Markayı yaratmak yetmiyor, yaşatmak için aralıksız çalışmak gerekli

Fatoş KARAHASAN
Fatoş KARAHASAN Markalar & İçgörüler fkarahasan@gmail.com

Türkiye’de girişimcilik genellikle parlak bir fikir ve ona destek olacak sermaye olarak algılanıyor. Oysa, girişimcilik; sabır, dayanıklılık, kararlılık, fedakarlık, iyi günde kötü günde yatırım yapma cesareti ve en önemlisi eko-sistemi büyütmek için adil rekabet ilkelerine uyma olgunluğu gerektiriyor.

Dijital dünyada bu ögelerin tümüne sahip olan çok az kuruluş var. Bu yüzden, ya kısa sürede yükselip müşterilerini memnun edemedikleri için geriliyorlar. Ya da, fazla büyüme hayalleri içinde yanlış yatırımlar yapıp zarar ediyorlar.

Perakende ve teknolojiyi birleştirerek 22 yıl önce e-ticaret alanına giren Hepsiburada kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Hanzade Doğan, adımlarını dikkatli bir biçimde atmanın ödülünü markasını sürekli büyüterek alıyor. Hepsiburada’nın, teknolojide dünyanın devler ligi NASDAQ’da Türkiye’den yer alan ilk ve tek Türk şirketi olması Hanzade Doğan’ın vizyonunun doğruluğunu kanıtlıyor.

Kadın mühendis oranı yüzde 38

Hanzade Doğan, ilk günden beri Hepsiburada markasının toplumsal fayda sunacak projelere yönlendirdi. Doğan, 22 yıldır, kadın girişimcilere destek oluyor. Hepsiburada’yı kadınların işgücüne katılımları ve ticarette güç kazanmaları için bir platform olarak sunuyor.

Hepsiburada’da çalışan her iki kişiden biri kadın (yüzde 49,5). Hepsiburada teknoloji ve Ar-Ge bölümlerinde çok sayıda kadın mühendis, yazılımcı ve araştırmacıyı istihdam ediyor. Kadın mühendis oranı yüzde 35. Kuruluş, bu oranı yüzde 50 ve üzerine çıkarmak için özel programlar ve iş birlikleri yürütüyor.

Kadınlara Teknoloji Gücü’nde rakamların gücü

Hepsiburada, 2017 yılı Mayıs ayında başlattığı Kadınlara Teknoloji Gücü programıylaı beş yılda 81 ilden 32 binden fazla kadın girişimciye dokundu.

Kadınlara Teknoloji Gücü programı, girişimci kadınlara indirimli komisyon oranlarından faydalanma, reklam ve pazarlama desteği, ürün geliştirme, ücretsiz fotoğraf çekimi, markalaşma ve finans ve kurumsal kargo anlaşma imkanı gibi destekler sunuyor.

Programdan 132 kadın kooperatifi ve 34 sivil toplum kuruluşu faydalandı. Bin 200’den fazla kadına e-ticaret eğitimi verildi. Aktif satış yapan girişimci kadın sayısı 16.724’e, toplam mağaza sayılarıysa 3.721’e ulaştı.

2017 yılında, yüzde 6 olan platformdaki kadın girişimci oranı, 2022’de yüzde 25’e yükseldi. Bu girişimcilerin yüzde 95i satış başarısı gösterdi ve işlerini yaklaşık yüzde yüz (%98) büyüttüler

Girişimci kadınlar finansal engelleri aşıyor

Girişimci Kadınlar Finansal Engelleri Aşıyor projesiyle aralarında Şekerbank, Garanti BBVA, Alternatif Bank, TEB, Yapı Kredi, ING ve Akbank ile

Kadınlar, dijitalleşme ve girişimcilik üçlüsü cinsiyet eşitliğinin, gelişmiş ekonomi ve herkes için iyi bir yaşamın anahtarı. Gelecek için öncelikli hedef daha çok girişimci kadına, daha geniş alanlarda daha geniş olanaklarla destek verebilmek, bu rakamları daha yukarı taşımak.

Hepsiburada, ayrıca kadınları, kız çocuklarını spor da dahil hayatın her alanında her fırsatta desteklemek için bir çok proje sürdürüyor, üretiyor ya da bu yöndeki diğer projelere her türlü destek veriliyor.

Program, ulusal ve uluslararası iş birlikleriyle büyümeye devam ediyor

Ulusal ve uluslararası paydaşlar, sivil toplum kuruluşları ve kadın kooperatifleri ile yürütülen işbirlikleriyle sağladığı faydayla, her geçen gün daha fazla girişimci kadına ulaşmaya devam eden bu program, bu güne kadar şu ödülleri aldı:

- The Global Business Excellence Awards / Outstanding Business Ödülü

- Communitas Awards / Excellence in Community Service / Organization Community ve Excellence in Corporate Social Responsibility / Mükemmellik Ödülü

- Communitas Awards - Women Empowerment / Mükemmelik Ödülü

- International Business Awards / Communications or PR Campaign of the Year / Silver Stevie

- Communicate Magazine The Corporate Engagement Awards / En İyi Uygulama

- 2020 Media Cat Felis / CSR / Altın Ödül

- Sürdürülebilir İş Ödülleri / Kadının Güçlendirilmesi / Birincilik Ödülü

İki özel marka, iki özel kadın: Aicha, Queenida,

Geçtiğimiz hafta Hepsiburada’nın kadın girişimcilerinden ikisiyle tanışma fırsatım oldu. Hepsiburada Girişimci Kadınlar Proje Koordinatörü Duygu Aktaş, Hepsiburada Kurumsal İletişim Müdürü Aslı Velioğlu, Hepsiburada CMO’su Ender Özgün, Hepsiburada Etkinlik ve Sponsorluk Müdürü Pınar Uysal Değirmenci ve Hepsiburada Kurumsal İletişim Direktörü Cem Tanır’la birlikte Aicha Lavanta markasının yaratıcısı Ayça Özer ve Queenida markasının yaratıcısı Derya Küçükyılmaz’la buluştuk.

Kırklareli’ndeki Güney Fransa

Ayça Özer’in Aicha markası Kırklarleli’nde doğmuş. Trakya’da Güney Fransa rüzgarı estiren lavanta tarlalarında Özer’in marka yolculuğunun öyküsünü dinledik.

İstanbul'da yaklaşık 12 yıl turizmle ilgilenen Ayça Özer, metropolün stresinden uzaklaşmak için Kırklareli'nde Istranca Dağları'nın eteklerindeki arazisini 2018’de lavanta tarlasına çevirmeye karar vermiş. Hızlı ve yoğun bir çalışma sonrasında, önce fizibilite aşaması, sonrasında toprağın patlatılması ve dikime hazır hale getirilmesi için aylarca uğraşmış.

Tarlanın 35 dönümlük kısmına yaklaşık 52 bin lavanta fidesi dikmiş. Daha sonra, toplam 110 bin fide dikerek, dikili alanı 55 dönüme çıkartmış. Dünya’nın en büyük lavanta üreticisi olan Bulgaristan’dan getirilen anaçlardan çoğaltılmış, saflığı ve orijinalliği korunmuş fidelerden çok kaliteli ürün elde etmeyi başarmış.

2020 Haziran ayında, Kırklareli Merkez'de kurduğu 500 kg çiçek kapasiteli, damıtım ünitesi ile kendi çiçeklerini, kendisi distile etmeye başlayan Ayça Özer, iyi tarım uygulamalarından, damıtım aşamasına, saf ve katkısız lavanta yağını Türkiye’de üretmenin gururunu yaşadığını dile getiriyor.

- Mağaza linki: https://www.hepsiburada.com/magaza/aicha-lavanta

- Üyelik tarihi 2021 -Ürün sayısı: 15

Arılar kraliçesi Derya Küçükyılmaz’ın Queenida markası

Derya Küçükyılmaz, 1998 yılında babasının mesleği olan tekstil sektöründe işe başlamış ve ablasıyla birlikte 20 yıl boyunca bu sektörde devam etmiş. İkinci çocuğunu dünyaya getirdikten sonra baba mesleğini bırakmaya karar vermiş. Eşinin Avustralya'da eğitimdeyken incelediği "manuka bitkisi" ilgisini çekmiş.

Manuka balı, bal arıları tarafından Manuka bitkisi nektarından yapılan bir bal

ve Yeni Zelanda'da doğal bir şifa ürünü olarak görülüyor.

Arı ve arıcılığa merak salan Küçükyılmaz bu alandaki eğitimleri araştırmaya başlamış. 35 yaşında yeni bir kariyer seçerek, Medipol Üniversitesi’nin apiterapi ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın arıcılık eğitimlerine katılmış. Türkiye'nin birçok şehrini gezerek bal çeşitlerini araştırmış, numune toplamış

Kahvaltılık bir bal değil, "prolin değeri" yüksek bir bal üretmeyi hedeflediği için. prolin değeri 1500 olan Kaz Dağları'nda çiftlik kurmaya karar vermiş. (Prolin balın saflık ve antioksidan içerdiğini gösteriyor).

 "Köyüne dön" projesi kapsamında genç çiftçilere hibe desteğine başvurmuş ve kazanmış. Arı ve ekipman desteğini devletten almış. Bu arada eşinin desteği olsa da eşinin arılara alerjisi olduğu için, üretim süreçlerini tek başına yönetmek zorunda kalmış

Derya Küçükyılmaz, çiftliğinde yaptığı üretimi teknolojiyle birleştiriyor ve ürettiği balları her hasat sonrası analize gönderiyor, Analiz sonrası prolin değerini QR kod ile bal üzerine yapıştırıyor. En büyük hayali Türkiye'nin ilk apiterapi merkezini kurmak. Hastaların arıların kovan içinde ürettiği havayı özel solunum cihazlarıyla ciğerlerine çekecekleri bu merkezin çalışmaları sürüyor.

- Mağaza linki: https://www.hepsiburada.com/magaza/queenida

- Ürün sayısı: 10 -Üyelik tarihi: 2020

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar