Nefes alabildiğimiz yeni yıllar için “Temiz Hava Hakkı”

Ekonomik, sosyal ve çevresel sürdürü­lebilirlik için çalışırken aslında tek bir temel hedefimiz var: Yaşamlarımızı sürdürülebilmek, yani nefes alabilmek. Temiz Hava Hakkı Platformu (THHP) di­yor ki: Yaşamak için nefes almalıyız. An­cak insan, doğa ve tüm canlılar önemli bir tehdit ile karşı karşıya: Hava Kirliliği.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) 2012 yı­lında dünyada 8 milyon insanın erken ölümüne sebep olan hava kirliliğini, kan­serin en önemli çevresel nedeni ilan et­ti. Kalp ve solunum yolu hastalıklarına yakalanma riskini de arttırdığı belirtti. Türkiye’de her yıl hava kirliliği nedeniy­le 60 binin üzerinde ölüm gerçekleştiği söyleniyor.

BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaç­ları “3. Sağlık ve Kaliteli Yaşam” hede­fimizi gösteriyor: Zararlı kimyasallar­dan ve hava, su ve toprak kirliliğinden kaynaklanan hastalıkların ve ölümle­rin sayısının azaltılması. Türkiye’de do­ğa koruma ve sağlık alanında çalışan 13 STK bu amaçla 2015 yılında Temiz Ha­va Hakkı Platformu’nu kurdu: Çevre için Hekimler Derneği, Greenpeace Türkiye, Halk Sağlığı Uzmanları Derneği, İklim İçin 350 Derneği, İş ve Meslek Hasta­lıkları Uzmanları Derneği, Temiz Hava Hakkı Derneği, Türk Nöroloji Derneği, Türk Tabipleri Birliği, Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği, WWF Türkiye, Yeşil Düşünce Derneği, Yuva Derneği ve Avrupa İklim Eylem Ağı.

İklim krizi, hava kirliliği ve çocuk sağlığı

Platform kuruluşunun onuncu yılında İstanbul’da “Çocuklar İçin Temiz Hava Sempozyumu” düzenledi. Hava kirliliği ve iklim krizinin çocuk sağlığı üzerinde­ki etkileri ele alındı. Alerji ve Göğüs Has­talıkları, Endokrinoloji, Nefroloji, Nöro­loji, Hematoloji, Onkoloji, Halk Sağlığı, Kadın Hastalıkları, İş ve Meslek Hasta­lıkları Uzmanları güncel bilimsel verile­ri paylaştı.

Günümüzde özellikle yoğun sanayileşme ve kentleşme olan bölge­lerde insan sağlığının en önemli çevre­sel belirleyicisi hava kalitesi. Çocuklar fizyolojik ve metabolik özellikleri nede­niyle hava kirliliğinin olumsuz etkileri­ne daha açık. Akciğerleri ve bağışıklık sistemleri tam olarak gelişmemiş, solu­num hızları daha fazla ve kan-beyin ba­riyerleri daha geçirgen. Erken dönemde hava kirliliğine maruz kalma ömür bo­yu hasara yol açabiliyor.

THHP Yürüt­me Kurulu Üyesi Prof. Dr. Çiğdem Çağ­layan şu bilgileri paylaştı: “Türkiye’de ölüm sebepleri arasında hava kirliliği 5. sırada. 2021’de 538 yenidoğan hava kir­liliğinin yol açtığı sağlık sorunları nede­niyle yaşamını yitirdi. 0-6 günlük bebek­lerde ölümlerin yüzde 10,1'i ve 7-27 gün­lük bebekler arasında ölümlerin yüzde 7,52'si hava kirliliğine atfediliyor. Ölüm­lere ve hastalıklara yol açan hava kirliliği bir halk sağlığı sorunu. Özellikle üzerin­de durulması gereken konu ise önlenebi­lir bir sağlık sorunu olması. Hava kirlili­ği, etkili politikalar ve hava kirliliği kay­naklarının kontrolü ile engellenebilir.”

DSÖ verilerine göre dünya nüfusunun %99’u sağlığa zararlı düzeyde kirli hava soluyor. Dış ortam hava kirliliğinin başlı­ca kaynakları; enerji üretimi, sanayi, tra­fik ve ısınmada kullanılan fosil yakıtlar. İç ortam hava kalitesini olumsuz etkile­yen kaynaklar ise; tütün ürünleri, ısınma ve yemek pişirme için kullanılan yakıtlar, temizlik ve diğer amaçlar için kullanılan kimyasallar.

Platformun web sitesinden sempozyumun sonuç bildirgesine ulaşa­bilirsiniz. Ayrıca hedeftemizhava.org ad­resinden kampanyayı destekleyebilirsi­niz. 2026 yılında “sürdürülebilir nefes” için yerel, ulusal ve uluslararası kapsam­da kamu ve özel sektörün, sivil toplum ve bireylerin daha çok çalışmasını ve ortak projeler gerçekleştirmesini diliyorum.

Yazara Ait Diğer Yazılar