Mera hayvancılığının başkenti Ardahan, Kafkasya’ya açılan kapı olabilir
Ardahan’daki buzağı ölüm oranı Türkiye ortalaması olan yüzde 15’in çok üzerinde. Hayvanların doğru beslenememesi, yem kalitesi, hayvan sağlığı sorunları problemlerden bazıları. 332 bine yakın büyükbaş, 160 bin küçükbaş hayvan varlığıyla Ardahan, nüfusa oranla kişi başına düşen büyükbaş hayvan sayısında Türkiye’de ilk 3’te olsa da doğan her 100 buzağının büyük kısmı yaşayamıyor.
Buzağı ölümlerinin azaltılmasıyla milyarlarca dolar gelir elde edilebilir
Ardahan İl Tarım Müdürlüğü’nün yürüttüğü “Buzağı Kayıplarının Önlenmesi” projesi şehrin sorununu da çözümünü de ortaya koyuyor. Proje sadece bir veterinerlik çalışması değil, kırsal kalkınma modeli. Hedef 20 bin doz aşı ile buzağı ölümlerini en aza indirmek. Gebe inekler aşılanıyor. Kaliteli ağız sütü olan kolostrumun yeni doğan buzağılara ilk bir iki saat içerisinde verilmesi sağlanıyor. Buzağı ishalleri önlenirken bağışıklık sistemi güçlendiriliyor. 332 bin büyükbaştan doğan yüzbinlerce buzağının 50 bini bile kurtarılsa etkisi milyarlarca dolar.
Dijital çobanlardan sonra dijital veterinerlik
İl Tarım Müdürlükleri üreticinin tarım danışmanı, veteriner hekimi ve mentörü olarak kırsalda verimliliği artırıyor. İl Tarım’ın veteriner hekimi Akın Saraçoğlu’nun Teknofest ödüllü projesiyle “sürüler dijital küpelerle takip ediliyor, sensörlerle etkin dijital veterinerlik hizmeti sunuluyor.
Ardahan ucuz buzağı cenneti mi?
İl Tarım Müdürü Harun Akıllı gerektiğinde müdür gerektiğinde köyde doğum yaptıran veteriner hekim. Şehirde her yer hayvancılık emareleriyle dolu. Hiç ilaç bayii olmayan Ardahan’da onlarca veteriner kliniği var. Hayvanların çoğu yaşını doldurmadan satılıyor, besi süresi çok kısa, sermaye döngüsü zayıf. Uzmanlara göre hayvanlar altı ay daha beslense kar artırılabilir. Bölgede yemin yetersiz olması, uzak bölgelerden gelen yemlerin maliyetinin yüksek olması, çiftçilerin uzun besi süresini finanse edememesi erken satışların temel nedeni.
Hayvancılık yem üretmekle başlıyor
Ardahan mera hayvancılığı açısından Türkiye’nin en stratejik illerinden biri. 15 bine yakın çiftçinin 860 bin dekarda yaptığı tarımsal üretimden elde edilen ürün çok düşük. Üreticiler hayvancılıkta uzmanlaşmaya çalışırken hayvancılığın en önemli girdisi yem üretmekle yeterince ilgilenemiyor.
Ardahan’daki hayvancılığın çözümü kaliteli yem, sağlıklı mera
Ardahan’ın en büyük avantajı geniş meraları olsa da sezonun kısalığı hazır yem ihtiyacını artırıyor. İl Tarım Müdürlüğü mera ıslahı için gübreleme, amenajman çalışmaları yapıyor, mera verimini artırmaya çalışıyor. İl Tarım Müdürlüğü’nün temel hedeflerinden biri bölgede yem üretimini artıracak fenni teknikleri yaygınlaştırmak.
Kırsal kalkınma coğrafyaya özel yapılmalı
Kırsal kalkınma politikalarının en büyük problemi her bölgeye aynı reçetenin uygulanması. Her ilin iklimi, rakımı, mera yapısı, ulaşımı, kış süresi, yem lojistiği, çiftçi profili birbirinden farklı.
Her köye beş gamze yeter
Muhasebe müdürü Gamze, İstanbul’da çalışırken ailesinin yanına Ardahan’a dönmüş. Bugün 45 ineği olan işletmelerini büyütmek istiyor. Köyü bilen, köyde evi olan, ailesi hâlâ üretimin içinde bulunan gençler desteklendiğinde başarı olasılığı artıyor. Köye dönüş projelerinin yanında köyle bağın korunması projeleri de desteklenmeli. Bu anlamda her köyün Gamze’si farklı profilde.
“Ardahan Agro turizmin başkenti olabilir”
Ardahan Valisi Mehmet Fatih Çiçekli, Ardahan’ı sporun, tarımın ve kalıcı dönüşümün merkezi yapmak için kolları sıvamış durumda. Çıldır Gölü’nü sadece kışın üzerinde fotoğraf çekilen bir yer olmaktan çıkarıp yıl boyunca kano ve yelken gibi su sporlarının yapılabildiği bir merkeze dönüştürmek istiyor. Ardahan’ın sığır, kuzu ve rengarenk tıbbi aromatikerle örülü meraları, agro turizm için önemli bir destinasyon olabilir.
“Ardahan sınır kapılarını ticari faydaya çeviremiyor”
Uzun yıllar Polonya’da çeşitli görevlerde bulunduktan sonra Ardahan Üniversitesi Rektörü olan Prof. Dr. Öztürk Emiroğlu’nun sözleri üretme kabiliyeti yanında tedarik zinciri yönetimi ve küresel tarım ticaretine entegre olmanın ne denli önemli olduğunu ortaya koyuyor. Emiroğlu’na göre “Ardahan, Türkiye’yi Gürcistan ve Kafkaslara bağlayan Türkgözü, Çıldır ve Canbaz Demiryolu kapılarını yeterince kullanamıyor. İl ile sınır iller arasında bir ticaret geleneği oluşmamış. İlde ticaretin gelişmesi için et işleme entegre tesisi kurulmalı.”
Türkiye’nin hayvancılık başkenti
Velhasıl Ardahan’ın sorunu hayvan sayısı değil, verimlilik ve değer zinciri yaratamaması. Çözüm, “ekilmeyen alanları tarıma kazandırmak, verimi artırmak, yem maliyetini düşürmek. Mera kalitesini artırmak, koruyucu veterinerlik hizmetini geliştirmek. Üretici daha çok hayvan sahibi oldukça daha çok kazanacak. Entegre et işleme tesisleri kurulacak. İhracat yapılacak, arkasından yatırımlar, kafeler ve gençler kendiliğinden Ardahan’a gelecek. Bütün bunlar romantik sloganlarla değil, aklı başında bir mentörlük sistemiyle mümkün. Ardahan Türkiye’nin en uzak şehirlerinden biri gibi görünse de devletin eli ve doğru planlamayla yarının en stratejik üretim merkezlerinden biri olabilir, kırsal yaşam ekonomisi yaratılabilir.