Mali suçlar alanında yapılan son düzenlemeler ışığında şirketlerin hak ve yükümlülükleri

Av. Hatice ZÜMBÜL
Av. Hatice ZÜMBÜL Hukuki Perspektif av.haticezumbul@gmail.com

I. Giriş

Genel anlamda mali suçlar, şiddet içermeyen ancak mali bir kayba neden olan suçlar olarak değerlendirilmektedir. Dolayısıyla kara para aklama, terörizm finansmanı, dolandırıcılık, vergi kaçakçılığı gibi birçok şekilde karşılaşılabilmektedir. Öte yandan ceza hukukuna hakim olan ilkelerden şahsilik prensibi gereğince, şirket tüzel kişilikleri bakımından, şirket yöneticilerinin yahut ortaklarının şirket adına dahi olsa mali suç niteliği taşıyan fiillerde bulunmaları halinde cezai sorumluluk doğrudan kendileri üzerinde doğacaktır. Ne var ki bu durum şirket tüzel kişiliği hakkında güvenlik tedbirlerine hükmedilebileceği gerçeğini de değiştirmemektedir.

Bununla birlikte, bilindiği üzere mevzuatta bulunan birçok kanunda mali suçlardan hüküm giymemek çeşitli sıfatları taşıyabilmek için öngörülen sınırlamalardan sayılmaktadır. Tüm bu nedenlerle, şirket tüzel kişiliklerinin yönetici yahut ortaklarının bu kapsamda mali suç olarak değerlendirilebilecek fiillerine özel önem addetmeleri ve bu husustaki güncel gelişmeleri yakından takip etmeleri gerekmektedir.

Bu kapsamda, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından mali suçlar alanında hazırlanan yeni düzenlemeler 31407 sayılı ve 26.02.2021 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanmış olup söz konusu yeni düzenlemelerin getirdiği yenilikler, şirketlerin değişen hak ve yükümlülüklerinin yeniden değerlendirilmesini gerekli kılmıştır. Bu yazımızda söz konusu değişikliklerle gelen yeniliklerin neler olduğu ve bu bağlamda şirketler nezdinde dikkat edilmesi gereken hususlar ele alınacaktır.

II. Terörizmin finansmanının önlenmesi hakkında kanunun uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar hakkında yönetmelikte değişiklik

Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan “Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanunun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” 26.02.2021 tarihli ve 31407 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yayım tarihi itibariyle yürürlüğe girmiştir.

Yönetmelik ile birlikte Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin (“BMGK”) 1267 (1999), 1988 (2011), 1989 (2011) ve 2253 (2015) sayılı kararlarının usul ve esaslarında değişikliğe gidilmiştir.

Bu kapsamda özellikle mal varlığının dondurulması prosedürü bakımından öngörülen değişiklikler şu şekilde özetlenebilecektir;

• Kendisine intikal eden rapora ilişkin olarak Komisyon; Türkiye’de bulunan malvarlığının dondurulmasının önerilmesine karar vermesi halinde hazırlanan araştırma raporu ve karar tutanağını, Hazine ve Maliye Bakanı ile İçişleri Bakanına iletecektir.

• Hazine ve Maliye Bakanı ile İçişleri Bakanının, kendilerine iletilen bilgiler doğrultusunda ilgili kişilerin malvarlıklarının dondurulması kararı vermesi halinde, bu karar Resmî Gazete’de yayımlanacak ve 48 saat içinde Başkanlıkça Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenen Ankara Ağır Ceza Mahkemesinin onayına sunulacaktır.

• Mahkeme ise makul sebeplerin varlığı yönünden yapacağı inceleme neticesinde malvarlığının dondurulması kararının kaldırılmasına karar vermesi halinde söz konusu karar, derhal Başkanlığa iletilecektir. Başkanlık kararın kendisine iletilmesini müteakiben bu kararı, Resmî Gazete’de yayımlanmak üzere derhal Cumhurbaşkanlığına iletecek ve Komisyona bilgi verecektir. Bu kararlara itiraz edilebilecektir.

• Başkanlık, malvarlığı dondurulması kararı verilen kişiler ile ilgili olarak Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca soruşturma açılması talebiyle ilgili Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunacaktır. Suç duyurusuna ilişkin karar tutanağı ve araştırma raporu, Başkanlık tarafından ilgili Cumhuriyet başsavcılığına gönderilecektir.

• Değerlendirme Komisyonu, Türkiye’de bulunan malvarlığının dondurulmasına ilişkin kararların Resmî Gazete’de yayımlanmasından itibaren en geç 6’şar aylık dönemlerle makul sebeplerin varlığının devam edip etmediğini değerlendirerek önerisini ilgili bakanlara sunacaktır.

• Yapılan suç duyurusuna bağlı olarak yürütülen soruşturma sonucunda verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veya düzenlenen iddianame ile kovuşturma sonucu verilen hüküm uyarınca verilen el koyma kararının bir örneği izleyen ayın sonuna kadar ilgili Cumhuriyet başsavcılıkları ve mahkemelerce Başkanlığa gönderilecektir.

• İlgililer tarafından malvarlığının dondurulması kararının kaldırılmasına ilişkin başvurular Değerlendirme Komisyonuna yapılacaktır. Komisyon, aldığı başvurular üzerine talebin yerinde olup olmadığına ilişkin yapacağı değerlendirme sonuçlarını Hazine ve Maliye Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı’na sunacaktır. Yerinde görülmeyen talepler ise karar verilmek üzere ilgili mahkemeye gönderilecektir.

III. Suç gelirlerinin aklanması ve terörün finansmanının önlenmesi uyum programında değişiklik

Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan; “Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesine İlişkin Yükümlülüklere Uyum Programı Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” 31407 sayılı ve 26.02.2021 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak 01.05.2021 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlüğe girmiştir.

Yapılan değişiklikle birlikte yönetmeliğe “finansal gruplar” tanımı eklenmiştir. Finansal grup, "merkezi Türkiye'de ya da yurt dışında bulunan bir ana kuruluşa bağlı veya bu kuruluşun kontrolünde bulunan Türkiye'de yerleşik finansal kuruluşlar ile bunların şube, acente, temsilci ve ticari vekil ve benzeri bağlı birimlerinden oluşan grup'' olarak tanımlanmıştır. Ana kuruluşun finansal kuruluş olması halinde kendisi, aksi halde ana kuruluşa bağlı veya bu kuruluşun kontrolünde olan finansal kuruluşlardan biri ana finansal kuruluş olarak belirlenecektir.

Uyum programı oluşturacak yükümlülere; kambiyo mevzuatında belirtilen A grubu yetkili müesseseler, finansman, faktoring ve finansal kiralama şirketleri, portföy yönetim şirketleri, kıymetli madenler aracı kuruluşları, elektronik para kuruluşları, ödeme kuruluşları (münhasıran fatura ödemelerine aracılık hizmeti, münhasıran ödeme emri başlatma hizmeti ve münhasıran ödeme hesabına ilişkin bilgilerin sunulması hizmetini sağlayanlar hariç) eklenmiştir.

Finansal grup, grup seviyesinde bir uyum programı oluşturacaktır. Ancak bu durum, gruba bağlı her bir finansal kuruluşun grup seviyesinde belirlenen standart ve politikaları gözeterek ayrı bir uyum programı oluşturma yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacaktır.

Finansal grubun uyum programı; belirlenen tedbirlerin yanı sıra müşterinin tanınmasına, hesap ve işlemlere ilişkin bilgilerin grup içinde güvenli bir şekilde paylaşımına ilişkin politika ve prosedürlerin oluşturulmasına dair tedbirleri de içerecektir. Gruba bağlı finansal kuruluşların uyum programları da finansal grubun uyum programı gözetilerek uygulanacaktır.

IV. Kitle imha silahlarının finansmanının önlenmesinde kurumların görev ve sorumluluklarında düzenleme

 

Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan “Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine İlişkin Kanunun Uygulanmasına Dair Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” 31407 sayılı ve 26.022021 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Buna göre, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararları uyarınca yasaklanan işlem ve faaliyetler ile listelenen kişi, kuruluş, organizasyon ve deniz ulaşım araçlarına ilişkin Dışişleri Bakanlığı kanalıyla iletilen bilgiler, gecikmeksizin karar alınması için Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı (MASAK) tarafından ivedilikle Cumhurbaşkanlığına gönderilecektir. Cumhurbaşkanının birinci ve ikinci fıkralar uyarınca alacağı kararlar, Resmi Gazete'de yayımlanarak gecikmeksizin uygulanacaktır.

Kamu kurum ve kuruluşları, söz konusu yasak işlem ve faaliyetlere ilişkin bilgi, belge ve bulgular ile değerlendirmelerini Denetim ve İş Birliği Komisyonu'na bildirmekle yükümlü olacaktır. Bildirim üzerine, Komisyonca yapılacak değerlendirmelerde faydalanılmak üzere MASAK, ilgili kişi, kurum ve kuruluşlardan görüş, bilgi ve belge talebinde bulunabilecektir.

Söz konusu faaliyetlerin gerçekleştirildiği hususunda makul sebeplerin varlığına istinaden Komisyon, BMGK'nin kararında belirtilen organizasyonlar tarafından doğrudan ve dolaylı olarak kontrol edilen kişi ve kuruluşların ya da bunların adına veya hesabına hareket eden kişi/kuruluşların Türkiye'deki malvarlığının dondurulmasını önerebilecektir. Makul sebeplerin ortadan kalkması halinde ise Türkiye'deki malvarlığının dondurulması kararının kaldırılmasını veya listelerden çıkarılmak üzere BMGK'ye teklifte bulunulmasını Cumhurbaşkanına önerebilecektir.

Denetim ve İş Birliği Komisyonu, Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanı başkanlığında, Adalet, Dışişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, İçişleri, Milli Savunma ile Ticaret Bakanlığı, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Hazine Kontrolörleri Kurulu Başkanlığı, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı, Nükleer Düzenleme Kurumu ve Sermaye Piyasası Kurulunun en az başkan yardımcısı veya genel müdür düzeyinde olmak üzere bildireceği birer üyeden oluşacaktır.

Komisyon, Başkan ve üyelerin en az 9'unun katılımıyla yılda en az 2 kez toplanacak ve üyelerin en az 9'unun oyuyla karar verecektir. Çekimser oy kullanılamayacaktır.

Kanun hükümlerine göre malvarlığının dondurulması kararlarının icrasından MASAK sorumlu olacaktır. Yasaklı işlem ve faaliyetlerin denetimi, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının görev ve yetkileri çerçevesinde gerçekleştirilecektir.

V. Mali suçları araştırma kurulu genel tebliğinde değişiklik

Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan “Mali Suçları Araştırma Kurulu Genel Tebliği (Sıra No: 5)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sıra No: 18)”, 26.02.2021 tarihli ve 31407 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak 01.05.2021 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlüğe girmiştir.

Buna göre:

• Riskli olarak değerlendirilen işlemlerde yükümlüler, basitleştirilmiş tedbir uygulamasından yararlanamayacaktır. Aklama veya terörün finansmanı şüphesinin söz konusu olduğu durumlarda ise basitleştirilmiş tedbir uygulanmayacaktır ve konu şüpheli işlem bildirimi olarak Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığına bildirilecektir.

• Emeklilik sözleşmeleri ve çalışanlara ücretlerinden kesinti yapılmak suretiyle emeklilik hakları sağlayan emeklilik planları ile bir yıl içinde ödenecek prim tutarı toplamı 3 bin liradan 5 bin liraya veya tek primli olup prim tutarı 7 bin 500 liradan 12 bin 500 liranın altında olan hayat sigortası sözleşmelerine ilişkin işlemlerde yükümlüler; bilgileri, teyit belgelerine gerek olmaksızın, almak suretiyle işlem yapabileceklerdir.

• Söz konusu tedbirler işveren grup emeklilik sözleşmelerinin yanı sıra açılan gruba bağlı bireysel emeklilik sözleşmeleri için de uygulanabilecektir.

• Müşterinin, hisseleri İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’na veya yüzde 51’i aşan zorunluk hissesine sahip ortağın, hisseleri Borsa İstanbul A.Ş’ye kote edilmiş şirket olduğu işlemlerde, şirkete ilişkin olarak Yönetmeliğin 7’nci maddesinin birinci fıkrasındaki bilgiler alınarak kaydedilecektir.

• Ön ödemeli kartlara ilişkin işlemlerde üzerindeki numara bazında hesap takibi yapılan, isimsiz, önceden ödeme ya da yükleme yapılması suretiyle kullanılabilir hale gelen ve yüklenen bakiye kadar kullanıma izin verilen ön ödemeli kartlarla ilgili işlemlerde yükümlülerde; nakit çekim tutarı 500 lirayı aşmayanlarda kimlik tespiti yapılmayabilecektir.

• Aynı yıl içinde 300 lira olan nakit çekim tutarı 500 lirayı, tek kullanımlık olup tekrar yükleme yapılması mümkün olmayanlarda 750 lira olan yüklü para tutarı 1250 lirayı, yeniden yükleme yapılabilen ve toplam yükleme limiti bir ay içinde 750 lira olan tutar 1250 lirayı ve her halükarda bakiyesi 750 lira olan tutar da 1250 lirayı aşmayan, fon transferi amacıyla kullanılamayan ve sadece nakit çekimi ya da mal ve hizmet alımında kullanım amaçlı ön ödemeli kartların satışında kimlik tespiti yapılmayabilecektir.

• Ticari faaliyetlerinin tamamını fiziki bir iş yeri bulunmaksızın ve müşteri ile yüz yüze olmaksızın münhasıran elektronik ortamda gerçekleştiren yükümlülerce; tüm tahsilat ve ödemelerin, kimlik bilgileri teyit edilerek üyeliği kabul edilmiş kişinin kimlik bilgileri ile uyumlu bir banka hesabı veya kredi kartı hesabı vasıtasıyla yapılması koşuluyla müşterinin kimlik bilgilerinin teyidi ile imza örneği alınması zorunlu olmayacaktır.

• Elektronik paranın teminine yönelik işlemlerde; yükümlüler, "6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun"un, elektronik paranın teminine yönelik işlemlerde,

- Aynı yıl içinde nakit çekim tutarı 500 TL’yi,

- Yeniden yükleme imkânı bulunmaması halinde, elektronik olarak saklanan fon tutarı 1250 TL’yi, yeniden yükleme yapılabilen ve toplam yükleme tutarı bir ay içinde 1250 TL’yi ve her halükârda bakiyesi 1250 TL’yi,

- Elektronik haberleşme hizmetleri aracılığıyla sunulan ödeme hizmetine (mobil ödeme hizmeti) ilişkin işlemlerde ise, bir seferlik işlem tutarı 500 TL’yi,

- Aylık işlem tutarı 750 TL’yi,

aşmayan fon transferi amacıyla kullanılamayan ve sadece nakit çekimi ya da mal ve hizmet alımında kullanım amaçlı elektronik para ihracında ve ödeme hizmetlerinde kimlik tespiti yapılmayabilecektir.

VI. Sonuç

Mali suçların teknolojik gelişmeler ile oldukça bağlantılı olduğu gözetildiğinde, bu husustaki düzenlemelerin de sıklıkla değişebildiği ve mevcut duruma adapte edildiği görülecektir. Bu kapsamda, örneğin yakın zamanda Hazine ve Maliye Bakanlığı’nca kripto paralarla ilgili gelişmelerin takip edildiği ve konuya ilişkin çalışmaların yürütüldüğü açıklanmıştır.

Bu durumda özellikle şirketler bakımından işbu alandaki düzenlemelerin güncel olarak takip edilmesi hem mali suç niteliği taşıyacak fiillerin tespiti hem de mali suçların soruşturma ve kovuşturma aşamaları için öngörülen prosedürlerin bilinebilmesi açısından önem arz etmektedir. Bu kapsamda hazırladığımız işbu yazının yararlı olmasını umuyoruz.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar