Müzecilikte Kenan Yavuz Etnografya örneği

Şeref OĞUZ
Şeref OĞUZ ÖNERİ - YORUM seref.oguz@dunya.com

Hafta sonumu; doğduğum yer olan Bayburt’un Beşpınar beldesindeki harman şenliğinde geçirdim. İş dünyasından bildiğimiz Petkim ve SOCAR’ın başarılı CEO’su Kenan Yavuz, doğduğu köyde, örnek alınası bir esere imza attı; Kenan Yavuz Etnografya Müzesi...

Dünyada 1000 yıldan yaşlı 100 kadim kent, 100 yıldan yaşlı 1000 kent var ve Türkiye, tarihi kültürel miras zengini bir ülke. Kürede 17 bin turizm varış noktası içinde yine ilk sıralarda geliyoruz. Ancak turizmi deniz-kum-güneş üçgeni hapsinden kurtarınca, son derece ilginç zenginliklere ulaşıyorsunuz.

Kenan Yavuz, köyündeki tarlayı, “yaşayan Müze” olarak inşa etti. “Köklere Dönüş” diyerek; “bize gelen bizi yaşar” yaklaşımıyla, Bayburt kültürünü, önce yöreye ve ardından küreye tanıtmak hatta yaşatmak için yıllarca çalıştı. Harman Şenliğinde, tarladan ekini biçip harmana serdik ve hasadı tamamladık.

Tandırından bezir değirmenine, demirci, kahveci, kunduracı ve terzisine dek yöreye ait yüzlerce kültürel motifi bu müzede toplanmış. Kültür turizminde bir kavşak oluşturacak müzenin danışma kurulu toplantısında Bayburt Valisi Cüneyt Epçim; yörenin zengin kültürünü sürdürülebilir zenginliğe dönüştürmeye kararlı olduğunu söylüyordu.

Daha şimdiden yüzlerce ziyaretçiye kucak açan müze; ziyaretin ötesinde, tarihe ve kültüre dokunulmasını sağlamasıyla, ülkemizin müze zenginliğinde özel yerini almış durumda.

KÜRESEL DÜŞÜN, YÖRESEL DAVRAN, TÖRESEL YAŞA

Beldeleri tarih sahnesinde tutan 3 temel dinamik var; 1-tarihi kültürel miras, 2-doğal zenginlikler ve 3-yerel kabiliyetler.

Otlukbeli’nin yanı başındaki Yukarı Loru (Beşpınar) beldesi, tarih ve kültürel mirası, yaşayan müze anlayışıyla korudu.

Doğal zenginlikler, gastronomi ile bezedi ve yerel kabiliyetlerle töreyi, folkloru, müziği; insanların deneyimine sundu. Küresel düşünen, yöresel davranan ve töresel yaşayan Kenan Yavuz alkışı hak ediyor.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar