Metropolis’le gönül bağım var!

Faruk ŞÜYÜN
Faruk ŞÜYÜN ODAK kitap@dunya.com

Gönül bağı kurduğum kentler vardır; çoğu günümüzde, bazıları ise geçmiştedir. Geçmiş dediysem dün değil, binlerce yıl öncesinden söz ediyorum… Bunlardan birisi, Metropolis’tir. 31 yıldır sürdürülen kazıları bu sürenin neredeyse yarısında ziyaret etmem, bütün gelişmeleri izlemem önemli bir etkendir, ama toprak altından günyüzüne çıkışını ilk gününden itibaren izleyebildiğim ilk antik kent olması da beni, ona duygusal olarak bağlamaktadır, diye düşünüyorum.

Toprak altındaki tiyatronun ortaya çıkarılmış tek soylu koltuğundan o tiyatroda müzik dinlemeye uzanan bir serüvendir bu. Doğal bir yamaç üzerine kurulu, yüzyıllarca kentin sosyal, kültürel ve sanat faaliyetlerine ev sahipliği yapmış dört bin kişilik bir tiyatrodan söz ediyorum. Ve biz, asırlar asırlar sonra orada yöre halkıyla birlikte aryalar dinleme şansı bulmuştuk. Harika değil mi?

Sabancı Vakfı tarafından desteklenen ve Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izin ve katkılarıyla devam eden Metropolis antik kenti kazı çalışmalarında o yıllar Prof. Dr. Recep Meriç Hoca kazı başkanıydı; bugün, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serdar Aybek başkanlığında sürdürülüyor.

Kent, Helenistik çağdan Bizans dönemine kadar yerleşim yeri olarak kullanılmış, tarihinin Hititlere dayandığı sanılıyor. Metropolis’in, kazıların sürdüğü yerden altı kilometre uzaklıktaki Bademgediği tepesinde kurulduğu, Hitit yazılı kaynaklarında adı geçen ve başkenti Efes olan Arzawa Krallığı’nın bir diğer kenti olabileceği öngörülüyor. Arzawa’nın o tepesi, “bir nefer olarak” ilk kazı deneyimimi yaşadığım yer. Kazı çukuruna indiğim; bir çapa, bir kürek, bir mala ile toprağı okşarcasına kardığım o anlar hâlâ gözlerimin önünde.

“Bir Arkeoloji Detektifinin Maceraları” kitabımda da o günleri anlatmışımdır. Benim için harika bir fırsat, şanstı kazıda çalışabilmek. Şansa inanır mısınız? Bana soracak olursanız bazen, diyebilirim. Metropolis’te “Bona Fortuna”, yani “İyi Şanslar” yazılmış kapı eşiğinden her geçtiğimde binlerce yıldır dönen talihin o kocaman tekerleğini düşünürdüm. Acaba bana da şans getirecek midir?

Yıllar yılları kovaladı, 2021’e geldik. Tabii ki Metropolis yakın takibimde… Bu seneki kazı çalışmalarında da önemli keşiflerde bulunulmuş. Kente ait anıtsal sarnıç yapısı ve kilise gibi kamusal ve dini yapıların araştırılmasına devam edilen bu senin sonunda meydan ya da agora olabileceği düşünülen büyük bir anıtın ilk izleri ortaya çıkarılmış. Metropolis’te Roma Dönemi’nde inşa edilen büyük ölçekli binalarda görülen örneklere benzer mozaiklere sahip yeni saptanan yapı, çok sayıda küçük eser ile birlikte kayıt altına alınmış. Ayrıca kazı çalışmalarıyla birlikte bu yıl, kentte Roma Dönemi’nde üretilen dokuma, seramik, zeytinyağı ve cam bardakların yeniden üretimine yönelik deneysel arkeoloji çalışmalarına devam edilmiş.

Bu yıl, Roma Dönemi’nde üretilen seramik, dokuma, zeytinyağı ve cam bardakların yeniden üretimine yönelik deneysel arkeoloji çalışmaları da tamamlanarak; tekstil, dokuma, buğday öğütme ve ekmek pişirme, kil seramik üretimi gibi uygulamalarla çeşitlendirilmiş ve tanıtıma hazır hale getirilmiş. Bu çalışmalar kapsamında da Torbalı Kaymakamlığı, Torbalı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Torbalı Belediyesi ile iş birliğinde yeni bir projeye imza atılmış. Küçük yaştan itibaren kültür varlığı bilinci ve farkındalığını oluşturmak üzere hayata geçen “Metropolis’te Zamana Yolculuk” projesiyle öğrenciler, kazı çalışmalarını yerinde görüp inceleyerek tarihe tanıklık etme şansı bulacaklar, aynı zamanda da antik kentte interaktif etkinlikler ve atölye çalışmalarında uygulamalı deneysel yöntemler kullanarak çocukların eskiçağda bilim ve teknoloji alanındaki faaliyetleri öğrenmelerine olanak verilecekmiş.

Metropolis’e kazı çalışmalarındaki gelişmeleri her yıl yazarak pozitif ayrımcılık yaptığımı itiraf etmeliyim. Dedim ya anısı çok… Kente yavaş yavaş çöken akşamları seyrederken, karşıdaki Küçük Mendres (Kaystros) Ovası’nı, bir zamanlar oradaki gölleri, Efes’in deniz kenarında olduğu zamanları az mı düşünmüş; bağlardan, zeytinliklerde çalışmaktan yorgun gelen Metropolislileri hayal etmişimdir…

Metropolis’le ilgili gelen her haber, anılarımı tazeliyor; bir gün yeniden oralara gidip aynı duyguları tekrar yaşamak arzumu çoğaltıyor. Zamanda yolculuk çocukluğumuzdan beri neredeyse hepimizin hayali değil mi?

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar