New York’a 17 bin dolarlık yatak gönderdi yola 14 bin dolar ödedi

Vahap MUNYAR
Vahap MUNYAR İŞ DÜNYASINDA DİYALOG vahap.munyar@dunya.com

BAMBİ Yatak Yönetim Kurulu Üyesi Emre Gökmen, İzmir’de Dokuz Eylül Üniversitesi Maliye bölümünü bitirmiş, uluslararası ilişkiler konusunda lisansı üstü eğitimini tamamlamıştı.

İhracata dönük işler yapmayı planlarken, nişanlısının babası, yani kayınpederi Ali Çetmen’den davet aldı:

-          Gel birlikte çalışalım.

Gökmen, bir yandan aldığı davet üzerine şirkette çalışmaya başlarken, diğer taraftan tarihçeyi gözden geçirdi:

-          Üç kardeş, Ali Çetmen, Osman Çetmen ve Adem Çetmen, İzmir Karabağlar’da 100 metrekarelik bir atölyede işe başlamıştı. O dönemde şirketin adını “Çetmen Koltuk” şeklinde belirlemişlerdi. Oturma grubu ağırlıklı mobilya işi yapıyorlardı.

1998 yılını düşündü:

-          Bir araştırma yaptırılmış, yatak pazarında açık olduğu anlaşılmıştı. 1998 yılında şirketin yönetim kurulu radikal bir karar aldı: Oturma grubu işinden çıkıyoruz. Bambi markasıyla yatak pazarına giriyoruz.

Büyük bayilerinden biri bu karara şiddetle karşı çıktı:

-          Müşteriler yakamıza yapışır. Gelin koltuk işini tamamen bırakmayalım.

Çetmen kardeşler başta olmak üzere yönetim kurulu kararlıydı:

-          Yatak üretimi ve satışına odaklanacağız. Bu alanda global marka olma yolunda adımlar atacağız.

Emre Gökmen ile geçenlerde İstanbul’dayken buluştuk, Bambi Yatak’ın öyküsünü konuştuk:

-          Oturma grubundan yatağa geçiş sancılı oldu ama başarıyla yolumuza devam ettik. Şu anda İzmir Torbalı’daki fabrikamızda günlük 3 bin yatak üretebilecek kapasiteye sahibiz.

20 farklı ülkede 200 dolayında franchise mağazalarının olduğunu bildirdi:

-          Almanya’dan Fransa’ya Belçika’dan İngiltere’ye, İsviçre’den Suudi Arabistan ve Kuveyt’e kadar yataklarımız pazarda yer alıyor.

2021 yılında cirolarının 700 milyon lirayı bulduğunu kaydetti:

-          Ciromuzun yüzde 15’ini ihracat gelirlerimiz oluşturuyor. İhracatımızı artırmayı hedefliyoruz. Yakın dönemde New York’ta da bir mağaza açtık.

New York’tan söz açılınca artan navlun maliyetini örnek verdi:

-          Yatak havaleli bir yük. Değeri toplam 17 bin dolar olan yatakların New York’a gönderilmesi maliyeti 14 bin dolara ulaşıyor.

“Aman koltuk işini bırakmayın” diyen bayilerinin durumunu merak ettim, anlattı:

-          O mağaza şimdi yatakta en büyük cirolardan birini yapıyor.

Bambi Yatak’ta istihdamın 1000 kişiye ulaştığını aktardı:

-          120 kişilik bir beyaz yakalı ekibimiz var. Ayrıca, Ar-Ge merkezimiz başarılı şekilde çalışıyor. Sürekli yatakta hangi farkları yaratabileceğimiz konusunda araştırma yapıyorlar.

İzmir Torbalı’daki fabrikalarının 70 bin metrekarelik alanda kurulu olduğunu paylaştı:

-          Şu anda ek yatırımımız devam ediyor. Mevcut üretim alanımıza 40 bin metrekare daha eklenecek.

“Hikaye”si olan yataklar ürettiklerinin altını çizip ekledi:

-          Yıllık yatak satışımız 300 bin adet dolayında seyrediyor.

Emre Gökmen’in anlattıkları, “Çetmen kardeşler”in 1998 yılında “Çetmen Koltuk”tan “Bambi Yatak”a dönüşerek doğru adım attıklarını ortaya koyuyor.

Ünye’nin siyah kumu Kapok ağacı ve ‘bor’u yatakta buluşturdu

BAMBİ Yatak Yönetim Kurulu Üyesi Emre Gökmen, şu noktanın altını çizdi:

-          İnsan için üretim yaptığınız bir sektörde insanı anlamadan, hikayesini ürüne yansıtmadan başarılı olabilmek mümkün değil.

Ardından yataklarda kullandıkları malzemelerle ilgili 3 öykü anlattı:

  • Ünye’nin siyah kumu: Ünyeli bir iş insanı, ilçenin sahilinde bulunan manyetik siyah kumdan söz etti. İş insanı siyah kumun zihinsel, fiziksel terapi özelliğini anlattı. Yurt dışındaki stres hamamlarında aynı özellikteki kumun kullanıldığı bilgisine ulaştık. Test sonuçları olumlu çıkınca içinde siyah kumu kullandığımız bir yatak türü ürettik. Yatağı kullanıcılarla test ettik, stres raporu da aldık.
  • Kapok ağacı lifi: Bir yurt dışı seyahatinde kapok ağacı görüntüsüyle ilgimizi çekti. Yöre insanlarının bu ağacın meyvelerinden çıkan lifleri yatak, yastık yapımında kullandıklarını öğrendik. 2 milyon liralık Ar-Ge harcamasıyla kapok ağacı meyvesinden çıkan lifleri kullanarak ayrı bir yatak geliştirdik. Kapok lifi, yatakta vücut ısı dengesini koruyor. Kış aylarında üşümeyi, yaz aylarında terlemeyi önleyebiliyor.
  • Hijyen için bor: Bor Enstitüsü ile stratejik çalışma ve Ar-Ge yaptık. Böylece bor elementini yatağa soktuk. Eti Maden’den aldığımız bor, ürettiğimiz yatakta hijyen konusunda önemli rol oynuyor. Bor, yatak üzerinde bakteri ve mikroorganizmaları yok ediyor.

Yatakta ‘sertlik ayarı’ müşteri talebiyle gelişti

BAMBİ Yatak Yönetim Kurulu Üyesi Emre Gökmen, müşteri taleplerinin üretimde gelişmeye etkisini bir örnekle anlattı:

-          Mağazalarımızdan birini ziyaret eden müşteri, “Ben yumuşak, eşim sert yatak istiyor” dedi. Müşteri beklentisini daha da ileri taşıdı: “Aynı yatakta sertlik ayarı yapılabilse daha iyi olur.”

Bu talep üzerine 6 aylık bir Ar-Ge çalışması yaptıklarını bildirdi:

-          Sonunda sertlik seviyesi ayarlanabilen yatak teknolojisi geliştirdik. Ürettiğimiz yatakta 4 farklık sertlik-yumuşaklık ayarı yer alıyor.

Ali Bey’in damadıyım güvendiler, şirkette önümü açtılar

BAMBİ Yatak Yönetim Kurulu Üyesi Emre Gökmen’in şirketin kurucularından Ali Çetmen’in damadı olduğunu öğrenince aile şirketlerinde yazılan anayasa maddelerini anımsattım:

-          Birçok şirket yazdırdıkları aile anayasasına “Gelinler ve damatlar görev alamaz” maddesi koyuyor. Sizin yönetime girmeniz nasıl oldu? Ailenin diğer fertlerinden itiraz gelmedi mi?

Gökmen şu yanıtı verdi:

-          Şirkette çalışmamı Ali Bey (kayınpederi) istedi. Osman Bey ve Adem Bey de sanıyorum bana güvendiler. Ben de onların güvenine layık olmaya çalışıyorum.

Şu noktanın altını çizdi:

-          Şirketimizde yönetim kuruluna girmek için aile ferdi de olsa “kilometre yapmak” gerekiyor. Yani, tecrübe önemli kriter olarak öne çıkıyor.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar