Menşe belgelerinde sorumluluk sorunu

Serbest Kürsü
Serbest Kürsü

Bülent ERYILMAZ

Emekli Gümrük Başmüfettişi

DGM Gümrük Müşavirliği Genel Müdür Yardımcısı

Son dönemde korumacılık tedbirleriyle birlikte tüm dünyada devam eden önlem almak ve yerli sanayin korunması amacıyla kullanılan, İlave Gümrük Vergisi veya Ek Mal Yükümlülük gibi birçok dış ticaret düzenlemesinde, eşyanın tercihli rejimden yararlandığını veya önlem uygulanan ülke menşeli olmadığını gösterir, menşe ispat belgesinin sorumluluğun tamamının, ithalatçıya yıkıldığı görülmektedir. Oysa yen küresel ticari işlemlerde, alıcı ile satıcının birbirini, anılan alış-satış dışında tanımayabildiği gibi; çoğu kere üretici ile nihai satıcı arasında, birçok alış-satış işlemi gerçekleşmekte, sonunda da, ülkemizde faaliyette bulunan nihai alıcıya satıldığı görülmektedir. Bu gibi durumlarda ülkemizde bulunan alıcı, kendisine tevdi edilen belgelerle yetinmekte; bunların sağlıklılığını kontrol etmek için kolaylıkla ulaşılan herhangi bir mekanizmaya da sahip bulunmamaktadır. Elektronik menşe şahadetnamalerinde belgeyi teyit etmek, bazı ülkeler açısından kolaylıkla yapılabilirken, manuel düzenlenen belge veya içeriğinin sağlıklığına, küresel ticaretteki aracı satıcıların çokluğu yüzünden, çoğu kez nihai satıcı bile (ihracatçı) vakıf olamayabilmektedir.

Küresel ticaretin bu şekilde seyrettiği genel bir bilgi olduğu halde; 22.06.2018 tarihli 30456 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 2018/11799 sayılı Bazı Ürünlerin İthalatında Ek Mal Yükümlülük Kararının Madde: 3/2’ sinde; 31.12.2020 günlü 31351 sayılı 3. Mükerrer Resmi Gazetede yayınlanan İthalatta İlave Gümrük Vergisi Uygulanmasına İlişkin 3351 sayılı Kararın Madde. 2/7’ sinde ifade edildiği gibi, “Bu Kararın uygulanmasında eşyanın menşeinin doğru beyan edilmesinden ithalatçı sorumludur” denilerek, tüm hukuk ve ekonomik yük, ithalatçının omuzlarına yıkılmaktadır. Bunun dışında, ticaret politikaları gereği önlem uygulanan ülke menşeli olmadığına dar menşe şahadetnamesi ibraz eden ithalatçı da, üretici ihracatçısının veya nihai satıcısının düzenlediği belgenin sağlıklılığından sorumlu olmaktadır. İhracatçısının teslim ettiği menşe ispat belgeleriyle gümrük vergisi beyanı yapan ithalatçı, sağlıklılık kontrolü yapamadığı bir belgenin sağlıklılığından sorumlu tutulablimekte; kaçakçılık fiilinin faili olarak ve/veya cezalı vergi tahakkuklarıyla, oldukça maliyetli hale gelen bir ithalat süreciyle, karşı karşıya kalabilmektedir. Dış ticaret süreçlerinde maliyet hesaplamalarının en önemli kalemlerinden birisi olan vergi yükünün, bu şekilde değişmesinin yaratacağı olumsuzluklar bir yana, bir de ceza hukuku ve/veya vergi hukukunun yaptırımlarıyla karşı karşıya kalabilmektedirler.

Gümrük idaresinin bile, menşe ispat belgelerini sorgulama süreci, 4-10 ay gibi uzun zamanlar alabilmektedir. Böyle bir süreçte ithalatçı, küresel ticari ilişkilerden dolayı birçok kez eli değiştirmiş, alınıp-satılmış, bu şekildeki ticari süreçlerine ilişkin bilgi noksanı olduğu eşyaya ilişkin, son satıcının kendisine ibraz ettiği menşe ispat belgesinin sağlıklılığını, hangi mekanizmalarla ve ne kadarlık sürelerde kontrol edecektir? Menşe ispat belgelerinin çoğunluğunun, ilgili ülke Ticaret Odaları tarafından düzenlendiği düşünülürse, ithalatçıya yıkılan bu sorumluluğun, peşinen alınan büyük bir risk olduğundan başka izahı olmamaktadır. İhracatçı ülkelerin bazılarının geri kalmış ülkeler olduğu; kurumlarının batılı ülkeler gibi sağlıklı bir şekilde oluşturulmamış olduğu (Genelleştirilmiş Tercihler Sistemi ülkeleri gibi) düşünülürse, bu gibi sorumluluk sonucunda ithalatçının ceza ve/veya vergi davalarına muhatap olmamaları şansa kalmaktadır.

Oysaki cezai hukukunun en genel prensibi kasıttır. Yani bir menşe saptırması söz konusu ise, şahsen sorumlu tutulacak kişinin (gerçek/tüzel) bu eylemi bile isteye, kasten gerçekleştirmiş olması gerekmektedir. Ceza hukuku anlamında suçların şahsiliği ve kasıt unsurunun varlığı gibi temel unsurlardaki noksanlık, yargılanmanın firma gerçek veya tüzel kişiliklerinin suçsuzluğu ile sonuçlanacağı düşünülse bile, gümrük vergileri ve cezaları hakkında aynı şey söylemek mümkün değildir.

İşte bu gibi sorumluluk oluşturan düzenlemelerde daha özenli davranılması yerinde olacaktır. Yoksa özellikle kurumsal ş yapış modeller gelişmemiş, dış ticaret düzenlemeler halen keyfi olarak gerçekleşebilen dünyanın önemli sayıda ülkeyle yapılan ticarette, menşe ispat belgelerindeki sorunun sorumluluğu, haksız yere dış ticaret firmaları ve yöneticilerinin üzerinde kalacaktır. Bu gibi sorumluluk oluşturan düzenlemelerin gözden geçirilmesinde fayda görülmektedir.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar