Meyve üretiminde yüzde 30 azalma var mandalina tarlada kaldı: “Çiftçi Acil Durum Fonu” kurulsun

Dünyada rekolte aza­lırken Türkiye’de 2024’de 1,880 milyon ton olan mandalina üretimi 2,150 milyon tona koşu­yor. TÜİK’e göre mey­ve üretiminde yüzde 30,4’lük bir azalma yaşa­nırken mandalina rekor­lar kırıyor, paradoks baş­lıyor. Tarımda yok yılı kadar bolluk yılı da çiftçi için afetin habercisi olabilir mi?

“Türkiye hem bolluk hem yokluk yılını aynı anda yaşıyor”

Ne tarladaki ne marketteki man­dalina alıcı bulamıyor. Raf maliye­ti minimum 20 TL. Ne tarlada alıcı var ne markette alacak güç.

Mandalina bolluğunu nasıl yöneteceğiz?

Tarım ürünlerinin yokluğu tü­keticinin tabağına zam olarak yan­sırken, bolluk da çiftçinin kasasına afet olarak yansıyor. Türkiye dün­ya mandalina üretimin yüzde 5’ini üretiyor. 2023 yılında 1 milyar 112 milyon dolarlık narenciye ihraca­tının 576 milyon dolarlık kısmı­nı yaparak yüzde 52’sini gerçek­leştirdi. Dünya Narenciye Örgü­tü’nün, “mandalina ihracatı yüzde 8,94’lük düşüşle 8,379.831 ton ola­cak” açıklamasından hemen son­ra, WCO Genel Sekreteri Philippe Binard, mandalina piyasası “satın alma gücünün azalması, enflasyon gibi nedenlerle azalan tüketici ta­lebi baskısı altındayken, jeopolitik istikrarsızlıktan etkilenecek” dedi. Sadece Türkiye değil dünyada da mandalina talebi düşüyor. Sebep­ler çözümün parçası.

İklim iştahları kapatıyor, küresel talep daralıyor

Son iki yıldır dünya mandalina ve turunçgil pazarında belirgin bir rekolte artışı yaşansa da talep art­mıyor. Avrupa’da tüketimi pan­demi sonrası yüzde 6–8 arasında düştü. ABD’de narenciye tüketimi tarihsel düşük seviyelerine gerile­di. Asya’daki artış sınırlı. Scien­ce’de yayınlanan bir araştırmaya göre, “kısa dönemli sıcak ve so­ğuk hava dalgaları içecek talebi­nin dalgalanmasına neden oluyor, çoğu zaman düşürüyor.”

“Kış meyvesi, yaz meyvesi” ayrımı iklime takıldı

2024’de Almanya karpuz paza­rı yüzde 17 daraldı, sebep serin ha­valar. Sıcak kışlarda, kış meyvele­ri satmıyor. AB, Rusya, Türkiye’de kış ortalaması 3–7°C daha sıcak geçti. Yüksek sıcaklıklarda C vita­mini ihtiyacı düşüyor, kış içecekle­ri talebi daralıyor. İhracat pazarla­rının iştahı kapanıyor. İklim sade­ce tarımı değil, damak tadını da değiştiriyor.

Tüketiciler posa değil protein istiyor, şeker istemiyor

Gençler daha az meyve tüketi­yor. Mandalina, portakal C vitami­ni içeriğine rağmen, “şekerli mey­ve” kategorisine kaydı.

Protein çağı

Dünya artık 114 milyar dolarlık protein pazarının ötesinde prote­in çağını yaşıyor. GLP-1 ilaçlarıyla kilo verenler, kas tutmak isteyen­ler, sağlıklı yaşamak için yarışanlar. Yüksek proteinli yoğurtlar “fit nes­lin yeni yakıtı” haline geldi. Danone üretim kapasitesine yetişemiyor.

Tropikal meyvelerin yükselişi, küresel turunçgil krizi

Mango, avokado, ananas ve du­rian son 10 yılda tropikal meyveler küresel perakende raf payını yüzde 12’den yüzde 22’ye çıkardı. Manda­lina raf savaşını kaybediyor.

Portakal devi Alico narenciye işinden çıkıyor

Narenciye devi Alico, “narenciye üretmek artık ekonomik değil, ta­rım endüstrisindeki maliyetler ar­tık yönetilemiyor, tüketici alışkan­lıkları değişiyor” diyerek sektörden çekileceğini duyurdu.

Rusya’nın iştahı kapanıyor Türkiye’nin ihracatı azalıyor

Türkiye’nin mandalina ihraca­tında Rusya ve Ukrayna ilk sırada. Mandalina ihracatında pazar çeşit­lendirmesi yapamamanın riskleri­ni yaşıyoruz. Orta Doğu, Hindistan, Güneydoğu Asya ve Çin pazarı po­tansiyel taşısa da, pazara giriş ma­liyetleri ve kalite standartları yük­sek. Türkiye’nin narenciye strate­jisinin, kalite–lojistik–markalaşma üçgenine oturması gerekiyor.

Türkiye’nin “suçlu kahraman refleksi” gerçekleri görmesini engelliyor

“Tarlada 5 markette 25” kolay bir okuma. Lojistik, işçilik mali­yetler çok yüksek, depolama altya­pısı yetersiz, pazarlama kanalları dağınık, üretim dalgalı. Peraken­dede üç beş market tüm pazardaki satın almaların önemli bölümünü yapıyor, Çiftçi örgütleri ayda bir defa “tarlada 5 markette 25” de­mek için toplanıp ayrılıyor. Çözüm vizyon, küresel ticareti okuya­bilme kabiliyeti, değişen tüketici davranışlarını görme cesaretinde.

“Bolluk Fonu” Kurulsun

Türkiye Halciler Federasyonu Başkanı Yüksel Tavşan’a göre, “pek çok AB ülkesinde “bolluk yılı, yok­luk yılı, don zararı, kuraklık, istila­cı” gibi pek türden afet ve sorun için çiftçi örgütleri fonlar oluşturup ih­tiyacı olan üreticiye veriyor.” Biz dış mihraklar, aracılar peşinde ko­şarken, dünya talepteki çöküşü tar­tışıyor, dar zamanlar için “B” planı yapıyor. İspanya, narenciye fazla ol­duğunda meyve suyu fabrikalarına yönlendiriyor, üreticiye fiyat garan­tisi veriyor.

ABD, turunçgilde fazla üretim olduğunda Federal Agricult­ral Marketing Orders aracılığıyla fi­yat destek mekanizması uyguluyor. Şili, avokadoda ihracat fazlasını de­polama, pazarlama fonuyla absorbe ediyor. Çiftçi örgütlerinin de deste­ğiyle “bolluk/yokluk fonu” gibi çift­çi acil fonları oluşturulmalı.

Zincir marketler mandalina alsın

TMO dönemsel olarak fındık, buğ­day ve diğer tahıl piyasalarında çeşit­li enstrümanları kullanarak piyasayı nasıl düzenliyorsa, Türkiye genelin­de çok yüksek sayıda satış noktaları olan zincir marketler mandalina ala­rak çiftçiyi destekleyemez mi?

Velhasıl, Türkiye, iklim değişik­liği, küresel talep daralması ve de­ğişen tüketici alışkanlıklarının tam ortasında yeni bir tarım çağının eşiğinde. Strateji, uzun vadeli plan­lama ve işbirliği ile riskler fırsat­lara dönüştürülebilir. Mandalina alarmının dediği gibi, “ben ertelen­miş sorunların faturasıyım, bereket de yokluk da ancak akılla birleştiğin­de fırsata dönüşür. Aksi hâlde bolluk da yokluk gibi dert.

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 14.180,69 0,00 %
Dolar 43,7393 0,22 %
Euro 51,8951 -0,08 %
Euro/Dolar 1,1864 -0,05 %
Altın (GR) 7.038,65 2,02 %
Altın (ONS) 5.009,63 1,90 %
Brent 67,2200 -0,09 %