Muhteşem dörtlü

Muhterem İLGÜNER
Muhterem İLGÜNER MARKA ŞEHİR; Gün Bugün!

Bir şehrin gelişmesi için 4 ana paydaş grubun bir araya gelmesi, birlikte hareket etmesi ideal çözüm olarak kabul edilmektedir:

  1. Kamu
  2. Özel
  3. Sivil
  4. Akademik

Kamu denince yerel yönetimleri anlıyoruz; valilik, belediye, kalkınma ajansı gibi. Özel denince bir şehirde iktisadi faaliyetleri yürüten özel sektörü anlıyoruz; ticaret odası, sanayi odası, borsa gibi. Sivil denince sivil toplum kuruluşlarını anlıyoruz. Akademik, zaten adı üzerinde, üniversite ve yüksekokulları anlıyoruz. Bu dörtlü, “Şehir Çıkarı” için birlikte hareket eden, etmesi beklenen, kafa yoran, çaba harcayan gruplar olarak varsayılıyor.

Edward Freeman 1984 yılında yayınladığı kitabında “Paydaş Yaklaşımı” kavramını ileri sürmüştür. Sürdürülen bir ekonomik faaliyette müşteriler, tedarikçiler, çalışanlar, yatırımcılar arasında kurulacak sağlıklı ilişkinin şirkete sağlayacağı kazançlardan söz etmiştir. Freeman, bir şirketin başarılı olabilmesi için sürdürülen faaliyet tarafından etkilenen her çıkar grubunun hesaba katılması, her çıkar grubunun da sürdürülen faaliyeti hesaba katıp, onun yücelmesi için çaba harcaması gerektiğini vurgulamıştır. Freeman tarafından dile getirilen “paydaş kavramı” şehirler için de yorumlanmaktadır. Şehir paydaşlığının iyi yönetilmesi halinde şehrin markalaşması ve pazarlamasının başarılı olacağı, şehrin insani ve teknik kaynaklarının en iyi şekilde değerlendirileceği ileri sürülmektedir.

Bir şehri, şehirli paydaşların ihtiyaçlarına, beklentilerine ve yükümlülüklerine cevap verecek uygun iş mükemmelleştirme modellerine ihtiyaç duyan karmaşık bir kurum olarak kabul etmek mümkündür. Ancak, Freeman tarafından 1984 yılında dile getirilen paydaş yaklaşımı o yılların hakim düşünce ve bakış açılarını içerdiği için “klasik”  kabul edilirken bu yaklaşımın evrilerek şehirler için “post modern” hatta “hiper modern” yaklaşımların benimsenmesi önerilmektedir. Böylece şehir paydaşları arasındaki ilişki ve etkileşim imaj oluşturma, yaratıcı – yenilikçi çözümler tabanında gelişebilmeli ve şehir yeniçağın rekabet koşullarına hazır hale getirilmelidir, diyor uzmanlar.

Stokholm’de katıldığım bir toplantıda konuşmacı edindiği deneyime dayanarak, Türklerin toplantılara ceketlerinin önü ilikli olarak geldiklerini söyledi. “Önü İlikli Ceket” paylaşmaya hazır olmamayı, fikir alış-verişine elverişli olmamayı, söylenmesi gerekenlerin açık – net ifade edilmeme halini anlatmak için kullanılmıştı. Buna “uzlaşma kültürü” de diyebiliriz. Şehir çıkarı söz konusu iken saklı gündemler nedeniyle çıkmaz sokağa itilen nice çabaya tanık oldum. Bu durum bazen örtülü olarak ortaya çıkmakta bazen de “ticaret odası başkanı ile belediye başkanı anlaşamıyorlar” gibi oldukça belirgin, görülür hale gelmektedir. Sizin şehrinizde durum nasıl? Paydaşlık ne düzeyde?

Haftanın Şehri: VİYANA, AVUSTURYA

Bir önceki yazımızda Viyana şehrinin gelecek on yıllar için belirlediği stratejik önceliklerden söz etmiştik. Yazının yayınlandığı günlerde The Economist dergisi tarafından her yıl düzenlenen “En Yaşanabilir Şehirler Endeksi” yayınlandı ve bu listenin ilk sırasında Viyana yer aldı. Bu endeks 173 şehri İstikrar, Sağlık - Çevre, Eğitim ve Altyapı başlıklarında değerlendirmekte ve 100 üzerinden puanlamakta. Viyana’nın puanı 99.1.

Bir şehrin skoru 80 - 100 arasında ise o şehirde yaşam standartları ile ilgili zorluklar olsa bile çok az kabul ediliyor ve “makbul” deniyor. Eğer skor 70 – 80 arasında ise gündelik yaşam iyi durumda ancak bazı koşullar gerektiriyor deniyor ve “tolere edilebilir” kabul ediliyor. Eğer skor 60 – 70 arasında ise olumsuz unsurların gündelik yaşamı etkilediği kabul ediliyor ve “rahatsız edici” deniyor. Eğer skor 50 – 60 arasında ise yaşanabilirlik büyük ölçüde sıkıntılı kabul ediliyor ve bu durum “ nahoş” olarak tanımlanıyor. Eğer skor 50 ve daha düşük ise yaşam koşullarının ciddi olarak kısıtlandığı kabul ediliyor ve bu durum “dayanılmaz” olarak tanımlanıyor. Siz de şehrinizi yaşanabilirlik açısından aşağı – yukarı puanlayabilirsiniz. Deneyin bakalım, sonuç ne olacak.

 

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Kişiselleştirme 28 Eylül 2022
Yetmedi mi? 21 Eylül 2022
Zenginleştirmek 14 Eylül 2022
Becerikli şehirler 07 Eylül 2022
Tren istasyonları 31 Ağustos 2022
Yaratıcı endüstriler 24 Ağustos 2022
Zamana yenik düşmemek 10 Ağustos 2022
Markanın şehirleşmesi 03 Ağustos 2022