“NATO’ya ihracatı artırmak” için avantajlar da var, engeller de…

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Yatırım iklimi…

Makro iktisat kitaplarında teorisi de var…

Basit anlatımıyla:

Bir ülkenin ekonomik büyüme performan­sını ve doğrudan yabancı yatırımları çekme kapasitesini belirleyen sosyoekonomik, hu­kuki ve politik ortamı ayrıntılandırıyor…

***

Yatırım iklimi için ne gerekiyor?

Mülkiyet haklarının korunması, sözleşme yükümlülüklerinin güvence altında olması, evrensel hukuk uygulamaları, dış ilişkilerde/ diplomaside uyum ve piyasa regülasyonları­nın şeffaflığı ilk sıraya konuyor…

***

Ama…

Bu parametrelerin, ilk sırada olmadığını sa­vunanlar da bulunuyor…

Bu kanadın, yatırım iklimi için öne çıkardı­ğı parametreler ise:

Düşük enflasyon oranları, döviz kuru istik­rarı ve sürdürülebilir faiz düzeyleri ve ulaşım, enerji, lojistik, eğitim, sağlık ve telekomüni­kasyon ağlarının gelişmişlik düzeyi diye sıra­lanıyor…

***

(Çin, Hindistan gibi örnekler, pratikte, bu kanadın savlarının daha güçlü olduğu­nu ortaya koyuyor…)

***

Yatırım iklimi sayesinde ne oluyor?

Sermayenin ülkeye girişi kolaylaşıyor…

Teknoloji transferini hızlandırıyor…

Yerel şirketlerin rekabet gücünü, dolayısıy­la verimliliği, geliştirmeyi, üretimi, istihdamı artırıyor; borçlanmayı azaltırken, borçlanma maliyetini de düşürüyor…

VELHASIL

NATO Zirvesi’nde konuşulan, ‘hızlı üre­tim/inovasyon”, “hızlı teslimat”, “yeni sa­vaş araçlarını kullanabilen operatör, tek­nik eleman” gibi argümanlar da;

Caatsa (ABD’nin hasımlarıyla yaptırımlar yoluyla mücadele yasası) yaptırımlarının kal­dırılma ihtimali de;

Türkiye’yi savunma sanayi ürünleri üretimi ve ihracatında öne çıkarıyor…

Ve…

Geriden gelen Ar-Ge çalışmalarının da sonuçlanmaya başlaması ile 2 yılda 2 kat artırarak 11 milyar dolara çıkardığı savun­ma sanayi ihracatını, geometrik olarak (birkaç kat) artırabileceğine dikkat çeki­liyor…

***

Ancak…

Yatırım için gereken sermayenin borç­lanma maliyeti, yüksek teknolojili ve/ve­ya üretimi maliyetli bazı parçaların yaptı­rım kapsamında olması, bazı pazarlardan talep edilen ürünlerin yaptırım kapsamın­da bulunması gibi ciddi engeller de bulu­nuyor…

Caatsa yaptırımlarının kaldırılması, bu en­gellerin birçoğuna ilaç olacak ama, asıl ilacın, eğitimden hukuk sistemine “yapılması zorun­lu reformlar” olduğu biliniyor…

Yazara Ait Diğer Yazılar