9 °C
Uğur CİVELEK
Uğur CİVELEK ARKA PLAN dunyaweb@dunya.com

Olası korumacı eğilimlerin gölgesi büyüyor olabilir!

Hafta başındaki yazımızda, küresel ölçekte belirleyici olan riskten kaçınma eğiliminin arkasındaki sebepler üzerinde durmaya çalışmıştık. ABD Merkez Bankası'nın bakış açısı ile gelişmeleri açıklamaya çalışan finansal piyasaların, korumacılık anlamına gelen tercihli ticaret ve yatırım konusundaki gelişmeleri görmezden gelmesini yadırgadığımızı ifade etmiştik. Daha açık bir şekilde soralım: ABD para otoritesi, neden Trans-Atlantik ve Trans-Pasifik görüşmeleri ile nihai hedeflerini hesaba katan bir söylemde bulunmuyor ve muhtemel sonuçları üzerine hiçbir yorum yapmıyor? 

Baştan söyleyelim: korumacı eğilimler oyunda kural değişikliklerinin başlangıcı anlamına gelir, merkez bankalarının ekonomik eğilimler ve yatırımcılar üzerindeki etkisini siyasilerin gerisine iter. Geçiş döneminin çok sancılı ve yıkıcı olma olasılığı güçlenir. Muhtemelen beklenti düzeyinde bile güç kaybına tahammülü olmayan para otoriteleri ya mecburen şimdilik dikkate alamıyordur, ya da gerçekleşmesinin pek mümkün olmadığını düşünüyordur! 

Para politikası uygulamalarının normalleşmesi, özerk olduğu iddia edilen merkez bankalarının kontrolünde olan bir konudur; bu konudaki değişikliklere hassas olan yatırımcılar söz konusu kurumların eylem ve söylemlerini yakından izlemek, günün koşullarına göre gereğini yapmak durumundadır. Oysa korumacı eğilimlerin devreye girmesi üst düzey bir siyasi tercihtir, para otoriteleri başta olmak üzere tüm karar alıcılar bu yeni duruma göre kendilerini yeniden konumlandırmak zorundadır! Korumacı eğilimlere ihtiyaç duyulması, normalleşmenin çok uzağında olunduğu ve ağırlaşmış sistemik sorunların baskısı altında kalındığı anlamındadır! 

Küresel ölçekte riskten kaçınma eğiliminin artması durumunda yaşanacaklar bellidir. Dolar diğer tüm paralara karşı değerlenir, sermaye hareketleri ile birlikte küresel ticaret hacmi daralır, emtia ve sermaye piyasaları satış baskısı altında bunalır. ABD’de ise kesinlikle normal ve sürdürülebilir olmayan bir canlanma yaşanabilir: enflasyon ve faizler değil, tasarruf açıkları artar; dengesizlikler büyürken yeni sorunlar oluşur ve ağırlaşır. Bu yazdıklarımız, daha önceki yaşanmışlıklardan öğrendiklerimiz arasındadır. Kritik soru, dolar güçlenirken başta tasarruf olmak üzere makro dengesizlikler konusundaki olumsuzlukların nasıl önleneceği ile ilgilidir. Korumacı eğilimler bu soruya yanıt niteliğindedir, uygulama genişliğine bağlı olarak enflasyon ve faiz yükselişini de beraberinde getirebilir! 

Korumacı eğilimlerin söz konusu olmaya başlaması durumunda, riskten kaçınma eğiliminin kontrollü ve zamana yayılmış bir şekilde gerçekleşmesini sağlamak pek mümkün olamayabilir; paniğe dönüşmesi ve yıkıcı olması engellenemeyebilir. ABD para otoritesi bu sebeple bu konuyu görmezden geliyor izlenimine rağmen, eylem ve söylemleri ile ön hazırlıklar yapmaya başlamış olabilir. Eğer durum böyle ise, geleceğe yönelik küresel kırılganlık herkesin varsaydığından çok daha yüksek olacak demektir. 

Hiç kimsenin korumacı eğilim hazırlıkları ile ABD Merkez Bankasının eylem ve söylemleri arasında ilişki kurmuyor olması normal bir durum olamaz! Dikkat ediniz, para otoritesi böyle bir şey yapmayın demiyor; piyasaları da yanına alarak böyle bir tercihi önlemek adına her hangi bir eylemde bulunmuyor! Mali sektör başta olmak üzere iş dünyasında egemen olan bu suskunluk, özel çıkarların gereği veya yetersiz bilgi sayesinde şartlandırılarak yönlendirilmek şeklinde açıklanabilir! 

Küresel nitelikteki sorunlara uzlaşıya dayalı küresel çözüm üretilemiyor ve etkili düzenlemeler hayata geçirilemiyor ise, herkesin çıkarlarını korumak ve kendi başının çaresine bakmak üzere harekete geçmesi normaldir. Küreselleşmeyi tasarlayıp sahneye koyan ve her ekonomiyi bu kuralsız oyunu oynamaya zorlayanlar, korumacı eğilimler barındıran yeni bir oyun hazırlığında olabilir. Detayları şimdilik gizli kalmak üzere alenen hazırlık yapılan bu durum karşısında, kendileri açısından taşıdığı büyük öneme rağmen finansal yapının sergilediği derin sessizlik çok düşündürücüdür! 

Doların öngörülenden çok daha hızlı bir şekilde değerlenmesini anlayamayanların, konuya bir de bu açıdan bakıp incelemesi yararlı olabilir!