tekillik, makinenin insan zekâsını aşmasıyla birlikte, ilerlemenin hızının artık insan aklıyla kavranamaz hale geldiği an demek. Bu noktadan sonra mesele “hangi teknolojiyi üretiyoruz?” sorusundan çıkıp, “artık yöneten kim?” sorusuna dönüşüyor. Singularity, teknolojik bir sıçramadan çok, uygarlığın kontrol mimarisinin el değiştirmesi ihtimaline işaret ediyor.

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 12.792,81 -2,19 %
Dolar 44,0680 0,17 %
Euro 51,2016 0,04 %
Euro/Dolar 1,1606 0,01 %
Altın (GR) 7.301,96 1,68 %
Altın (ONS) 5.153,44 1,50 %
Brent 90,8000 8,72 %