Ölüm aylığı hangi hallerde kesilir? Hak kaybına yol açan en yaygın hatalar
Ölüm aylığı bağlanması kadar, bu hakkın hangi durumlarda sona ereceğinin bilinmesi de büyük önem taşıyor. Çünkü uygulamada birçok hak sahibi, aylığın bağlanmasını sağlayan şartların daha sonra değişmesi halinde SGK’ya bildirim yükümlülüğü bulunduğunu bilmiyor. Bunun sonucu olarak da yıllar sonra faiziyle birlikte geri ödeme talepleriyle karşılaşılabiliyor.
Oysa ölüm aylığı, ömür boyu ve hiçbir koşulda kesilmeyen bir hak değildir. Hak sahipliğini sağlayan şartların ortadan kalkması halinde aylık kesilebildiği gibi, yersiz ödemelerin de geri alınması söz konusu olabiliyor.
Her hak sahibi için farklı kurallar uygulanıyor
Ölüm aylığının kesilme nedenleri, hak sahibinin kim olduğuna göre değişiyor.
Dul eş, kız çocukları, erkek çocukları, malul çocuklar ile anne ve baba açısından farklı hükümler uygulanıyor. Bu nedenle “Bir yakınım çalışmaya başladı ama aylığı kesilmedi.” ya da “Komşum evlendiği halde aylığı devam ediyor.” gibi karşılaştırmalar çoğu zaman yanıltıcı sonuçlar doğuruyor. Her dosya, tabi olduğu kanun ve hak sahipliği şartları çerçevesinde ayrı ayrı değerlendiriliyor.
Dul eş açısından en önemli değişiklik evlenme
Dul eş bakımından ölüm aylığının sona ermesine yol açan en önemli neden yeniden evlenmedir. Resmî evlilik yapılması halinde ölüm aylığı kesilir. Bu nedenle evlenme bilgisinin SGK’ya zamanında bildirilmesi gerekir. Özellikle kurum kayıtlarına geç bildirilen evlilikler nedeniyle oluşan yersiz ödemeler, daha sonra hak sahiplerinden geri istenebilmektedir.
Kız çocuklarında en çok hata evlilik ve çalışma konusunda yapılıyor Kız çocukları açısından ölüm aylığının devamı için aranan şartlar değiştiğinde aylık da etkileniyor.
En sık karşılaşılan durumlar şunlardır:
-Evlenilmesi,
-Kanunda belirtilen istisnalar dışında sigortalı olarak çalışmaya başlanması,
-Kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya emekli aylığı bağlanması.
Buna karşılık, boşanma veya dul kalınması halinde diğer şartların da bulunması durumunda yeniden ölüm aylığı bağlanması mümkün olabiliyor. Ancak uygulamada boşanma sonrasında başvuru yapılmadığı veya gerekli belgeler zamanında sunulmadığı için aylığın geç bağlandığı örneklerle de karşılaşılıyor.
Erkek çocuklarında yaş ve eğitim takibi önemli
Erkek çocukları bakımından ölüm aylığının kesilmesinde yaş ve öğrenim durumu belirleyici oluyor.
18, 20 ve 25 yaş sınırları ile eğitim durumundaki değişiklikler yakından takip ediliyor.
Öğrenciliğin sona ermesi, yaş sınırının dolması veya hak sahipliği şartlarının kaybedilmesi halinde ölüm aylığı kesiliyor.
Bu nedenle eğitim hayatındaki değişikliklerin SGK kayıtlarına doğru şekilde yansıtılması önem taşıyor.
Malul çocuklarda kontrol muayenesi unutulmamalı
Malul çocuklar için ölüm aylığı, çalışma gücünün en az yüzde 60’ının kaybedildiğinin Kurum Sağlık Kurulu tarafından tespit edilmesine dayanıyor.
Ancak hak sahipliği bununla sınırlı kalmıyor.
Kontrol muayenesi sonucunda maluliyet şartlarının ortadan kalktığının belirlenmesi halinde ölüm aylığı sona erebiliyor.
Ayrıca çalışma hayatına başlanması veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir ya da aylık bağlanması da hak sahipliğini etkileyebiliyor.
Emekli Sandığı kapsamındakilerde farklı hükümler var
5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu kapsamında bağlanan dul ve yetim aylıkları açısından bazı farklı kurallar uygulanıyor. Örneğin çalışma hayatına başlanması, görev statüsü veya alınan sosyal güvenlik gelirine göre aylığın devam edip etmeyeceği değişebiliyor.
Bu nedenle Emekli Sandığı kapsamındaki dosyaların, 5510 sayılı Kanun kapsamındaki dosyalarla birebir aynı kurallara tabi olduğu düşünülmemeli.
SGK yersiz ödemeleri geri isteyebilir
Hak sahiplerinin en fazla mağduriyet yaşadığı konuların başında yersiz ödemeler geliyor.
Evlenme, çalışma, emeklilik, öğrenimin sona ermesi veya diğer hak sahipliği şartlarının değişmesine rağmen Kuruma bildirim yapılmaması halinde, SGK tarafından fazla ödenen tutarlar daha sonra yasal hükümler çerçevesinde geri istenebiliyor.
Bu nedenle hak sahiplerinin yalnızca aylık bağlanırken değil, aylık devam ederken de yükümlülüklerinin bulunduğu unutulmamalı.
En sık yapılan hatalar
Uygulamada en çok karşılaşılan yanlışlar şunlar oluyor:
-Ölüm aylığının hiçbir şartta kesilmeyeceğini düşünmek.
-Evlilik veya çalışma bilgisini SGK’ya bildirmemek.
-Öğrenim durumundaki değişiklikleri zamanında Kuruma iletmemek.
-Herkes için aynı sosyal güvenlik kurallarının geçerli olduğunu sanmak.
-Sosyal medyada paylaşılan doğrulanmamış bilgilere göre hareket etmek.
Bu hatalar hem hak kayıplarına hem de geri ödeme yükümlülüğüne neden olabiliyor.
Sonuç:
Ölüm aylığı, sosyal güvenlik sisteminin geride kalan aile bireylerine sağladığı en önemli güvencelerden biridir. Ancak bu hak, yalnızca aylığın bağlanmasıyla sınırlı değildir. Hak sahipliği şartlarının korunması, meydana gelen değişikliklerin zamanında SGK’ya bildirilmesi ve mevzuatın doğru uygulanması da en az ilk başvuru kadar önem taşımaktadır.
Bu yazı dizisinde ölüm aylığının bağlanma şartlarından dul eşin haklarına, çocuklar için uygulanan kurallardan anne ve babaya aylık bağlanmasına, son olarak da aylığın kesilmesine kadar en çok merak edilen konuları ele aldık.
Sosyal güvenlik mevzuatı, her dosyanın kendi özellikleri çerçevesinde değerlendirilmesini gerektirir. Bu nedenle hak kaybı yaşanmaması adına, tereddüt edilen konularda SGK’dan bilgi alınması veya sosyal güvenlik hukuku alanında uzman kişilerden görüş alınması, uzun ve yıpratıcı uyuşmazlıkların önüne geçilmesine katkı sağlayacaktır.