Marka ve cihad

Deccal: "Cihad Allah yolunda savaşmaktır".

Hacı Gümüş: "Hayır, cihad Allah yolunda ilerlemektir."

Bu iki cümle Mahsun Kırmızıgül'ün yazıp yönettiği New York'ta Beş Minare filmindeki bir sahneden alıntı. Toplumdaki yorum farkını çok net bir şekilde ortaya koymakla kalmayıp bir kelimenin bile yanlış anlaşılması sonucunda oluşan olayların boyutunu anlatan bir film New York'ta Beş Minare.

Aslında hepimiz yaşadığımız süreçte bir arayış içerisinde olup kendimize kimiz, nereden geliyoruz, nereye gidiyoruz, niçin varız gibi soruları sorduk, soruyoruz ya da soracağız. Hayatı çoğu kez bir mücadele şeklinde tanımlıyoruz. Bazen mücadele kelimesinin, yerini sınav kelimesine bıraktığı oluyor. Bazılarımız bir kaç defa bu dünyada yaşadığını düşünürken bazılarımız bu dünyaya sadece bir kere gelindiğini savunuyor.

O ya da bu şekilde farklı dönemlerimizde inanma içgüdümüz ile hareket ediyor, hatta inanmayı bir ihtiyaç olarak hissedebiliyoruz. Bu dürtü bizi Allah'ı, Tanrı'yı, ilahi varlığı, tekliği, bütünlüğü, evreni hangi kelimeyi uygun görüyorsanız O'nu, dolayısı ile içimizdekini, bulmaya sevk ediyor. İşte bizim hayat savaşımız, mücadelemiz bu hal alırken aslında bu yolda kendi kendimize olduğumuz gerçeğini unutuyoruz.

Çekirdekte bütünlüğe, bire giden yolda yalnızız. Bir arkadaşımın da özetlediği gibi 1+1=1. Hepimiz o mutlağı arıyoruz, kah dışarıda kah içeride. Bu eylemimizi bazen kan davası, bazen inanç davası şeklinde sömürmeye çalışan  zihniyetlere izin vermememiz gerekiyor.

Mahsun, filminde toplumda yaşanan bir çok çelişkiye, önyargıya inanıp hayatını bu uğurda mahveden kişilerin örneklerini veriyor. Nefretin, kinin başlangıcının küçük olup zaman içinde kullanılarak bizi, hayatımızı, toplumları esir aldığını, sömürdüğünü anlatıyor.

Bu filmde, Mustafa Sandal ile de hiç bilmediğimiz bir şekilde tanışıyoruz. Doğal  ve samimi bir oyunculuk sergileyen dedektif rolündeki Mustafa farklı bir kulvarda çok farklı bir mesaj veriyor Önyargıdaki tehlikeyi anlatıyor.

Sanki herkes hayat döngülerinde kendilerine açılan kanaldaki mesajları kendi gizli kalmış yeteneklerini ortaya çıkartarak anlatıyor.

"Peygamberimiz 23 yıllık peygamberlik hayatında sadece 2 ay savaşmış. O da kendini ve etrafındakileri korumak için", diyor flimde hacı rolündeki Haluk Bilginer.  Hz. Muhammed, bu iki ayın dışındaki 274 ay asıl cihadını verdi diye düşünüyorum.

"Bütün bunların marka ile alakası ne?" derseniz: Çok şey. Eğer yobazlığı ve önyargıyı genç zihinlere yorum farkı, marka gibi kılıflar altında işliyorlar ise, o zaman bizim de bu sembolleştirilen yaklaşımlara, marka konusunu ile uğraşanlar olarak, bir açıklık getirmemiz gerektiğini savunuyorum.

Toplumda yetişen genç beyinler için çalışmamız lazım. Toplumumuz ve insanlık için çalışmamız lazım. İşte cihad aslında birey olarak, toplum olarak, dünya olarak bizim iyilik yolunda kendi kendimizle olan savaşımız.

Bugün markanıza bir bakın.

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 14.367,60 -1,89 %
Dolar 45,5124 0,18 %
Euro 52,9176 -0,45 %
Euro/Dolar 1,1625 -0,37 %
Altın (GR) 6.670,99 -1,81 %
Altın (ONS) 4.540,56 -2,40 %
Brent 106,17 2,16 %