Mesafe tanımayan öğretmenler için kollar sıvandı

Yasemin SALİH
Yasemin SALİH İYİLİK FABRİKASI yasemin.salih@dunya.com

Pandemi döneminde yaptığı araştırmayla “uzaktan öğretmenler”in ihtiyaçlarını ortaya koyan ÖRAV, yeni dönemde dijital beceriler ve uzaktan ders tasarımına odaklanan eğitimler verecek. Vakıf, “Mesafe Tanımayan Öğretmenler Programı"yla 2021 sonunda 22 bin 500 öğretmene online eğitim verecek.

Koronavirüsle birlikte dünyada sağlıktan sonra en önemli gündem maddelerinden biri oldu eğitim. Türkiye’de de Mart 2020’den bu yana en çok konuşulan konuların başında geliyor. Kademeli olarak yüz yüze eğimin de başladığı 2020-21 eğitim-öğretim döneminde kafalar hala karışık, resim hala puslu. K-12 sisteminin etkilediği yaklaşık 54 milyon insanın aklında yanıt bekleyen birçok soru var. İşte bu ortamda Öğretmen Akademisi Vakfı’nın Mayıs-Temmuz 2020 arasında 3 bin 757 kişi ile yaptığı araştırma, sektörün en önemli ayaklarından öğretmenlerle ilgili resmi ortaya koydu. Katılımcıların yarısını öğretmenlerin oluşturduğu araştırma, teknolojik araçların yetersizliğinden çok dijital yeteneklerin geliştirilmesi gerektiğini gözler önüne serdi.

“Pandemi Döneminde Gündelik Pratikler, Algı ve Eğitim İhtiyaçları Araştırması”na göre öğretmenlerin yüzde 85’inden fazlasında öğrenme kaybına yönelik kaygı, büyük boyutlara ulaşmış durumda. Araştırma, eğitimcilerin üçte birinin online eğitimi tüm dünyada kaçınılmaz gördüğünü de ortaya çıkardı. Araştırmaya katılan öğretmenler, çeşitli sebeplerle şu an Türkiye’de uzaktan eğitimi uygulanabilir bulmuyor. Ayrıca hem kendileri, hem de öğrencileri için teknolojik araç sahipliği ve dijital okuryazarlıktaki yetersizliğin geliştirilmesi gerektiğine inanıyorlar.

Uzaktan öğretmenler öğrenci iletişimini kaybetti

Araştırmaya katılan öğretmen ve velilerin yüzde 94.8’inde akıllı telefon mevcut, yüzda 87.9’u ise internet bağlantısı olduğu bilgisini vermiş. Araştırmanın “Pandemide uzaktan öğretmenler” başlıklı bölümünde ise öğretmenlerin büyük bölümü, uzaktan eğitimde öğrencileri ile rutin iletişim ve etkileşimlerini kaybettiklerini belirtiyorlar. Pandemiden önce 100-200 öğrencinin dersine giren öğretmen oranı yaklaşık yüzde 20 iken pandemiden sonra yüzde 6’ya düşüyor. Araştırma, Türkiye’de her 10 öğretmenden 9’unun öğrencilerini, 8’inin ise meslektaşlarını özlediğini ortaya koyuyor.

Olayın bir de sosyal hayat boyutu var. ÖRAV’ın araştırması öğretmenlerin evde çalışma ile ilgili yorumlarını alarak, 5 üzerinden puanlamayla ev-eğitim hayatı birlikteliğini ortaya koyuyor. Öğretmenler dijital ortamda eğitim ve toplantılara katılım için gerekli araçlara sahip olduklarını 5 üzerinden 4.35, evden kişisel eğitimlere katılımının arttığını 3.92, evde sevdiği şeylerle uğraşabildiğini 4.1, spor yapabildiğini 3.36, sosyalleşebildiğim 24.25 puanla belirtiyorlar.

Uzaktan ders tasarımı ihtiyacı var

Peki “uzaktan öğretmenler”in ihtiyaçları neler? ÖRAV Eğitim Direktörü Arzu Atasoy, yapılan araştırmada öğretmenlerin iki konuda ihtiyaçlarını dile getirdiklerini ifade ediyor. Bunlardan biri dijital becerilerin geliştirilmesi, diğeri de uzaktan ders tasarımı konusunda eğitim almak. Bunu bir öğretmen “Öğrencilerimin başarısını artırmak, yüksek katılım sağlamak için dersi daha ilgi çekici hale getirmem lazım" sözleriyle anlatmış. Diyor ki Atasoy, “Pandemiye kadar yüz yüze eğitim programlarımızla 180 bin öğretmene ulaştık. Milli Eğitim Bakanlığı ile protokol yaptık. İlk beş yılı bitirdik, ikinci beş yılın içindeyiz. ÖRAV, eğitimde büyük resmi görebilen tek kurum. Yılda 11 bin öğretmen ile çalışmak bize bambaşka bir perspektif veriyor. 50’ye yakın program var. Ancak pandemide yaptığımız son araştırma ile iki konu öne çıktı. Dijital becerilerin ve uzaktan eğitim tasarımında yetkinliklerin geliştirilmesini istiyorlar. Biz de yeni dönemde eğitimlerimizi buna göre tasarladık.”

ÖRAV, yeni tasarlanan program ile bu yıl bin 500 öğretmene ulaşmayı hedefliyor. Mesafe Tanımayan Öğretmenler Programı ise daha geniş eğitim başlıkları içeriyor ve 2021 sonunda 22 bin 500 öğretmene gidilmesi planlanıyor. Arzu Atasoy, “Öğretmenlerin, çevrimiçi eğitim ortamlarında öğrencileri motive edecek ve öğrencilerde fiziki uzaklığın yaratabileceği psikolojik boşluğu azaltacak ders tasarım yöntemlerini öğrenmesi ve bunları kullanmasını hedefliyoruz. Öğrencileriyle etkileşim yaratacak uygulamalar geliştirmeleri bilgi kaybını da azaltacaktır” diyor.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar