Organik tarım destek bekliyor

Ahmet COŞKUNAYDIN
Ahmet COŞKUNAYDIN ahmetcoskunaydin@hotmail.com

Günümüzde, katkısız, katışıksız gıda ile beslenme eğilimi giderek önem kazanıyor. Vatandaşlar bu alanda bilinçleniyor. Ancak, söz konusu katkısız ve katışıksız ürün üreticileri, yeterli destek alamadıklarından adeta kaderleriyle baş başa mücadele ediyorlar.

Kendisini bu amaca yani doğal, ilaç verilmeden gıda maddesi ve de özellikle tarım ürünleri üretmeye adayanlar, ürünlerini pazarlayabilmek, tüketiciye kolaylıkla ulaşabilmek konusunda alt yapıda destek beklentisindeler.
Tüm aile bireyleriyle çevreye örnek olmak kararlılığıyla yola çıkan Karacabeyli Şaban Burhan, ilaçsız tarım üretmek için yola çıktığında kimsenin kendisine inanmadığını, ancak bunu başardığını belirtiyor. Burhan, benzer tarım işletmelerine yol gibi altyapı hizmetlerinin getirilmesiyle hem ürünlerin bilinçli tüketiciye kolay ulaşacağını hem de bu desteklerin yeni girişimcileri cesaretlendirerek üretime yönlendireceğine dikkat çekiyor.

Organik tarımın yaygınlaşmasının, iç göçü engelleyeceğini ve genç nesilleri toprağa bağlayacağını da vurgulayan organik tarım ürünleri üreticisi Şaban Burhan, tarım ürünlerinde özellikle bilinçsizce kullanılan birçok mücadele ilacının zehirli olduğunu ve bunların insanların sağlıklarını geri dönülmez şekilde bozduğunu da vurguladı. Burhan, bir yakınından karşılıksız olarak aldığı kapya biberleri toplayıp pazara götürmesiyle ilk işi olan pazarcılığa başladı. Perakendecilik ve toptancılık deneyimlerinin ardından, kendisi ve çocuklarının ihtiyacı kadar gıda üretebilecekleri küçük bir bahçede tarımsal üretim başlattı. Katıldığı bir fuarda organik tarımı öğrendi, insan ve toprak sağlığı için önemini anladı. Organik tarımı tanıdıkça üretim arazisini genişletti. Şeftali, incir, kayısı, elma, armut, kiraz, ayva, ceviz, zeytin gibi ürünlerin tepkilerine baktı ve belirli bölgelerden numuneler aldı. Toprakta tespit ettiği sorunları kireç ve hayvan gübresi takviyesiyle çözdü.

Buğday Derneği ve Şişli Belediyesi işbirliğiyle kurulan Şişli %100 Ekolojik Pazar’ın en eski üreticilerinden biri olan Şaban Burhan, maddi ve manevi kayıplar yaşamış olmasına rağmen organik tarımdan vazgeçmedi ve zehirsiz üretmenin mümkün olduğuna dair inancını hiç kaybetmedi.

Organik tarımdan vazgeçmeyerek yıllarca sürdürdüğü çabası meyvelerini verdi ve yirmi yıldır Karacabey’de 200 dönüm alan üzerinde, yaklaşık 85 çeşit ürünü organik tarım yöntemleri ile yetiştirmeye devam ediyor. Aile işletmesi olarak çalıştırdıkları Şaban Burhan Çiftliği’nde 20 kişiye istihdam sağlıyor. Organik üretime başladığı ilk yıllarda ürünlerinin sadece %50’sini satabiliyorken; tüketicilerin gıda meselesi ile ilgili bilinçlenmesi ve organik pazar sayılarının artması ile bu oranı %70’lere kadar çıkartabilmiş durumda.

Zehirsiz Sofralar Mümkün

Türkiye’de pestisit kullanımı son dört yılda %51 artmış durumda. Pestisit, endüstriyel tarımda mantar, böcek, yabani otlara vs. karşı kullanılan kimyasalların genel adı. Ancak “tarım ilacı” olarak bilinen pestisitler iyileştirmiyor; toprağı, suyu, havayı, insanları, hayvanları zehirliyor. Bitkilere uygulanan pestisitlerin sadece yüzde 2’si uygulandığı alanda kalıyor; geriye kalan yüzde 98’lik kısım havaya, toprağa ve suya karışıyor.

Günümüzde yaygın olarak kullanılan bazı pestisitler hayvan deneyleri dikkate alındığında, insanlar için “kanserojen olması kuvvetle muhtemel olanlar” ya da “muhtemel kanserojen” olarak sınıflandırılıyor. Pestisitler üzerine yapılan çalışmalar, çiftçiler ve tarım işçileri üzerindeki akut etkileri dışında, alınan miktarlar görece küçük olsa da, uzun süre boyunca maruz kalındığında insanlarda kronik hastalıklara da neden olabildiğini göstermektedir. Pestisitlerin insanların sinir ve hormonal sistemine zarar verdiği biliniyor. Ayrıca araştırmalar pestisit kullanımı ile sarkomlar (bir tümör grubu), multipl miyelomlar, prostat, pankreas, akciğer gibi kanser türleri, beyin tümörleri, bilişsel ve psikomotorik fonksiyonlarda bozulmalar ve depresyon arasında bağlantı olduğunu gösteriyor. Çocuklarda öğrenme ve dikkat eksikliği, duyusal eksiklikler veya gecikmiş gelişim, pestisite maruz kalma sonucu en sık görülen nörolojik bozukluklar arasında yer alıyor.

Sağlığa etkilerinin yanı sıra su, toprak, biyolojik çeşitlilik, iklim üzerindeki olumsuz etkileri nedeniyle Buğday Derneği olarak “tarım ilacı” ve “pestisit” yerine, nasıl fareler için kullanılan pestisite “fare zehiri” deniliyorsa, “tarım zehiri” kavramını kullanmayı öneriyoruz.

Şaban Burhan’ın ve onun gibi pek çok doğa dostu üreticinin deneyimleri, zehirsiz üretimin mümkün olduğunu kanıtlıyor. Tarım zehirlerine mahkum değiliz, pestisit kullanmadan da gıdamızı yetiştirebiliriz.

100’ün üzerinde kurum ve inisiyatifin yan yana gelerek oluşturduğu Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı, 23 Kasım 2019’da “Tüm Canlılar İçin Zehirsiz Sofralar” başlığıyla bir imza kampanyası başlattı. Kampanyada Dünya Sağlık Örgütü tarafından “son derece tehlikeli”, “yüksek seviyede tehlikeli” ve “muhtemel kanserojen” olarak belirlenen ve pestisitlerde kullanılan 13 etken maddenin öncelikle ve ivedilikle yasaklaması talep ediliyor.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar