Olumlu küresel gelişmeler ve faizler

Fatma MELEK
Fatma MELEK PİYASA GÖZÜYLE fatma.melek@akbank.com

COVID-19 salgınında vaka sayısı dünyada 7 milyon kişiyi geçti; Asya ve Avrupa ülkeleri ekonomilerini açmaya başladı. Alınan olağanüstü önlemler ve açılmalar ile birlikte Euro Bölgesi ve ABD PMI imalat sanayi ve hizmet sektörü aktivite göstergeleri dip seviyelerinden, çok düşük bazın da etkisiyle V şeklinde toparlanıyor. Çin’de ise aynı göstergeler eşik seviyelerini aşarak ekonominin büyümeye geçtiğine işaret ediyor. Cuma günü de ABD istihdam verisinde 7,5 milyon azalma beklentisine karşılık 2,5 milyon kişilik istihdam artışı ve isşizlik oranının %19’a yükselme beklentisine karşın, %14,7’en %13,3’ gerilemesi olumlu oldu. ABD istihdamı da nisan ayında görülen çok hızlı düşüşünden V şeklinde çıkıyor görünüyor. Merkez bankalarından gelen likidite destekleri ve dipten toparlanmalar ile birlikte dolar endeksi de (DXY) da küresel çapta zayıflıyor. Dolar likiditesi sıkışıklığı da azalıyor. Bu gelişmeler Türkiye dahil olmak üzere tüm gelişmekte olan ülkelerin para birimlerine olumlu yansıyor. Hisse senedi piyasaları da büyük yükselişler kaydediyorlar. Örneğin; ABD’de S&P 500 endeksi 19 Şubat’taki tepe noktasından %35 gerileyerek 23 Mart’ta dip seviyeleri gördükten sonra, hızlı bir şekilde toparlandı. Tepe noktasından sadece %6 uzaklıkta ve sene başından bu yana değer kaybı %1,1. Nasdaq bileşik endeksi ise cuma günü zirve seviyesini gördü ve 2020’de %9,4 artış gösterdi. Endüstriyel emtia fiyatları da kayıplarının önemli kısmını geri aldılar. ABD istihdam verisinin beklentilerden olumlu gelmesi ile ABD 1o yıllık devlet tahvili getirileri de %1’e hızlı bir şekilde yaklaştı.

Merkez bankalarının destekleri toparlanma sürecinde çok belirleyici oluyor. ECB, mart ayında 750 milyar euro olarak açıkladığı Pandemi Acil Satın Alma Programı’nı (PEPP) 600 milyar euro artırdı ve program 2021 Haziran ayına kadar uzatıldı. Ayrıca, vadesi gelen varlıklar da en azından 2022 yılı sonuna kadar yeniden yatırıma yönlendirilecek. Bu hafta Fed toplantısı var. Fed’in pandemide tahvil satın alımı yoluyla yaptığı işlemlerin ölçeği çok hızlı artarken (2,1 trilyon dolar), merkez bankası borçlanma maliyetlerinin düşürülmesi için varlık alımının açık uçlu olacağını belirtmiş idi.

Getiri eğrisi kontrolü de, bu bağlamda daha fazla gündeme geliyor. Diğer bir deyişle, bir merkez bankasının uzun vadeli bir faiz hedefi belirlemesi ve bu faiz hedefini tutturabilmek için gerektiği ölçüde bono alımı ve satımı yapması anlamına gelir. Japonya 2016’da yaptı ve 10 yıllık uzun vadeli bono faizi hedefini %0 olarak belirledi. Bu pandemide Avusturalya Merkez Bankası da 3 yıllık devlet tahvili hedefini %0,25 olarak belirledi. Politika faizi oranı da bu seviyeye düşürmüştü. Fed’den benzer bir yaklaşımı benimseyeceği görüşleri dile getiriliyor.

Uzun vadeli faizlerin seviyesinin kontrolü eğer ABD’ de uygulanırsa uzun vadeli faizler ile kısa vadeli faizler arasındaki fark azalır. Uzun vadeli dolar cinsi faizlere bir tavan konulması anlamını taşır. Küresel çapta riskli aktif değerlemelerini destekler ve uzun vadeli faizleri aşağı yönlü baskılar.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
COVID-19 ve görünüm 10 Nisan 2020