Marka ve sağlık
Hastane mi marka yoksa doktor mu? Ya da sağlıkta bir marka vaadinden bahsetmek doğru mu? İlaçların neden iletişimi yasak? Hasta müşteri mi?
Sağlık sektörü mevzu bahis olduğunda bir iletişimci olarak tüm bu sorular ve fazlası akla gelebilmekte. Ancak böylesi hassas bir konunun iletişim pastasında o ya da bu sebepten dolayı yeterli derecede payını alaması tedirgin edici.
Markalar arası sağlıklı bir rekabetin olabilmesi için iletişim, yani kendini farklı kanallarda anlatabilme imkanına ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Konu kulaktan kulağa, tavsiye ya da dolaylı metodlar ile işlenmekten fazlasını hak ediyor. Konu ciddi ve doktor, hastane ya da ilacın direk olarak farkını, vaadini ortaya koyması gerekiyor. Böylesi bir netlik sektöre saydamlık getirmenin yanı sıra gelişimine de ivme verecektir. Bazı uzmanlar sağlık konusunda markalaşmanın olmaması gerektiğini hatta bir vaatten bahsedilemeyeceğini iddia ediyor. Bir iletişim teknokratı olarak buradan her konunun iletişiminin yapılabileceğini, her hizmet, ürün ya da unsurun markalaştırılabileceğini söylemek isterim. Ancak markalaşmanın özünde doğru hikayenin doğru kişilere doğru şekilde anlatılması bulunuyor. Kişinin burada satın aldığı ise hikayenin içinde barındırdığı vaadin beraberinde getirdiği duygusal ve rasyonel faydalar. Sonuçta sağlıklı yaşam için bilinçlenmek, duymak, görmek en temel hakkımız. Dolayısı ile bize ulaşmaya çalışan eforun önünün kesilmemesi gerekmekte. Ayrıca soruyorum neden sigorta şirketleri böylesi kısıtlamalardan muaf?
Tüm bu kargaşa ve yasaklara rağmen bazı yerde hastaneler, bazı yerde de konunun uzmanı doktorlar yıldızlaşıyor. Ancak burada sağlıklı metot aynen Real Madrid takımının uyguladığı formülde yatıyor. Real Madrid iletişim gücünü yıldızlarını aynı çatıda altında toplayabilme yetisinde alıyor. Yıldızlar kendi alanlarında dünyanın en iyileri olmakla beraber Real Madrid markası altında birleşmekten gocunmuyor. Real Madrid burada bir nevi "facilitator" (kolaylaştıran, olanak sağlayan) rolü üstlenirken itibarını en üst noktaya çıkartıyor. Sağlık sektöründeki markalaşmanın en üst düzeyde seyrettiği ABD'de ise benzeri bir formül hakim. Dr. Schaff ünlü bir kalp cerrahı ama kendi kadar namlı bir çatının altında, Mayo Klinik'te, oluşu ile biliniyor.
Son söz: Hasta sağlık bedava olmadığı sürece tabii ki müşteri. Hatta en değerli müşteri. En hassas değerlerin ve etik olguların ön planda tutulması gereken müşteri. Sadakatinin kazanılması gereken ve bunu yaparken en dürüst olunması gereken müşteri. Bunu böyle görmeyen bir kurum ya da kişi zaten bu alanda her hangi bir varlık göstermemeli.
Bugün markanıza bir bakın.