"Mutluyum" diyenlerin oranı ilk kez yüzde 50'nin altına indi

Alaattin AKTAŞ
Alaattin AKTAŞ EKO ANALİZ ala.aktas@gmail.com

- Mutlu olduğunu söyleyenlerin oranı 2020'de 18 yılın en düşük düzeyine gerileyerek ilk kez yüzde 50'nin altına indi.

- Artmış olmakla birlikte mutsuz olduğunu dile getirenlerin oranı yalnızca yüzde 14.5. Pandemi ekonomiyi böylesine alt üst etmiş ama her yedi kişiden yalnızca biri mutsuz, öyle mi!

- Bu tabloyu oluşturan, "mutsuzum" demekten çekinmek ve şükretme duygusunun ağır basması olabilir mi?

TÜİK 2003’ten bu yana her yıl vatandaşa soruyor: “Mutlu musun?” Yanıtlar üç grupta toplanıyor: “Evet mutluyum, hayır mutlu değilim, eh işte idare ediyorum.”

2020 yılına ilişkin sonuçlar dün açıklandı. En dikkat çekici yön hiç kuşku yok ki mutlu olduğunu belirtenlerin oranının ilk kez yüzde 50’nin altına düşmüş olması.

Bu istatistik tam 18 yıldır oluşturuluyor ve ilk kez mutlu olduğunu söyleyenlerin oranı yarının altına iniyor.

Mutlu olduğunu söyleyenlerin oranı geçen yıl yüzde 48.2’de kaldı. Oran, 2019’da yüzde 52.4 düzeyindeydi.

TÜİK, mutlu ve mutsuz olduğunu söyleyenleri iki grupta topluyor; çok mutlular-mutsuzlar ve orta derece mutlular-mutsuzlar.

Bu ayrım ilginç bir sonuç veriyor. Geçen yıl genel anlamda mutlu olduğunu söyleyenlerin oranı her ne kadar düşmüşse de çok mutluyum diyenlerde düşüş değil tam tersine kayda değer bir artış var. 2019’da yüzde 6.6 düzeyinde bulunan çok mutlu olduğunu söyleyenlerin oranı geçen yıl yüzde 8.8’e çıktı. Orta derecede mutlu olduğunu ifade edenlerin oranı ise yüzde 45.7’den yüzde 39.4’e geriledi.

Acaba diğer ülkelerde olduğu gibi bizde de pandemi zenginleri türedi de bunlar o yüzden mi pek mutlu oldu? Her ne kadar mutluluk kaynağı anlamında para çok önemli gibi görünmüyor ve toplamdaki payı yüzde 5’i bile bulmuyorsa da bu akla gelmiyor değil.

Yüzde 14.5 mutsuz

2020’de genel tablo önceki yıla göre şöyle oluştu:

Mutlu olduğunu söyleyenlerden mutsuzlara ve ne mutlu ne mutsuz olduğunu dile getirenlere doğru bir geçiş var.

Mutsuz olduğunu ifade edenlerin oranı yüzde 13.1’den yüzde 14.5’e yükseldi.

Aynı şekilde ne mutlu ne mutsuz olduğunu belirtenlerin oranı yüzde 34.6’dan yüzde 37.3’e çıktı.

DİLE GETİRİLEN BU AMA GERÇEK SANKİ ÇOK DAHA FARKLI

Pandemi ekonomiyi alt üst etmiş, uygulanan yöntem yüzünden istatistiklere yansımıyor olsa da işsizlik alıp başını gitmiş, geçim zorluğu adeta zirve yapmış ama toplumun yalnızca yüzde 14.5’i mutsuz.

Çok mutsuz olduğunu söyleyenlerin oranı yalnızca ama yalnızca yüzde 4.5. Her 22 kişiden ancak biri çok mutsuzum diyor.

Niye böyle peki? Hemen akla o klasik düşünce gelmemeli, yani TÜİK’in verilerle oynadığı düşüncesi.

2019’a göre olumsuz yönde bir gelişme yaşanmış olmakla birlikte oranların yine de böyle görece olumlu sayılabilecek şekilde oluşmasında iki etkenin rolünden söz etmek mümkün.

Birincisi; “Mutsuzum” diyerek başımı belaya sokar mıyım, kaygısı olabilir.

Ama ikinci etken sanki daha baskın gibi...

Adeta genlerimize işlemiş bir şükretme duygusu var ya...

En kötü anımızda bile “Allah bugünümüzü aratmasın” demez miyiz...

Nasılsın, diye sorulduğunda “Şükür” demez miyiz...

“İdare ediyoruz, hamdolsun” demez miyiz...

Hiç kuşku yok ki TÜİK’in mutluluk sorusuna yanıt verenlerin çoğu durumları hiç iyi olmasa bile, mutlu olmasalar bile, çok ciddi geçim sıkıntısı çekiyor olsalar bile ya mutlu olduklarını söylemişlerdir ya da en fazla idare ettiklerini, yani ne mutlu ne mutsuz olduklarını dile getirmişlerdir.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar