Olimpiyatlarda kim kazandı, kim kaybetti?

Tuğrul AKŞAR
Tuğrul AKŞAR EKO-SPOR taksar@gmail.com

Bir önceki “Olimpiyat Düzenlemek Ne Kadar Anlamlı?” yazımızda da belirttiğimiz üzere, olimpiyat düzenlemek zahmetli ve pahalı bir iş. Bu sportif etkinlik, kamu bütçesine çok ciddi ekonomik ve finansal yük getiriyor. Bugüne kadar yapılan olimpiyatlarda ev sahibi olup da para kazanan çok az ülke bulunuyor. Bu bağlamda 1984 Los Angeles, 1992 Barcelona ve 2012 Londra olimpiyatlarını düzenleyen ülkeler ev sahibi olarak kâr elde ettiler. Bu ülkelerin orta ve uzun vadede neden kar ettiklerine bakıldığında ise çok sağlam bir sportif alt yapıya, üstün iletişim ve teknoloji alt yapısına, ulaşım kolaylığına sahip olduklarını, turizm açısından önemli destinasyonlar olduklarını, önemli bir spor kültürüne sahip bulunduklarını ve ekonomik anlamda önemli bir büyüklüğe sahip olduklarını görüyoruz. Küreselleşme ile birlikte maliyetlerin ikiye katlanması, olimpiyat düzenlemeyi karlı kılmaktan çıkardığı gibi, COVID-19 örneğinden de görülebileceği üzere beklenmeyen riskler tüm olası getirileri de götürebilmektedir.

Peki, bu işten kimler kar ediyor?

Bu işten kar eden iki kurum var. Bunlardan ilki Dünya Olimpiyat Düzenleme Komitesi (IOC) ve yayıncı kuruluş olan Amerikan NBC televizyonu…

Biz öncelikle Dünya Olimpiyat Komitesi’ne bir bakalım. (International Olympic Committee- IOC)

IOC bir spor örgütü olmaktan daha çok finansal bir şirkete döndü

IOC resmi web sayfasında kendisini, “23 Haziran 1894'te kurulan, kar amacı gütmeyen bağımsız bir uluslararası organizasyon” olarak tanıtıyor. “merkezi İsviçre'nin Lozan kentinde bulunan kuruluşun, gelirlerinin yüzde 90'ını sporun ve her seviyedeki sporcuların gelişimi için daha geniş spor hareketine dağıttığı”nı tanıtım sayfasında belirtiyor.

IOC kendisini “Olimpiyat Oyunlarının koruyucusu ve Olimpik Hareketin lideri” olarak konumlandırıyor. Görev tanımını yaparken de, küresel bir organizasyon olduğunun altını çizerek, “Sporcular, Ulusal Olimpiyat Komiteleri, Uluslararası Federasyonlar, Olimpiyat Oyunları Organizasyon Komiteleri, Dünya Çapında Olimpiyat Ortakları ve Olimpik yayın ortakları dahil olmak üzere tüm Olimpiyat paydaşları arasında işbirliği için bir katalizör görevi gören bir yapısı “ olduğunu, ayrıca Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası kuruluşlar dahil olmak üzere kamu ve özel makamlarla işbirliği yaptığını ifade ediyor ve devam ediyor: “Uluslararası Olimpiyat Komitesi'nin vizyonu, Spor Yoluyla Daha İyi Bir Dünya İnşa etmektir.” [1]

Peki, IOC gerçekten de böylesi ulvi amaçlarla mı hareket ediyor? Bunu anlayabilmenin yolu bu kuruluşun yıllık faaliyet raporunda yer alan finansal verileri analiz etmekten geçiyor.

Şimdi biz IOC’nin finansal durumuna bir göz atalım.[2]

Öncelikle IOC’nin elde ettiği gelirlere ve bu gelirlerin nereden geldiğine bir bakalım.

IOC’nin gelirlerinin %90’ı Olimpiyat Oyunları’ndan, %10’luk bölümü de diğer alanlardaki etkinliklerden geliyor.

IOC’nin 2020 faaliyet raporuna göre 2020 toplam gelirleri 4 milyar dolar olarak gerçekleşmiş olup bu gelirlerin % 73’ü yayın hakları satışından elde olunmaktadır. Kalan tutarın %18’lik kısmı pazarlama ve satış gelirlerinden, kalan %9’luk kısım da diğer gelirlerden oluşmaktadır.

Bu kapsamda bakıldığında IOC’nin 2016 Rio Olimpiyatları’ndan 2.9 milyar dolar yayın hakları satış geliri elde ettiği görülmektedir.

IOC 2001-2004 arası toplam 3 milyar, 2005-2008 arasında 3.9 milyar, 2009-2012 arası 5.2 milyar ve 2013-2016 arası da 5.7 milyar dolar olmak üzere 2001-2016 arası toplam 17.8 Milyar dolar kümule gelir elde etmiştir.

Bu dönemde IOC’nin yaptığı gider ve harcama toplamlarına bakalım.

IOC yukarıda belirtilen süreçte ise düzenlediği 2004 Atina, 2008 Beijing, 2012 Londra ve 2016 Rio Yaz Olimpiyatları’na toplam 5.120 milyon dolar; aynı dönemde düzenlendiği kış olimpiyatlarından 2002 Salt Lake City’e, 2006 Turin’e, 2010 Vancouver’e, 2014 Sochi’ye ve 2018 PyeongChang’e de 3.6 milyar dolar olmak üzere toplamda 8.7 milyar dolar harcama yapmış durumda.

IOC’nin bu süreçte kâr gelişimini irdelediğimizde ise: yaz olimpiyatlarından 1.614 milyon dolar, kış olimpiyatlarından da 843 milyon dolar olmak üzere toplam 2.457 milyon dolar kümule kâr elde ettiğini görmekteyiz. Yani, IOC bu kapsamda son yirmi yılda 122,8 Milyon dolar civarında yıllık ortalama kar elde etmiş durumda.

IOC’nin 2020 Finansal raporlarına göre, IOC çok ciddi bir ekonomik gelir ve finansal kar eden bir örgüte dönüşmüş durumda.

IOC’nin toplam özkaynakları 2020 sonu itibariyle 2.473 milyon dolara ulaşırken, aktif büyüklüğü 5.7 milyar dolara yükseldi. Kurumun mevduat ve benzeri nakit varlıkları ve finansal yatırımları toplamı ise 2.371 milyon dolar seviyesinde.

IOC’nin 2020’deki toplam gelirleri 1.707 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bunun1.087 milyon dolarlık kısmı yayın gelirlerinden oluşurken, pazarlama ve diğer satış gelirleri toplamı da 620 milyon dolar oldu.

IOC’nin para piyasalarında devlet tahvili ve hazine bonolarına yatırımları olduğu gibi, ayrıca yoğun olarak EUR, JPY, CHF, AUD, GBP, USD ve CAD gibi farklı para cinslerinden yapılandırılmış finansman ürünlerine yatırım yaptığı görülüyor. Bu yatırımlardan IOC’nin yıllık ortalama 100 milyon dolara yakın finansman getirisine ulaştığı anlaşılıyor.

Kısacası, IOC günümüzde artık sadece bir spor örgütü olmaktan daha çok, finansallaşan sporun ekonomik ve finansal bir örgütü haline dönüşmüştür. Bu yapısıyla IOC olimpiyatların kazananı. Bu bağlamda ne kadar çok olimpiyat, o kadar çok gelir ve kar demek IOC için.

Sadece IOC değil, yönetim kurulu üyeleri de kazananlardan

IOC'de görev yapmak her ne kadar "gönüllük temelinde" olmak zorundadır deniliyorsa da, gerçek durumun hiç te öyle olmadığını size verilerle kanıtlayayım.[3]

Başkan + on yönetim kurulu üyesinden oluşan IOC yönetim kurulu ile dünyadaki diğer Olimpiyat Komitesi üyelerine çok önemli tutarda ücret, prim, huzur hakkı, sosoyal güvenlik ve emeklilik primi ödemesi gerçekleştiriliyor.

Faaliyet raporuna göre 2020 içinde dünyadaki IOC komite üyeleri ve tüm çalışanlarına 117.2 Milyon dolar ödeme yapıldığı görülmektedir. IOC'nin yönetim kurulu üyelerine aynı dönem içinde ödenen emeklilik prim ve ücretleri toplamı 18.765.000 dolara ulaşırken, tüm IOC üyelerine yönelik ödenen sosyal güvenlik prim harcamaları ise 17.198.000 dolar olarak gerçekleşmiştir. Özetle, 2020 içinde IOC üyelerine ödenen toplam ücret, maaş, emeklilik prim ve sosyal güvenlik ödemeleri toplamı 153.2 milyon dolar seviyesinde olmuştur. Bu harcamalar toplamı 2019 için de 137 milyon dolar düzeyinde gerçekleşmiştir.

IOC yönetim kurulu üyelerine ödenen yönetim kurulu toplantı ücretleri (huzur hakkı) ise 2020 için 5.017.000 dolar olmuştur.

Yukarıdan da görülebileceği üzere IOC'de görev yapmak gerçekten "ulvi" bir görev! 

Japonya’da Bir Başka Kazanan: NBC

Olimpiyatların bir başka kazanını da Amerikan sermayeli yayıncı kuruluş NBC.

NBC pandemik olumsuzluklar devam ediyor olsa da, olimpiyat yayınlarından ciddi para kazandı, kazanmaya da devam ediyor.

Japonya'daki salgınla ilgili artan endişeye rağmen, NBC yöneticileri yayın ve kablo kanallarında ve Peacock yayın hizmetinde 7.000 saatten fazla yayın gerçekleştirdiler.

NBC yöneticileri, 2020 pandemik ertelemesinin ardından baskılanan talebin daha yüksek izleyici kapasitesine neden olduğunu ve pandeminin olumsuz etkisini tersine çevirdiğini ifade ediyorlar.

Mart 2020'de, pandemi nedeniyle oyunlar henüz daha ertelenmemişken, NBC Olimpiyatlar için rekor sayılabilecek bir düzeyde, 1.25 milyar dolardan fazla reklam sattı. Bu tutar bugüne kadar düzenlenmiş olimpiyatlarla kıyaslandığında, inanılmaz bir rakamdı. ABD merkezli bir medya ve telekomünikasyon şirketi olan, dünyanın en büyük yayın ve kablo televizyon şirketi olan Comcast Corparation 2014'ten 2020'ye kadar Olimpiyatları televizyonda yayınlama hakları için ABD hazinesine 4,4 milyar dolar (yıllık ortalama 1,1 milyar dolar) ödeme yaptı. NBC daha sonra, 2021-2032 arası düzenlenecek olimpiyat oyunlarının yayın hakları için de, ilave 7,75 milyar dolarlık bir tutarı da (yılda ortalama 1,3 milyar dolar) ödemeyi kabul etti. 

Rio Olimpiyat Oyunları sırasında TV izleyicileri azalmış, reytingler düşmüş olsa da, NBC Rio'daki 2016 Olimpiyatları'ndan 250 milyon dolar kar sağlamıştı. Şüphesiz ki, ABD'li sporcuların performansları da, reytinglerin gidişatında büyük rol oynadı.[4]

NBC Universal CEO'su Jeff Shell yaptığı açıklamada, “Tokyo Oyunları’nın NBC tarihindeki en karlı Olimpiyatlar olabileceğini” söyledi.Shell, “Mart 2020'de NBC Universal’ın Tokyo Olimpiyatları için ulusal reklamda 1,25 milyar dolardan fazla reklam satışı gerçekleştirdiğini, bu tutarın bu tür etkinliklerde bir yayıncı için rekor olduğunu” söyledi.[5]

Comcast Corp'un (CMCSA.O) sahibi olduğu NBC Universal, Olimpiyatlar için ABD yayın haklarını 2032 yılına kadar uzatmak için 7,65 milyar dolar ödedi.[6]

Büyük ekonomiler kazandı!

Finansal Futbol isimli kitabımızda saptadığımız tespit: Futbolun giderek finansallaştığı ve merkez ülkelerin ekonomik, sportif ve finansal olarak güçlü bir hegemonya oluşturduklarıydı. Bu tezimizi olimpiyatlar için de yineleyebileceğimizi, madalya sıralaması doğruluyor. Gerçekten de son yirmi yılda futbol hızla finansallaştı ve paranın güdümüne girdi. Küreselleşme sporda da hızlı bir finansallaşmayı getirdi ve paranın gücünü, sporun gücüne egemen kıldı. Nitekim Mahfi Eğilmez'in kendi bloğunda da dile getirdiği gibi, en fazla madalya kazanan ülkelere baktığımızda, bir kaç istisna dışında GSMH'sı en yüksek ülkelerin en fazla madalyayı kazandığını görüyoruz.

Tokyo 2020'de en fazla madalya kazanan ilk on ülkeyi sıralarsak, bu ülkelerin ABD, Çin, Japonya, Almanya, Büyük Britanya, Hindistan, Almanya, Fransa, İtalya ve Kanada olduğunu görmekteyiz.

Bu kapsamda değerlendirildiğinde , "... ülkelerin GSYH’siyle elde ettikleri toplam madalya arasındaki korelasyon katsayısı 0,80 ve altın madalya sayısıyla ilişkiyi gösteren korelasyon katsayısı da 0,82 olarak hesaplanmıştır. Bu sonuçlar bize GSYH ile toplam madalya ve altın madalya sayısı arasında son derecede güçlü bir ilişki olduğunu gösteriyor... ülkelerin ekonomik güçlerinin genel olarak spora da yansıdığı şeklindedir. Değişkenler arasındaki yüksek korelasyon katsayısı da bunu doğrulamaktadır. Buna karşılık GSYH büyüklüğü olarak ilk 20 ekonomi arasına giren Hindistan, Endonezya, Suudi Arabistan gibi yüksek GSYH'li ülkeler GSYH'sine göre düşük sayıda madalyayla ve GSYH büyüklüğü açısından ilk 20 ekonomi arasına girmeyen Küba, Macaristan, Polonya gibi bazı ülkeler de GSYH'sine göre yüksek sayıda madalya ile istisna oluşturmaktadır."[7]

Mahfi Eğilmez'in ortaya koyduğu gerçek, bizim futbola ve spora ilişkin finansallaşma tezimizi doğruluyor. Bu tez doğrultusunda Tokyo 2020'den sportif olarak en kazançlı çıkan ülkelerin, dünya ekonomisine yön veren ülkeler olduğunu görüyoruz.

Sonuç;

Modern olimpiyatların ve olimpizmin kurucusu Fransız Pierre de Coubertin'in felsefesine göre olimpizm, maddi bir çıkar beklentisi olmaksızın, insanlara ilham veren, bireyi ahlaken dönüştüren, amatör ruhla sporcuların yarıştığı bir sportif etkinlik olmalıydı.[8] Kazanan da, kaybeden de olimpik ruh içinde yarışır ve ödüllendirilirdi. Bugün ise olimpiyatlar artık ciddi parasal organizasyonlara dönüşmüş durumda. Sponsorların sayesinde kazanan sadece altın madalya almıyor, milyonları da kazanıyor. Olimpiyat ruhu yerini paraya bıraktı. Bu büyük spor etkinliği artık amatör ruh içinde yarışmaktan ibaret değil.

Günümüzde olimpiyatlar, sporcunun altına ulaşmak için her türlü yolu mubah gördüğü; ülkeler içinse ticaret, siyaset ve reyting ile ünlü markalarla karlı sözleşmelerin imzalandığı, milyar dolarlık devasa bir ekonomik ve finansal bir kazanç kaynağına dönüştü. Bu dönüşüm ve değişimin temel nedeni ise: küreselleşmeyle birlikte niteliksel değişim ve dönüşüme uğrayan Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin (IOC), sportif ve sosyal amaçlardan uzaklaşıp tamamen kar odaklı bir şirkete dönüşmesidir. Bu haliyle artık IOC bir sportif organizasyon değil, kendi ifadeleriyle bir şirkettir. Olaylara ve olgulara şirket politikaları mantığı ile yaklaşıldığında ise doğal olarak organizasyonun temel amaçları da gözden kaçırılmış oluyor.

Kaynaklar:

[1] https://olympics.com/ioc/overview 

[2] Finansal analizimize konu tüm veriler

 https://stillmed.olympics.com/media/Documents/International-Olympic-Committee/Annual-report/

IOC-Annual-Report-2020.pdf?_ga=2.91128476.720820451.1628247913-760435040.1628247913 adresindeki Annual Report 2020’den alınmıştır.

[3] IOC-Annual-Report-2020.pdf?_ga=2.91128476.720820451.1628247913-760435040.1628247913 adresindeki Annual Report 2020’den alınmıştır. 

[4]https://fortune.com/2021/06/14/nbc-broadcast-2020-tokyo-olympics-most-profitable-ever-coronavirus-pandemic/?queryly=related_article 

[5] https://www.reuters.com/lifestyle/sports/nbcuniversal-ceo-says-tokyo-olympics-could-be-most-profitable-ever-company-2021-06-14/ 

[6] https://www.reuters.com/lifestyle/sports/nbcuniversal-ceo-says-tokyo-olympics-could-be-most-profitable-ever-company-2021-06-14/ 

[7] https://www.mahfiegilmez.com/2021/08/ulkelerin-geliriyle-elde-ettigi.html

[8]Pierre de Coubertin, The philosophic foundation of modern Olympism. In N. Müller (Ed.), Pierre de Coubertin 1863–1937 Olympism: Selected writings. Lausanne, Switzerland: International Olympic Committee. 

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Kurlar kulüpleri eritti! 20 Aralık 2021
Messi ekonomisi 30 Ağustos 2021