24 °C
Dr. Hakan ÇINAR
Dr. Hakan ÇINAR SIRADIŞI hakan.cinar@mentorgumruk.com.tr

Online yaşam

Online yaşam mı bize geldi, biz mi ona bilinmez ama; korona virüsünün tüm iş ve eğitim dünyasını önemli bir sınava tabi tuttuğu kesin. Bugünlerde başka hiçbir gündemimiz yok, uzunca bir süre olması da pek mümkün görünmüyor. Çok değil, ülkemizde daha 1 ay önce sağlığa dair her şey öylesine normaldi ki, hiç birimizin aklına ne AVM’lere girişin kısıtlanacağı, ne kafe ve eğlence merkezlerinin kapanacağı, ne düğün salonlarının çalışmayacağı, ne mağazaların kapanacağı, ne de insanların iş yeri yerine evlerinden çalışmak durumunda kalacağı gelmezdi. Okulların eğitime ara vereceği de asla öngörebileceğimiz bir durum değildi. Bugün 20 Mart, bu noktadayız. Her hafta biraz daha tırmanan bu önlemlerin bir sonraki hafta bize ne getireceğini yazık ki kestiremiyoruz.

Ben bu kez bu global kriz durumunun, dış ticaretimize nasıl yansıyacağına veya ekonomideki resesyon endişesine değinmeyi düşünmüyorum. Bu evreyi uzunca bir süre konuşarak geride bıraktık. Artık bir sonraki evreye, yani sağlığımızı kaybetmeden nasıl yaşamımızı sürdürebileceğimize ve ev ortamından çıkmadan iş yaşantılarımızı devam ettirebileceğimize odaklandığımız ikinci evreye geldik. Hiç istemesem de üçüncü evre ve oradaki ihtiyaçlara da değineceğim. Uzun bir süredir internet sayesinde pek çok şeyi yapar hale geldik. Online alışveriş, uzaktan eğitim zaten yaşamımızın parçasını oluştururken, birçok şirket de, online toplantılar ve iş görüşmeleri gibi kavramlar dahil, pek çok online uygulamayı yaşamına sokmuş ve kullanır hale gelmişti. Bu kez durum farklı, sağlık uzmanlarının evinizden çıkmayın uyarısı, yerli yabancı tüm şirketlerin bu konuda tedbir almasını zorunlu hale getirdi. Teknolojiyi önemseyen şirketler, zorlanmadan sistemlerini kurarken, afet planı yapmayan pek çok işletme ise, hani şu kervan yolda düzülürcüler, hazırlıksız yakalanarak çalışanlarını risk altında tutmaya devam ediyorlar. Elbette sahada sürdürülmesi gereken meslek dalları bu duruma dahil değil. Ama kabul etmek lazım ki, afet planı veya acil durum planı denilen kavramların ne denli önemli olduğuna bugünlerde hep birlikte şahit oluyoruz.

Ancak üçüncü evre dediğim ve asla yaşamak istemeyeceğimiz durum ise, her şeyin daha kötüye gidip, sadece hayatta kalmaya odaklanacağımız dönem. Aklımıza getirmek istemesek de, olası bir evre olduğunu unutmamak gerekiyor. Online yaşam için de, işlerin devamı veya olan bitenden haberdar olmamız için de elektrik enerjisine ihtiyacımız tartışılmaz. Ama asla en önemli ihtiyacımız bu değil. Üçüncü evreyi yaşamamız halinde ihtiyaç duyacağımız tek ve asıl enerji ne yazık ki sadece gıda olacak. Çünkü yaşamımızı sürdürmemiz için birinci öncelikli ihtiyacımız elektrik değil, beslenme olacak. Bu da bir ülke için tarım ve hayvancılığın ne denli önemli olduğunu maalesef bu dönemlerde bize daha fazla hatırlatıyor. İyi zamanlarda söylediğimizde anlamayanlar için, şimdi herhalde bu mesajım daha anlamlı gelmiştir.

Koronavirüs bizleri ve tüm yaşamımızı sarstı. Ve hatta TV'deki 80'ler dizisindeki nostalji dediğimiz pek çok eski anıyı bize yeniden hatırlatır hale geldi. Kolonyanın önemini bile daha iyi anlar olduk, temizlik ve hijyenin kıymetini bugüne dek bilmeyenler de fark ettiler. Bunca teknoloji şu anda yetersiz kaldı, insanlık bir virüsün yarattığı etkiyi çözememiş oldu. Üzücü de olsa, bazen yaşamda basit gibi görünen şeylerin ne denli önemli olduğunu fark ettirdi bize. Belki de hayatı ıskalamamamız gerektiğini, özellikle hep çok yoğun olmaktan şikayet eden bizlerin, yaşamımızdan daha önemli bir şey olmadığını ve olamayacağını gösterdi virüs. Öğrenilmiş çaresizlik içerisinde olduğumuz bu günlerde öğrendiklerimizden yanımıza bir kırıntı bile kar kalırsa bizlere, ölenlerin ardından duyacağımız üzüntüye rağmen, bu işten de bir ders çıkardık diyecek, avunacak ve yaşamımıza kaldığımız yerden devam edeceğiz. Yeter ki bu dersin bedelini ağır ödemeyelim.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap