Ölüm aylığı hangi hallerde kesilir? Hak kaybına yol açan en yaygın hatalar

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Ölüm aylığı bağ­lanması kadar, bu hakkın hangi du­rumlarda sona ere­ceğinin bilinmesi de büyük önem taşıyor. Çünkü uygulamada birçok hak sahibi, aylığın bağlanması­nı sağlayan şartların daha sonra değişme­si halinde SGK’ya bildirim yükümlülüğü bulun­duğunu bilmiyor. Bunun sonu­cu olarak da yıllar sonra faiziy­le birlikte geri ödeme taleple­riyle karşılaşılabiliyor.

Oysa ölüm aylığı, ömür boyu ve hiçbir koşulda kesilmeyen bir hak değildir. Hak sahipliği­ni sağlayan şartların ortadan kalkması halinde aylık kesi­lebildiği gibi, yersiz ödemele­rin de geri alınması söz konusu olabiliyor.

Her hak sahibi için farklı kurallar uygulanıyor

Ölüm aylığının kesilme ne­denleri, hak sahibinin kim oldu­ğuna göre değişiyor.

Dul eş, kız çocukları, erkek ço­cukları, malul çocuklar ile anne ve baba açısından farklı hüküm­ler uygulanıyor. Bu nedenle “Bir yakınım çalışmaya başladı ama aylığı kesilmedi.” ya da “Kom­şum evlendiği halde aylığı de­vam ediyor.” gibi karşılaştırma­lar çoğu zaman yanıltıcı sonuç­lar doğuruyor. Her dosya, tabi olduğu kanun ve hak sahipliği şartları çerçevesinde ayrı ayrı değerlendiriliyor.

Dul eş açısından en önemli değişiklik evlenme

Dul eş bakımından ölüm aylı­ğının sona ermesine yol açan en önemli neden yeniden evlen­medir. Resmî evlilik yapılma­sı halinde ölüm aylığı kesilir. Bu nedenle evlenme bilgisinin SGK’ya zamanında bildirilmesi gerekir. Özellikle kurum kayıt­larına geç bildirilen evlilikler nedeniyle oluşan yersiz öde­meler, daha sonra hak sahiple­rinden geri istenebilmektedir.

Kız çocuklarında en çok ha­ta evlilik ve çalışma konusunda yapılıyor Kız çocukları açısın­dan ölüm aylığının devamı için aranan şartlar değiştiğinde ay­lık da etkileniyor.

En sık karşılaşılan durum­lar şunlardır:

-Evlenilmesi,

-Kanunda belirtilen istis­nalar dışında sigortalı olarak çalışmaya başlanması,

-Kendi sigortalılığı nede­niyle gelir veya emekli aylığı bağlanması.

Buna karşılık, boşanma ve­ya dul kalınması halinde di­ğer şartların da bulunması du­rumunda yeniden ölüm aylığı bağlanması mümkün olabili­yor. Ancak uygulamada boşan­ma sonrasında başvuru yapıl­madığı veya gerekli belgeler zamanında sunulmadığı için aylığın geç bağlandığı örnek­lerle de karşılaşılıyor.

Erkek çocuklarında yaş ve eğitim takibi önemli

Erkek çocukları bakımından ölüm aylığının kesilmesinde yaş ve öğrenim durumu belirle­yici oluyor.

18, 20 ve 25 yaş sınırları ile eğitim durumundaki değişik­likler yakından takip ediliyor.

Öğrenciliğin sona ermesi, yaş sınırının dolması veya hak sa­hipliği şartlarının kaybedilme­si halinde ölüm aylığı kesiliyor.

Bu nedenle eğitim hayatında­ki değişikliklerin SGK kayıtla­rına doğru şekilde yansıtılması önem taşıyor.

Malul çocuklarda kontrol muayenesi unutulmamalı

Malul çocuklar için ölüm ay­lığı, çalışma gücünün en az yüz­de 60’ının kaybedildiğinin Ku­rum Sağlık Kurulu tarafından tespit edilmesine dayanıyor.

Ancak hak sahipliği bununla sınırlı kalmıyor.

Kontrol muayenesi sonucun­da maluliyet şartlarının orta­dan kalktığının belirlenmesi halinde ölüm aylığı sona erebi­liyor.

Ayrıca çalışma hayatına baş­lanması veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir ya da aylık bağ­lanması da hak sahipliğini etki­leyebiliyor.

Emekli Sandığı kapsamındakilerde farklı hükümler var

5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu kapsamında bağlanan dul ve yetim aylıkları açısından bazı farklı kurallar uygulanı­yor. Örneğin çalışma hayatına başlanması, görev statüsü veya alınan sosyal güvenlik gelirine göre aylığın devam edip etme­yeceği değişebiliyor.

Bu nedenle Emekli Sandığı kapsamındaki dosyaların, 5510 sayılı Kanun kapsamındaki dosyalarla birebir aynı kuralla­ra tabi olduğu düşünülmemeli.

SGK yersiz ödemeleri geri isteyebilir

Hak sahiplerinin en fazla mağduriyet yaşadığı konuların başında yersiz ödemeler geli­yor.

Evlenme, çalışma, emeklilik, öğrenimin sona ermesi veya diğer hak sahipliği şartlarının değişmesine rağmen Kuruma bildirim yapılmaması halinde, SGK tarafından fazla ödenen tutarlar daha sonra yasal hü­kümler çerçevesinde geri iste­nebiliyor.

Bu nedenle hak sahiplerinin yalnızca aylık bağlanırken de­ğil, aylık devam ederken de yü­kümlülüklerinin bulunduğu unutulmamalı.

En sık yapılan hatalar

Uygulamada en çok karşılaşı­lan yanlışlar şunlar oluyor:

-Ölüm aylığının hiçbir şart­ta kesilmeyeceğini düşünmek.

-Evlilik veya çalışma bilgi­sini SGK’ya bildirmemek.

-Öğrenim durumundaki de­ğişiklikleri zamanında Kuruma iletmemek.

-Herkes için aynı sosyal gü­venlik kurallarının geçerli ol­duğunu sanmak.

-Sosyal medyada paylaşılan doğrulanmamış bilgilere göre hareket etmek.

Bu hatalar hem hak kayıpla­rına hem de geri ödeme yüküm­lülüğüne neden olabiliyor.

Sonuç:

Ölüm aylığı, sosyal güvenlik sisteminin geride kalan aile bi­reylerine sağladığı en önemli güvencelerden biridir. Ancak bu hak, yalnızca aylığın bağlan­masıyla sınırlı değildir. Hak sa­hipliği şartlarının korunması, meydana gelen değişikliklerin zamanında SGK’ya bildirilme­si ve mevzuatın doğru uygulan­ması da en az ilk başvuru kadar önem taşımaktadır.

Bu yazı dizisinde ölüm aylığı­nın bağlanma şartlarından dul eşin haklarına, çocuklar için uygulanan kurallardan anne ve babaya aylık bağlanmasına, son olarak da aylığın kesilmesine kadar en çok merak edilen ko­nuları ele aldık.

Sosyal güvenlik mevzuatı, her dosyanın kendi özellikle­ri çerçevesinde değerlendiril­mesini gerektirir. Bu neden­le hak kaybı yaşanmaması adı­na, tereddüt edilen konularda SGK’dan bilgi alınması veya sosyal güvenlik hukuku alanın­da uzman kişilerden görüş alın­ması, uzun ve yıpratıcı uyuş­mazlıkların önüne geçilmesine katkı sağlayacaktır.

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 14.393,85 0,00 %
Dolar 48,6085 0,13 %
Euro 56,5014 0,22 %
Euro/Dolar 1,1615 0,03 %
Altın (GR) 6.787,54 -0,91 %
Altın (ONS) 4.328,63 0,27 %
Brent 104,46 -1,63 %