18 °C
Şefik ERGÖNÜL
Şefik ERGÖNÜL İHRACAT SOHBETLERİ sefik@utided.org

N’olcek bu korona’nın hali

“Bu da geçer” diyen tevekkül sahibine verilen “Geçer de deler de geçer” cevabı misali, bizler de Corona’nın ne zaman geçeceğinden daha çok, hayatın her tarafında açacağı kesin olan deliklerin boyutlarını ve bu deliklerin ne zaman ve nasıl kapatılabileceğini konuşur olduk.

Aslına bakarsanız, “Bu delikler öyle kısa zamanda ve kolay kapatılamaz. Bizlerin belki de deliklerin kendisinden daha fazla, bu deliklerden olacak sızıntıların etkilerine odaklanmamız gerekir” diyenlere de çok ters bakamıyoruz.

Türkiye dahil olmak üzere birçok ülke, virüsün yarattığı ve maalesef daha da büyüteceği ekonomik krizi yumuşatabilmek ve etkilerinin olumsuzluğunu azaltabilmek için parasal tedbirleri ortaya koydu.

Ayrılan bu finansman rakamlarına az veya uygun diyebilirsiniz.

Ülkelerin milli gelirlerine oranlayabilirsiniz.

Karşı görüşleriniz veya katkılarınız olabilir amma ihtiyaç kesin ve çok…

Öte yandan çok açık olan gerçek şu ki bu salgın tam anlamıyla bir küresel felaket.

Ve bu da bizi çok yakından etkiliyor ve maalesef daha da fazla etkileyecek.

Gelelim kendi penceremize ve Türkiye’nin ihracatına olası etkilerine.

Türk ihraç mallarının yarısı gibi bir miktarla en büyük alıcısı Avrupa Birliği ülkeleri.

Maalesef Avrupa Birliği de bugün salgının odak noktası olmuş durumda.

İster komplo teorisi yazın isterseniz gerçeklere odaklanın olayların nasıl gelişeceği ve hatta açıkçası olumlu olamayacağı ayan beyan ortada.

İhracattaki en büyük müşterilerimizin işleri daralıyor ve daha da daralacak.

Diyebilirsiniz ki dünyada hangi ülkenin işleri daralmıyor ki… Daralıyor ve daralacak ancak durmayacak.

Biz de ihracatçılar olarak üretimlerimizi bu daralmalara göre ayarlamak zorundayız.

İyi de firmalarda çalışan o kadar eleman ve hatta birçoğu yerine konulması bir hayli zor olan nitelikli çalışanlar ne olacak. Verilmiş olan çekler nasıl ödenecek?

Hele büyük ihracatçılarımıza üretim yapan küçük üreticilerin, onlara tedarikçi olan esnafın durumu ne olacak?

Hükümetin açıkladığı destek tedbirlerinden hangi kesime ne kadar ve nasıl verilecek? İhracatçımız bu mali tedbirler ve desteklerden ne kadar pay alabilecek?

Aylık ihracat rakamları açıklandığında, bizleri de memnun eden, ihracatın büyümeye olan katkısı büyük bir keyifle açıklanıyordu. İhracatın giderek büyümesinin, ülkemiz için ne kadar önemli bir gereksinim olduğu yadsınamaz bir gerçek.

Bunun sürdürülebilir olabilmesi için de ihracatçımızın bu kriz günlerinde, diğer döviz kazandıran sektörler gibi ve hatta daha da fazla desteklenmesi, hayatta ve ayakta kalmalarının sağlanması gereklidir.

Tekrar vurgulamak isterim ki bu tedbirler alınırken, küçük olanları da düşünmek ve onların ihracat tekerleğinin dönmesindeki katkılarını düşünerek tedbir almak gerekir.

Şu da çok açık bir gerçek ki küçük ihracatçılarımızın, büyük ihracatçılara destek veren üreticilerimizin ve/veya yan sanayicilerimizin istihdama olan katkıları, büyüklerden çok daha fazladır.

İhracatçılarımızın çatı kuruluşu olan Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin bu konuda sesinin daha yüksek çıkmasını bekliyoruz.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap