MySizeID giyim markalarındaki iade ve ziyanı azaltıyor

Fatoş KARAHASAN
Fatoş KARAHASAN Markalar & İçgörüler fkarahasan@gmail.com

Perakende sektöründeki iade sorunlarına çözüm bulmak için yola çıkan girişimci Ronen Luzon, yarattığı MySizeID sistemiyle önemli bir başarı yakalamış durumda. Akıllı telefonlara uyarlanmış beden ölçüm çözümlerinin geliştiricisi ve yaratıcısı My Size, Inc, yaklaşık 43 Milyon dolarlık yatırım yaptığı mobil uygulama ile tüketicilere yeni nesil alışveriş deneyimi sunuyor. 16 Mayıs tarihinde İstanbul’a gelen Luzon’la markanın gelişimi hakkında Dünya için özel bir söyleşi gerçekleştirdik.

Hızlı moda endüstrisi yılda tahminen 1,2 milyar ton karbon salımına neden oluyor. Her yıl 92 milyon ton tekstil atığı ortaya çıkıyor. İnternet alışverişlerindeki iadeler de çevreyi kirleten faktörler arasında önemli bir yere sahip.  Ronen Luzon’un verdiği bilgiye göre, mağaza içi satın alımlarında iade yüzde 10 civarındayken, bu oran online alışverişlerde yüzde 40’lara çıkabiliyor. İadelerin yüzde 70’inde sorunlar alınan giysinin bedene doğru oturmaması ya da ürünün beklentiyi karşılamamasından kaynaklanıyor.

Tahminlere göre perakende sektöründe iade edilen ürünlerin yüzde 25'i atık depolama alanlarına gönderiliyor. Bir başka deyişle iade edilen her dört üründen birisi çöpe gidiyor. Luzon, iade edilen ürünlerin yüzde 95’inin yeniden kullanılabilir veya geri dönüştürülebilir olduğuna da dikkat çekiyor.

MySizeID’yi nasıl tanımlıyorsunuz?

Biz tekstil, e-ticaret, DIY ve lojistik endüstrilerine yönelik sofistike algoritmalara ve en son teknolojiye dayanan benzersiz uygulamalarla bir ölçüm teknolojisi geliştirdik. Bu tescilli ölçüm teknolojisi, ölçümleri çeşitli yeni yollarla hesaplayabilen ve kaydedebilen çeşitli algoritmalar tarafından yönlendiriliyor.

Online satın almaların yüzde 61’inde müşteriler özgüven problemi yaşıyor ve hangi bedende kıyafet satın alacağına kesin karar veremiyor MySizeID, doğru bedenle sipariş verilen ürünlerle iade endişesi olmadan tüketiciye daha iyi bir alışveriş deneyimi sağlıyor.

Nasıl kullanılıyor?

Uygulamayı indirip kendi profilinizi yaratmanız yeterli. Sonrasında istediğiniz markadaki kendi vücut ölçünüze en uygun bedeni seçip alışverişinizi sorunsuz olarak tamamlayabiliyorsunuz.

MySizeID deneme kabininin yerine geçiyor bir anlamda...

Evet, bugüne kadar Levi’s, Dockers, GANT, Nautica ve Penti gibi moda ekonomisinin dikkat çeken markaların beden tablolarını akıllı algoritmalarıyla eşleyerek, tüketicilerin mağazada deneme kabinini kullanmadan doğru beden ölçüleriyle alışveriş yapmasına yardımcı olduk. Müşteriler telefon kamerasını kullanmadan akıllı telefonlarının sensörleriyle doğru beden ölçülerini bulabiliyorlar. Uygulama en çok Z-kuşağı tarafından ilgi görüyor.

Uygulama beden ölçümünü nasıl yapıyor?

Kullanıcılar akıllı telefonlarının hareket sensörlerini kullanarak kendi beden ölçülerini alabiliyor ve tam bir vücut profili oluşturabiliyorlar. Uygulamayla birlikte alınan ölçüler daha sonra ayrıntılı bir beden profili oluşturmak için farklı antropometrik veri tabanlarındaki verilerle birleştiriliyor.

Perakendeciler MySize’ın sunduğu yönetim platformu olan MyDash uygulamasını tüm giysiler için sorunsuz beden çizelgeleri oluşturmak, PLM (Ürün yaşam döngüsü) veya envanter sistemine bağlamak için kullanabiliyor. MySizeID uygulamasını kullanarak, tüketiciler herhangi bir e-ticaret satıcısından doğru beden önerilerini görüntüleyebiliyorlar. Böylece yanlış beden sipariş etme olasılığı azalıyor.

Tüketiciler uygulamayı kullanmak için ne yapmalı?

Son derece kolay. Birkaç adımda dilediğiniz markada kendi bedeninizi öğrenebilir, güvenle alışveriş yapabilirsiniz.

  • Uygulamayı indirin,
  • Profilinizi oluşturun,
  • 2 dakika sürecek birkaç aşamalı akıllı beden ölçümü hareketlerini takip edin,
  • Alışveriş yapmak istediğiniz markayı seçin,
  • Almak istediğiniz ürünü seçtiğinizde MySizeID sizin ölçülerinize uygun bedeni anında söylesin!

Uygulama karbon salımının azalmasına nasıl yardımcı oluyor?

MySizeID kullanımı, perakendecilerin daha az atık ve emisyon üretmesine, tüketici memnuniyetini artırmasına ve daha az çevrimiçi iade gerçekleşmesine yardımcı olarak moda endüstrisini daha sürdürülebilir hale getiriyor.

Her yıl global olarak online iadeleri taşıyan kargo araçları çevreye 15 milyon metrik ton CO2 yayıyor. Online alışverişlerin ortalama iade oranını %30 gibi düşünürsek, her yıl CO2 emisyon hacmini yaklaşık 2 milyon metrik ton azaltabiliyoruz.

Vestel’den Ata’ya, spora ve gençliğe saygı filmi

Voleybol, cimnastik, hentbol, bisiklet gibi pek çok spor dalında gençlerin daima destekçisi olan Vestel, özlediğimiz coşkulu stadyum törenlerini yeniden canlandırıyor. Geçmişte olduğu gibi binlerce insanın doldurup, coşku dolu bir kutlama atmosferinin yaratıldığı bir statta geçen filme, “Biz Atatürk Gençleriyiz” marşı eşlik ediyor. Eski arşiv görüntülerindeki yoğun duygu ve coşkuyu günümüze taşımayı hedefleyen filmde Vestel’in destekçisi olduğu genç sporcular da rol alıyor.

Milli cimnastikçiler Ayşe Begüm Onbaşı, Ferhat Arıcan, İbrahim Çolak, Göksu Şanlı Üçtaş, Kastamonu GSK Kadın Hentbol Takımı oyuncuları Serpil İskenderoğlu ve Kübra Sarıkaya, Milli yelkenci Okyanus Arıkan, Milli voleybolcu İlkin Aydın ve Trabzonspor altyapı oyuncularından Kağan Moradaoğlu, Süleyman Cebeci, Arif Boşluk’un yer aldığı reklam filminin Kreatif sürecini Concept’in üstleniyor, yönetmen koltuğunda ise; KALA Film’den Bora Ozan oturuyor.

Reklam Filmi;

https://www.youtube.com/watch?v=EhU2nEWNmBw

Bülent Eczacıbaşı’nın objektifinden dönüşümün öyküsü

Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, aynı zamanda İstanbul Modern Sanat Müzesi’ni bünyesinde bulunduran İstanbul Modern SanatVakfı’nın Mütevelli Heyeti Başkanlığı ve İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) Yönetim Kurulu Başkanlığı görevlerini yürüten bir iş insanı olarak her koşulda sanatın yanında yer alır.

2020 yılında Bülent Eczacıbaşı’nın farklı kültürlerden insanların hikâyelerine tanıklığını paylaştığı Yoldan adlı fotoğraf kitabını yayınladığında, Bülent Bey’in sanatçı yönünün derinliğine de tanık olmuştuk.

Bülent Eczacıbaşı son dönemde Türkiye’nin ilk modern ve çağdaş sanat müzesi İstanbul Modern’in dünyaca ünlü mimar Renzo Piano imzasını taşıyan yeni müze binasının inşaat sürecini fotoğraflıyordu. Bu çalışmalar, Bülent Erkmen’in küratoryel konsept,

kurgu ve tasarımıyla, “Dönüşümden Yansımalar: Yeni İstanbul Modern’e Doğru” başlığıyla 11 Mayıs tarihinde sergilenmeye başladı.

Sergi, İstanbul Modern’in ziyaretçilerini bir süre ağırladığı, Meşrutiyet Caddesi No: 99

Beyoğlu adresindeki eski mekânında 3 Temmuz 2022 tarihine kadar pazartesi hariç her gün 10.00-19.00 arasında ziyaret edilebiliyor.

Emek, emekçi, mekan ilişkisi

İstanbul Modern’in inşaat sürecinin farklı açılardan ele alındığı serginin ziyaretçileri, mekânın girişinden birinci ve ikinci katlara çıkarken, aynı zamanda yeni binanın, inşaatın tamamlanmasıyla birlikte ortadan kaybolan, görülmeyecek, bilinmeyecek hâlinin içinde yolculuk ediyorlar.

Fotoğraflar emeğe saygıyı yansıtıyor. İnsanlar ve onların emeğiyle yaratılan mekanlar arasındaki derinlikli ilişki yalın ama sofistike bir bakış açısıyla yansıtılıyor.

Giriş katında izleyicileri karşılayan fotoğraflar, serginin bütününe dair ipuçları içeren bir önsöz niteliği taşıyor. Birinci kattaki fotoğraflar, içeriden dışarıya bakıldığında görünenlere odaklanıyor. Serginin ikinci katında ise mekânla iç içe geçen portre fotoğraflarında, emekleriyle binanın dört bir yanında izlerini bırakan insanlar yer alıyor.

Bülent Eczacıbaşı, serginin kitapçığında yer alan sunuş yazısında İstanbul Modern’in yeni binasının “teknolojiyle insan emeğini üstün bir estetikle birleştirerek ülkenin kültür birikimine zenginlik katma” hayalinin ürünü olduğunu söylüyor ve binanın yapım sürecini belirli aralıklarla fotoğraflamaktan duyduğu memnuniyeti dile getiriyor.

Sergi için hazırlanan kitapçıkta, fotoğrafçı, eğitmen ve yazar Orhan Cem Çetin’in kaleme aldığı ve fotoğrafta merak unsurunun sergiyle nasıl ilişkilendiğine değinen bir yazı da bulunuyor.

Enstitü İstanbul İSMEK ve Gülloğlu Kadın Baklava Ustaları Yetiştiriyor

1843’ten bugüne İstanbulun simge mekânlarından biri olan Karaköy Güllüoğlu, geleneksel yaklaşımını koruyarak yenilikçi projeler geliştirmeye devam ediyor. Son yıllarda, farklı marka ve kurumlarla yaptığı iş birlikleriyle ses getiren işlere imza atan Karaköy Güllüoğlu, bu çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. Enstitü İstanbul İSMEK ve İBB Bölgesel İstihdam Ofisi ile ortak yürütülen projeyle; baklavacılık zanaatını yeni nesillere aktarabilmek ve kadın istihdamını desteklemek amacıyla, kadın baklava ustaları yetiştiriliyor.

Kadın istihdamı konusunda önceliklerini ve hassasiyetlerini dile getiren Karaköy Güllüoğlu’nun genç kuşak yöneticileri Ebru Güllü ve Tuğba Güllü yaptıkları ortak açıklamada, “Karaköy Güllüoğlu olarak; kadın konusunun artık özel ilgiye ihtiyaç duymadan tüm kadrolara, iş alanlarına, sektörlere yerleşmesini arzu ediyoruz. Baklava ustası olmak isteyen herkese, özellikle kadınlara bu konuda tüm katkıyı sağlamaya hazırız” diyor.

Enstitü İstanbul İSMEK Hakkında:

Enstitü İstanbul İSMEK 1996 yılında, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Meslek Eğitimi Kursları olarak açılmıştır. Halen İBB İnsan Kaynakları ve Eğitim Daire Başkanlığı, Hayat Boyu Öğrenme Müdürlüğü’ne bağlı olarak faaliyetlerini sürdüren Enstitü İstanbul İSMEK, yaygın eğitim ilkeleriyle hizmet veren bir kurumdur ve bugüne kadar 3 milyonun üzerinde İstanbulluya eğitim imkanı sunmuştur. Enstitü İstanbul İSMEK, mesleki ve teknik eğitimlerden sanat eğitimlerine, yabancı dilden müzik eğitimlerine, bilişim teknolojilerinden kişisel gelişim eğitimlerine kadar pek çok farklı alanda eğitim vermeye devam etmektedir. Enstitü İstanbul İSMEK, günümüzde önemli bir öğrenme platformu olan Uzaktan Eğitim Merkezi aracılığı ile de zaman ve mekân sınırlaması olmadan çok sayıda İstanbullunun ücretsiz eğitim almasını sağlamaktadır.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar