Opel, ahırda dikiş makinesi üretiyordu

KERİM ÜLKER
KERİM ÜLKER Perde Arkası kerim.ulker@dunya.com

Günümüzün yeni doğmuş küresel markalarının hikayesi genelde bir otomobil garajında başladı. Sadece teknolojinin değil, ekonominin de hükümdarları arasında yer alan Amazon, Apple, Microsoft, Google, Hewlett Packard…

Bir de buna dünyanın en önemli müzik gruplarından Beatles ve Weezer’ı da ekleyin. Hepsinin tohum olan düşünceleri, yaratıcılarının garajları oldu. Peki, otomobil yokken fikirler nerede üretiliyordu? Ahırda…

Tıpkı dünyaca ünlü otomobil firması Opel gibi. Her ne kadar biz logosunda bir tekerlek ve üzerinde şimşek görsellerini görsek de Opel’in ortaya çıkışı pek otomobille bağlantılı değil. 1862 yılında Almanya’nın Hessen Eyaleti’ne bağlı Rüsselsheim şehrinde Adam Opel tarafından kurulan marka, ilk önceleri dikiş makineleri üretiyordu.

1881’de fikrini çeşitlendiren Adam Opel, bir yandan da yüksek tekerlekli bisiklet üretiminde karar kıldı, inek ahırındaki üretimini bir binaya taşıdı. Ürettikleri bisikletlerle yarışlara katılan iki oğlu, kazandıkları başarılarla dikiş makinelerinin artık verimli olmadığını babalarına gösterdi.

8 Eylül 1895 yılında vefat eden Adam Opel’in ardından şirketi devralan çocukları bisikletle başladıkları ulaşım planlarına otomobili ekledi. 1902 Hamburg Otomobil Fuarı’nda ilk araçlarını sergileyen Opel, 1906 yılında üretime başladı. 1909 yılında  Doktorwagen yani Doktor Arabası adını verdikleri 4/8 PS modeli banttan indiren Opel’in tesisi 1911 yılında büyük bir yangında hasar gördü.

İkinci Dünya Savaşının tartışılan markası

1920’ler ile birlikte seri araç üreten ilk Alman firması olarak tarihe geçen Opel, ekonomik modeli Laubfrosch ile otomobil sahibi olmanın herkesin hakkı olduğunu gösterdi. 1928 yılında Alman pazarının neredeyse yarısını kontrol eden Opel’in yüzde 80’i 1929- 1931 yılları arasında parçalar halinde ABD’li GM’e satıldı. İlklerin markası Opel hızlı büyüme gösterdi, 100 bin adetlik satış hacmini aşan ilk Alman markası oldu.

İkinci Dünya Savaşı Opel için farklı bir özelliğe sahipti. Sahibi ABD’li olan Alman marka, savaşın tarafları arasında da tartışmaya neden oldu.

GM’in efsane CEO’su Alfred Sloan’ın hatıralarına göre savaş başladığında Almanya’nın birçok yabancı sermayeli sanayi varlığını devletleştirdiği gibi, GM’nin Opel ile ilişkisi koptu ve savaşın geri kalanı için bu şekilde kaldı. Bu nedenle diğer otomobil firmaları Alman savunma sanayisine üretim yaparken, bu kervana Opel katılmadı. Savaşın sonunda ise tazminat isteyen SSCB’nin Opel’e göz dikmesine Washington yönetimi sert yanıt verdi, engelledi. Savaş ile üretim tesislerini kaybeden Opel çalışanları fabrikayı kendileri inşa etti.

4 yılda ikinci kez el değiştirdi

2017’ye kadar üretimini hızla geliştiren Opel, kardeş İngiliz markası Vauxhall ile birlikte, Groupe PSA tarafından satın alındı. 2021’de de Group PSA ve Fiat Chrysler Automobiles’in birleşmesi üzerine marka Stellantis bünyesine girdi. Hikayesi birçok küresel köklü dev ile aynı neredeyse. Örneğin Nokia gibi asırlık öyküsünün başlangıcı, verimlilik ve teknoloji ile birlikte sürekli değişim gösterdi.  

 

1881’de fikrini çeşitlendiren Adam Opel, yüksek tekerlekli bisiklet üretiminde karar kıldı, inek ahırındaki üretimini bir binaya taşıdı.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar