16 °C
İsmet ÖZKUL
İsmet ÖZKUL KRİTİK AÇI ismetozkul@gmail.com

Ödemeler dengen böyleyse döviz kurun da öyle olur

Türlü çeşitli arka kapı önlemleri ve zorlama kısıtlamalar da para etmeyince döviz kurları, gündemin en yakıcı sorunlarından birisi haline geldi. Tam da bu noktada son açıklanan ödemeler dengesi verilerine bakmakta yarar var.

Burada ödemeler dengesinin üç aylık ikinci çeyrek verilerini topluca değerlendireceğiz. Böylece ekonominin sert bir daralma gösterdiği ikinci çeyrekte cari açık ve sermaye hareketlerinin nasıl bir seyir izlediğini de görmüş olacağız.

Ortaya çıkan manzaranın ana noktaları şöyle:

• Geçen yılın 2. çeyreğinde ekonomi yüzde 1.63 daralırken cari işlemler 562 milyon dolar fazla vermişti. Enerji hariç tutulursa cari fazla 8.75 milyon doları buluyordu. Bu yıl 2. çeyrekte ekonominin çok daha sert bir daralma yaşadığı açık. Buna rağmen cari işlemler 11.93 milyar dolar gibi çok yüksek bir açık verdi.

• Yüksek cari açığın tek nedeni turizm gelirlerindeki düşüş değil. Mal ticaretindeki dış açık da geçen yıla göre ikiye katlanarak 4.25 milyar dolardan 8.63 milyar dolara fırladı. Çünkü mal ithalatı yüzde 17.07 daralırken ihracattaki düşüş yüzde 28.55’u buldu.

• Ekonominin böyle sert daraldığı bir dönemde bile cari açığın bu kadar yükselmesi, alarm verici ve çok temel yapısal bir sorun.

• Sermaye hareketlerine baktığımızda da cari işlemler dengesi gibi alarm veren birçok nokta karşımıza çıkıyor.

• İkinci çeyrekte ülkeye giren üç aylık toplam doğrudan yatırım miktarı sadece 469 milyon dolar. Bu, geçen yılki düzeyin dörtte birinden bile az. Çarpıcı bir başka nokta ise gayrımenkul alımları hariç tutulursa yabancıların doğrudan yatırımları eksiye düşüyor. Yani doğrudan yatırım girişi değil net çıkış var.

• Sıcak para cephesindeki yabancı çıkışı çok daha sert. Hisse senedindeki yabancı çıkışı geçen yılın 79 katına fırlayarak 1.89 milyar dolar olmuş. Tahvil piyasasında geçen yıl 4.92 milyar dolar olan çıkış, yüzde 81.90’lık bir sıçrama ile 8.96 milyar dolara ulaşmış.

• Yabancı mevduatında tam tersine bir sıçrama var. Geçen yılın 2. çeyreğinde 1.18 milyar dolar olan yabancı mevduatı girişi, bu yıl neredeyse 10’a katlanarak 11.45 milyar dolara çıkmış. Buna bakarak “yabancı sıcak para, hisse senedi ve tahvilden çıkmış, ama ülkeyi terk etmemiş, mevduata park etmiş bekliyor” zannetmeyin. Çünkü bu rakamın hemen hemen tamamı Merkez Bankası’nın Katar ile yaptığı swap işlemlerinden kaynaklanıyor. Merkez Bankası işlemlerini çıkartınca sıcak paradaki kaçışın 10.62 milyar doları bulduğu görülüyor

• Merkez Bankası işlemlerini çıkartınca yabancıların doğrudan yatırım ve sıcak paradaki toplam çıkışı 10 milyar doları aşıyor.

• Yabancı yatırımcı kaçarken, yerleşiklerin sermaye hareketleri de ülkeden döviz çıkışı yönünde. Yerleşiklerin yurtdışındaki menkul kıymet yatırımlarını 4.39 milyar dolar azaltarak ülkeye getirmelerine, bankaların yurtdışına verdikleri kredilerin 6.98 milyar dolarını geri çekmesine ve reel kesimin de yurtdışında tuttuğu mevduatın 858 milyon dolarını getirmesine rağmen yerleşiklerden dışarı çıkan net döviz miktarı 3.13 milyar dolar.

• Çünkü bankalar ve en başta da reel kesim olmak üzere yerleşikler dış borçları azaltma telaşı içindeler. 8.95 milyar doları reel kesimden olmak üzere üç ayda gerçekleşen net dış borç ödemesi 10.89 milyar doları buluyor.

• Sonuç olarak geçen yıl 2.27 milyar dolar olan rezerv kaybı, bu yıl 6’ya katlanarak 13.6 milyar dolara ulaştı. Merkez Bankası’nın swap yaması olmasaydı rezevlerdeki kayıp 22 milyar dolar gibi fahiş bir düzeye ulaşacaktı.

Ödemeler dengesindeki halimiz böyle olunca, dövizi ateşlemek için dış güçlere ne hacet var?

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap