Opet Çıplak Köyü’nü 10 milyona giydirdi

Yasemin SALİH
Yasemin SALİH İYİLİK FABRİKASI yasemin.salih@dunya.com

Çanakkale, Troya’dan Türkiye Cumhuriyeti’ne kadar yeni başlangıçlara imza atan destanların şehri olarak kabul ediliyor. Tarihi ve doğasıyla da Türkiye’nin önemli turizm destinasyonlarından biri. Buna bir de tarımsal avantajı eklendiğinde “doğuştan şanslı” şehirler arasında sayılabilir. Yine de Çanakkale’nin köylerinde 2006’dan bu yana bambaşka bir şanstan bahsediliyor. “O köye Opet düşmüş” diyorlar, sanki piyangoda büyük ikramiye birine çıkmış gibi…

Opet, 2006’da başladı Gelibolu Yarımadası’nda “Tarihe Saygı” projesine. Yönetim Kurulu Üyesi Nurten Öztürk’ün sosyal sorumluluk projesi olarak başlatılan “Tarihe Saygı”, önce Gelibolu’daki köylerde fark yarattı. Köyler düzenlendi, köylülere eğitim verildi. Ardından Çanakkale Valiliği, “Bu deneyimle Troya bölgesine de bir el atın” deyince arkasından tarihi Troya kentinin kalıntılarına en yakın köylerden Tevfikiye’ye kırıldı Opet’in dümeni. Tevfikiye, yapılan düzenlemelerin ardından bir Arkeo-köy’e dönüştürüldü.

Anadolu’da başka hangi köyler var diye araştırılırken Çanakkale Valiliği adeta “Çanakkale geçilmez” dedi ve bu kez 5 bin yıllık tarihi olan Çıplak Köyü’ne yönlendirdi “Tarihe Saygı” ekibini… En başından bu yana projeye rehberlik eden Çanakkale 18 Mart Üniversitesi’yle yola devam edildi ve Çıplak Köyü’nde pandemiye rağmen yürütülen çalışmalarla bir Etno-Köy oluşturuldu. Opet Yönetim Kurulu Üyesi Nurten Öztürk, “Pandemiye rağmen sıkı çalıştık. Çıplak Köyü’nü dünyanın en güzel köylerinden biri haline getirdik” diyor.

14 yılda 300 milyon TL

Opet’in “Tarihe Saygı” projesi kapsamında sadece fiziksel düzenlemeler değil, köylülerin yaşamlarına da dokunulduğunu belirtiyor Nurten Öztürk. Projeye başlarken köy halkının fikirlerini aldıklarını vurgulayarak, şöyle devam ediyor: “Ayrıca Çanakkale Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü işbirliğinde gerçekleştirilen kurslar ile burada yaşayanların bilinçlenmesi, iş sahibi olması ve sosyal yaşam kalitelerinin artmasını amaçladık. Takı tasarımından İngilizce’ye, hijyen kurallarından pansiyonculuğa kadar pek çok farklı konuda eğitimler verildi. Aynı zamanda yaşadıkları toprakların değerini anlamalarını, öğrenmelerini ve anlatmalarını sağlamak üzere tarih bilgileri tazelendi. Böylece köylerdeki halkın kültürel ve tarihi turizm içerisinde aktif rol oynamasına katkı sağladık.”

Opet, 2006 yılından bu yana Tarihe Saygı Projesi’ne 300 milyon TL’lik kaynak aktarmış durumda. Sosyal sorumluluk söz konusu olduğunda sürekli yeni projeler peşinde koşan Öztürk, “Bu konuda şanslıyız, mali açıdan kısıtlanmıyoruz” diyor. Şirketin yıllık kurumsal sosyal sorumluluk bütçesinin 20 milyon lira olduğu düşünüldüğünde gerçekten de bir şanstan bahsedilebilir. Projelerin dinamiğine göre bu rakamın değiştiğini belirten Öztürk, Çıplak Köyü projesi için 10 milyon liralık bütçe ayrıldığını söylüyor.

Troya’nın keşfine ev sahipliği yaptı

5000 yıllık tarihi olduğu belirtilen Çıplak Köyü, Troya’nın keşfinde başlangıç noktası olarak kabul ediliyor. 17’nci üzyıldan itibaren bilim insanı Schlimann ile başlayan arkeoloji çalışmaları ve ardından gelen seyyah ve arkeologların Çıplak Köyü’nde konakladıklarını vurgulayan Nurten Öztürk, “Schliemann’ın kazı yaptığı dönem kaldığı evin bu köyde olması, köy halkının neredeyse tamamının Troya kazılarına katılması Etno-köy Çıplak’ı arkeoloji tarihi açısından da önemli bir konuma getiriyor. Geleneksel tarımın izlerinin bulunabildiği Çıplak Köyü’nde ziyaretçilere köy tarihçesini özgün motiflerle aktarıyoruz” diyor.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar