Metin Sözen’in mirası geleceğe taşınıyor
Bazı insanlar vardır; bir toplantıda söyledikleri samimi birkaç cümle ve geçirdiği duygu, yıllar sonra bile zihninizde kalır. Prof. Dr. Metin Sözen tam olarak öyle bir isimdi. Türkiye’de tarihi mirasın korunmasında ve görünür hale getirilmesinde Sözen Hoca’nın çok büyük emeği ve katkısı vardır.
Vefatının birinci yılında Gaziantep’te gerçekleştirilen anlamlı bir programla, onun yıllardır savunduğu koruma anlayışının geleceğe taşınması adına önemli bir adım atıldı. Gaziantep’teki bu vefalı duruştan çok etkilendim ve duygulandım. Çünkü Metin Sözen Hoca’nın ülke tarihine ve kültürel mirasa olan hassasiyetini bizzat görmüş, yakından izleme fırsatı bulmuştum.
Bu nedenle bir anımı paylaşmak istiyorum. Yıl 2006… Ben henüz yirmili yaşların başında, mesleğe büyük bir heyecanla sarılmış acar bir muhabirim.
Tarihi Kentler Birliği (TKB) ve ÇEKÜL Vakfı, Mardin’de kapsamlı bir program organize etmişti. Biz gazetecilerden de bu programı takip etmemiz istenmişti. “Uygarlıkların Buluştuğu Coğrafyada Yerel Kalkınma” başlığıyla düzenlenen programa dönemin İçişleri Bakanı, TKB üyeleri, çok sayıda kentin valisi ve kaymakamı, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile yurt dışından önemli düzeyde katılımcılar iştirak etmişti.
Dönemin TKB Başkanı ve Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki, farklılıklarla bir arada yaşamanın, birbirimize sahip çıkmanın ve tarihi-kültürel mirasa sahip çıkmanın önemini anlatmıştı. Para kazanmanın ötesinde estetik, sanat, kültür ve tarih gibi kaygıların da yerel yönetimlerin gündeminde olması gerektiğini vurgulamıştı.
Farklı kentlerden yöneticilerin bir araya gelmesinin önemi
ÇEKÜL Vakfı Başkanı ve TKB Danışma Kurulu Başkanı Prof. Dr. Metin Sözen’in konuşması ise benim için ayrı bir yerde duruyor. Sözen Hoca, farklı kentlerden gelen yerel yöneticilerin bir araya gelmesinin önemine dikkat çekerek, ortak akılla hareket edildiğinde yapılan işlerin geleceğe taşınabileceğini anlatmıştı. “Yaptık, yapmak istiyoruz; bunu beraber olursak yarına taşıyacağız” anlayışının önemini vurgulamıştı.
O toplantıya katılan herkesin Metin Sözen’in duyarlılığından ve anlattıklarından etkilendiğini, sonrasında yaptığımız sohbetlerden hissetmiştim. Çünkü insanlar yalnızca bir toplantıya katılıp kentlerine dönmüyordu. Beraberlerinde yeni bir sorumluluk duygusu da götürüyorlardı.
Ben bunun yansımalarını yıllar içerisinde Gaziantep’te de gözlemledim. Dönemin Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Asım Güzelbey’in kentin tarihi dokusunu ortaya çıkarmak ve çok sayıda tarihi yapıyı yeniden kente kazandırmak için yaptığı çalışmalara tanıklık ettim. Yine Kayseri’de görev yaptığı dönemde Mehmet Özhaseki’nin kentin tarihi ve kültürel değerlerini yeniden görünür hale getirmek için ortaya koyduğu çabaları yakından izledim.
O gün atılan tohumlar bugün meyvelerini veriyor
Bugün geriye dönüp baktığımda, o gün atılan tohumların ülke genelinde meyvelerini verdiğini ve vermeye devam ettiğini görüyorum. Metin Sözen Okulu’nun ilk uygulaması Gaziantep’te başlayacak ve bugün Gaziantep’te bunun yeni bir örneğine tanıklık ediyoruz.
Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ile ÇEKÜL Vakfı Genel Sekreteri Ilgın Sözen, Gaziantep’te Ekim 2026’da başlayacak ÇEKÜL Yerel Etki ve Öncülük Programı için Niyet ve İş Birliği Beyanı’nı içeren protokole imza attı. Böylelikle Metin Sözen Okulu’nun oluşturduğu eğitim modelinin ilk uygulaması Gaziantep’te başlayacak. Tartışma ve fikir üretme odaklı bu modelle katılımcılara doğa, miras ve çevreye bütüncül bakış, düşünsel dil ve yönelim netliği kazandırılırken birlikte düşünme ve tartışma pratiğinin geliştirilmesi hedefleniyor.
ÇEKÜL Vakfı’nın 35 yıllık bilgi birikimi ve saha deneyimiyle hayata geçirilen Metin Sözen Okulu; doğa ve kültür öncelikli koruma anlayışını yeni nesillere aktarmayı, disiplinlerarası diyaloğu güçlendirmeyi ve yerelden öğrenen bir koruma kültürünü yaygınlaştırmayı amaçlıyor.
Bu nedenle Metin Sözen’in adını ve düşünce mirasını yeni kuşaklarla buluşturacak bu anlamlı program ve proje için Gaziantep Büyükşehir Belediyesini ve Başkan Fatma Şahin’i tebrik ediyorum. Çünkü geçmişi korumanın en güçlü yolu, onu geleceğe anlatabilmekten geçiyor.