Marka ve referandum
Etrafıma bakıyorum: Sanki Türkiye'de genel seçim oluyor. Tüm mecraları ve medyada gündemi meşgul eden referandum. Meydanlarda atışmalar. Televizyonlarda demeçler. Adeta meydanlara gelen her politikacı için organizatörleri, öncesinde halka harçlık vererek, bayrak dağıtarak kendileri için şakşakçılık yapmasını istiyor. Böylece politikacı hem daha fazla medyaya çıkıyor, hem de kendisini daha iyi hissediyor.
Tüm bunlar bir yana 12 Eylül'de "Evet" ya da "Hayır"ın ne için deneceği net olarak anlatılmamak ile beraber manipüle ediliyor. Algıyı etkilemek adına birçok marka türetilmiş durumda. "Evet" mega afişler ile markalaştırılırken, "Hayır" için marşlar yazılıyor. "Evet" için toplumdan birçok tipleme resmedilirken, herkesi kucaklayan bir AKP iletişimi yapılıyor. "Hayır" cephesinde, CHP posta kutularına bıraktığı anlaşılması güç broşürleri ile samimi olduğunu ve diğer yandan da gerilla iletişimi yaptığını zannediyor. Bir taraftan Tayyip Erdoğan, Kemal Kılıçdaroğlu markalarının altı çizilirken diğer taraftan AKP, CHP iletişimi yapılıyor. 12 Eylül farklı şekillerde konuya slogan edilirken, Avrupa Birliği markası karşımıza medeniyet kavramı ile eşleştirilerek çıkartılıyor. Kenan Evren, Turgut Özal gibi isimler tekrar gündeme gelirken, TSK, YARSAV gibi kurumlar işe karıştırılıyor. 12 Eylül darbesi öncesi bahsi geçen "faşist", "devrimci", "ülkücü" kelimeleri tekrar gündem buluyor. Bir gün Tayyip Erdoğan basketbol milli takımını izlemeye giderken, bir başka gün koltuğu Kemal Kılıçdaroğlu alıyor. İletişim adına tam bir çorba. Oy verecek adam neden oy vereceğini anlamak bir yana kendini böylesi bir anlamsızlığın içinde kaybolmuş ve tedirgin hissediyor.
Sanki herkes Türkiye Cumhuriyeti markasını unutmuş, kendi markasının ilke ve inkılaplarında diretiyor. Sanki bu referandum Türkiye Cumhuriyeti markasına son vermek için bir kampanya. Sanki bugüne kadar yaşadığımız ülke, yasaklar ve haksızlıklar ülkesi. Sanki birileri bu düzendeki kuvvetler ayrılığı sisteminden dolayı kendi düzeninin lansmanını tam olarak yapamıyor. Sanki birileri diğerlerini alt etmek için olmadık af sözleri vererek farklı bir taraftar kitlesi yaratmaya çalışıyor.
Bir durun yahu!
Aptal yerine koymayın bizi.
Ben üçüncü sandığa oy vereceğim. Atatürk'ün kurduğu, muasır medeniyetler seviyesine ulaşmayı arzulayan, kimlikli, özgüvenli, görgülü, laik demokratik Türkiye Cumhuriyeti markasına.
Bugün, bize yüksek fedakarlıklar ile emanet edilmiş olan Cumhuriyetimize bir bakalım.
Bugün, çocuklarımızın ileride nerede, hangi topraklarda yaşamasını istediğimize bir bakalım.
Bugün, bizden alınmak istenilenlere bir bakalım.