Ocak enflasyonu faiz indirim rutinini değiştirir mi?

Son aylarda enflas­yon eğiliminde kur kaynaklı bir iyileşme gözlendiğini, ancak hiz­met fiyatlarındaki katı­lığın henüz kırılmadı­ğını önceki yazılarımda ayrıntılı olarak incele­miştim. Sadece açıkla­nan bu verilere bakıl­dığında, TCMB’nin fa­iz indirimlerine devam etmesi önünde bir engel bulunmuyor.

Ancak yarınki PPK toplantısın­da alınacak kararda, ocak enflas­yonuna ilişkin TCMB’nin ön göz­lemleri ve tahminleri de önemli olacak. Ayrıca enflasyon ağırlık­larına yönelik yeni uygulama ile mevsimsel düzeltme modelleri­nin güncellenecek olması, enf­lasyon görünümüne ilişkin ek belirsizlik yaratıyor.

Enflasyonda yeni yıl belirsizliği

TÜİK, Avrupa Birliği uyum yü­kümlülükleri çerçevesinde TÜ­FE hesaplama yönteminde kap­samlı bir güncellemeyi 2026 Ocak ayından itibaren uygula­maya koyacağını Ekim ayı so­nunda kamuoyuna duyurmuştu. Bu kapsamda en önemli farklı­lık yeni seride grup düzeyindeki ağırlıkların, hanehalkı tüketim yapısını daha güncel ve kapsam­lı yansıttığı gerekçesiyle Ulusal Hesaplar Hanehalkı Nihai Tüke­tim Harcamaları verilerine da­yandırılacak olmasıdır. Alt düzey ağırlıklar ise önceki uygulama­da olduğu gibi Hanehalkı Bütçe Anketi’nden türetilmeye devam edilecektir.

Aslında her yıl yalnızca Hane­halkı Bütçe Anketi kullanılarak enflasyon grup ve madde ağırlık­ları zaten güncelleniyordu. Ancak bu kez ağırlıkların baz alındığı ve­ri seti değişeceği için, madde ağır­lıklarında daha belirgin farklılık­lar ortaya çıkabilir. Bu durum, enflasyon tahminlerinde belirsiz­liği arttıran bir unsur oldu.

Bu ay, daha önce 1 gün gecik­meyle açıklanan mevsimsel dü­zeltilmiş veriler manşet veriy­le birlikte yayımlanacak. Ayrıca geçtiğimiz yılın verilerinin ta­mamlanmasının ardından mev­simsel düzeltme modelleri de bu ay güncellenecek. Bu da önceki mevsimsel düzeltilmiş serilerin revize edilmesi anlamına geliyor. Dolayısıyla bu serilerden hesap­lanan enflasyon eğilim gösterge­lerinde de değişiklikler görüle­bilir. Eğilimlerde belirgin bir de­ğişim olması, örneğin enflasyon eğiliminde son dönemde daha güçlü bir düşüşe işaret edilmesi durumunda, enflasyon analizleri ve dolayısıyla para politikası ka­rarları üzerinde etkili olabilir.

Ocak ayında yüksek enflasyon

Ocak ayına yönelik ilk gözlem­lerimiz, %4.4 gibi oldukça yük­sek bir aylık enflasyona işaret ediyor. Bu görünümde özellikle gıda fiyatlarının, mevsimsel et­kiler ve olumsuz hava koşulları nedeniyle yaklaşık %6 civarın­da artış göstermesinin belirleyi­ci oldu.

Enerji fiyatlarının ise yılbaşın­da yapılan su zamları ve elektrik tarifesindeki değişimin yanı sıra, akaryakıt fiyatlarında büyük öl­çüde ÖTV kaynaklı artışın etki­siyle %4’ün üzerinde artmış gö­züküyor.

Hizmet fiyatlarında da mev­simsel etkilerin yanı sıra, geçen yıla benzer düzeydeki asgari üc­ret artışının etkisi hissediliyor. Lokanta fiyatlarında geçen se­neye benzer artışlar söz konusu. Otobüs ve uçak fiyatlarında da belirgin artışlar gözleniyor. Ayrı­ca bu ay, kira yenileme oranının yüksek seyretmesinin etkisiyle kira kaleminde %5-6 civarında bir artış yansıyacak.

TCMB Başkanı Fatih Kara­han’ın internet sitesinde yayım­lanan Londra yatırımcı sunu­munda, bu yılın ilk çeyreğinde yıllık kira enflasyonunun sert bir düşüş gösterdikten sonra ikinci çeyrekte yataya yakın seyretme­sini beklediklerini yansıtan bir grafik yer aldı. Bu durumda ki­ra enflasyonu ilk çeyrekte bizim beklediğimizden daha düşük ger­çekleşebilir. Ancak bu tahminin hangi varsayımlara dayandığı ve ne ölçüde gerçekleşen eğilimle­ri yansıtacağını önümüzdeki dö­nemde yakından izleyeceğiz. Bu­nun gerçekleşmesi için yeni fiyat serisinde, kira hesaplama yönte­minde ve mevsimsel eğilimlerin­de bir değişiklik olması gerekli.

Temel mal fiyatlarında ise gi­yim fiyatlarında mevsimsel ola­rak düşüş beklenmesine karşın, otomobil, beyaz eşya ve elekt­ronik ürün fiyatlarında yeni yıl zamlarının belirgin olduğu gö­rülüyor.

Bu çerçevede, %4.4 olarak tah­min ettiğimiz Ocak ayı enflas­yonu, geçen yılın aynı ayındaki %5.0’in altında kaldığı için yıllık TÜFE enflasyonunun önceki aya göre 0.8 puan düşüşle %30.1’e ge­rileyecektir. Ancak geçen yıl mu­ayene katılım payında yapılan yüksek oranlı artış, tek başına aylık enflasyona 0.6 puan ek kat­kı yapmıştı. Bu yıl ise bu kalemde daha ılımlı bir artış söz konusu ve katkı 0.1 puanla sınırlı kaldı. Dolayısıyla bu kalem dışarıda bı­rakıldığında aylık enflasyondaki iyileşme oldukça sınırlı.

Gıda, enerji, tütün, alkollü içecekler ve altın hariç hesap­lanan çekirdek C endeksinin Ocak ayında %4.1 artacağını, bu­nun da geçen yılın aynı ayındaki %5.6’nın belirgin biçimde altın­da kalacağını tahmin ediyoruz. Ancak muayene katılım payı ha­riç tutulduğunda, geçen yıl Ocak ayındaki çekirdek C artışını %4.6 olarak hesaplıyoruz. Bu da çekir­dek enflasyondaki iyileşmenin sınırlı olduğuna işaret ediyor. Ayrıca mevsimsel düzeltilmiş verilerle bakıldığında da önce­ki aylara benzer şekilde yaklaşık %2 civarında bir artış öngörüyo­ruz. Sonuç olarak enflasyon eği­limlerinin yataya yakın seyret­meye devam etmesi beklenebilir.

Faiz indirimleri rutine bindi

TCMB her ne kadar faiz karar­larını toplantı bazlı aldığını vur­gulasa da, piyasadaki genel algı faiz indirimlerinin son toplan­tıda olduğu gibi 150 baz puanlık adımlarla devam edeceği yönün­dedir. Geçen hafta yayımlanan piyasa katılımcıları anketin­de, yarınki toplantının yanı sı­ra Mart ve Nisan aylarındaki iki PPK toplantısında da bu büyük­lükte indirimler beklendiği gö­rülmektedir.

Enflasyon tarafında, manşet rakam yüksek olsa da esas belir­leyici unsur yine çekirdek enf­lasyon eğilim göstergeleri ola­caktır. Bu göstergelerde belirgin bir bozulma beklenmemesi, faiz indirim hızının korunması ihti­malini artırmaktadır.

TCMB’nin döviz alımlarının yeni yılda güçlenen fon girişle­riyle birlikte hızlanması, yurti­çinde ise belirgin bir dolarizas­yon eğiliminin gözlenmemesi, indirimlere devam edilmesini desteklemektedir. Geçen sene­nin son çeyreğinde büyüme hı­zının bir miktar yavaşlaması ve yılın sonlarına doğru hızlanan kredi büyümesinin yeni yılda da­ha ılımlı bir patikaya oturması da bu görünümü destekleyici ol­muştur. Bu nedenle 150 baz pu­anlık bir indirim benim de baz senaryomdur. Ancak TCMB’nin son toplantılarda hep piyasa bek­lentisinin hafif üzerinde indi­rimleri tercih ettiğini de akılda tutmakta fayda var.

Yazara Ait Diğer Yazılar