Orta Doğu’da gerginlik otomotiv ve yarı iletken sektörü için de bir sorun haline geldi

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Orta Doğu’da gerginlik, çip endüstrisinin derin sıkıntılarını tekrar gündeme ta­şıyor. Son gelişmeler, dünya genelinde sert ekonomik etkilere yol açarken, savaş bölge­sinden çok uzakta olmasına rağmen tüm ül­keleri ve otomotiv üreticilerini etkiliyor. Üreticiler birçok yönden etkilenirken, ener­ji fiyatlarındaki artış, hızla büyüyen yarı ilet­ken ticareti gibi büyük endüstrilerin sorun­suz çalışmasına olanak tanıyan koşulları teh­dit ediyor.

Orta Doğu’da gerginlik ve Hürmüz Boğa­zı’nın kapatılması bu sorunu yaratırken, tar­tışmaları tekrar hammadde ve yerinde üre­tim konularına odaklandırdı. Ülkeler, uzun yıllardır süregelen bir bağımlılığın bir eko­nomi için ne kadar tehlikeli hale gelebilece­ğini görmüş oldu.

Çip ekonomisindeki enerji kısıtlaması

Çip endüstrisi büyük ölçüde ithal fosil ya­kıtlardan, özellikle petrol ve sıvılaştırılmış doğal gazdan (LNG) üretilen elektriğe bağım­lı. Petrol, kömür ve doğal gaz ana hammadde­leri oluşturuyor. Çip üreticileri, ihtiyaç duy­duğu ham petrolün yaklaşık %70’ini Orta Do­ğu’dan ithal ediyor. Bu petrolün neredeyse tamamı Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor.

Petrolün beslediği sektörler arasında dün­ya lideri yarı iletken endüstrisi de yer alırken, enerji ithalat ihtiyacı ile gelişmiş çip üreti­minin elektrik talebi arasındaki uyumsuzluk, ülkelerin yarı iletken liderliğini büyük bir risk altına sokuyor. Ülkeler, temiz enerjiye olan uzun süreli bağlılıklarına rağmen, nük­leer, güneş, rüzgâr ve biyoyakıtlar gibi daha kendi kendine yeten alternatiflere geçişi da­ha fazla düşünmeye başladı ve bu alana yöne­liyor. Orta Doğu tedarikçilerine daha az ba­ğımlı elektrik kaynakları arasında ise kömür hâlâ nükleer enerjiden daha önde yer alıyor.

Ülkelerin enerji talebi, çip üretimini artır­ma çabalarıyla birlikte daha da artacak görü­nüyor. Kore’de inşa hâlinde olan ve 2027’de kısmen açılması planlanan dünyanın en bü­yük çip kompleksi, yapay zekâ odaklı talebin hızlanmasıyla birlikte ülkenin küresel bellek çip üretimindeki hâkimiyetini güçlendirmek için tasarlandı. Bu durum, enerjinin geliş­tirme zorluklarının merkezinde yer aldığını gösteriyor. Kompleksin çalışması için 16 gi­gawatt enerjiye ihtiyaç duyulacak.

Enerji güvensizliğinin küresel sonuçları

Ülkelerin enerji bağımlılığı küresel sonuç­lar doğuruyor. Bellek çip pazarının önemli segmentlerinde lider konumda olan ülkeler­de enerji tedarikindeki aksamalar, küresel teknoloji tedarik zincirlerinde yankı bulu­yor. Küresel yarı iletken pazarında, modern bilişimin temelini oluşturan, yapay zekâ sis­temlerini ve bulut veri merkezlerini destek­leyen, ayrıca akıllı telefonlar, otomobiller ve endüstriyel bilişim sistemleri için kritik olan bellek teknolojileri daha da öne çıkacak.

Yüksek enerji maliyetlerinin gelecekte bir­çok üreticiyi, enerji maliyetlerinin daha dü­şük olduğu ülkelere yönlendirmesi de muh­temel.

Çip üretiminin büyük bir kısmının ülke dı­şında olması, ülkeler açısından ciddi riskler yaratıyor. Yapay zekâ patlaması çip fiyatları­nı tarihî zirvelere taşırken ve büyük teknoloji şirketleri gelişmiş bellek çipleri için çok yıllı sözleşmeler imzalarken, bu durum Hürmüz trafiği kesintiye uğramadan önce bile sektör­de bir kıtlığa yol açmıştı.

Başka bir deyişle, Orta Doğu’da yaşanan gerginlik yeni bir stratejik darboğazı daha da belirginleştirdi: Dünyanın en önemli bel­lek çip üreticileri, jeopolitik açıdan istikrar­sız bölgelerden geçen enerji kaynaklarına ba­ğımlı hâle geliyor.

Üreticiler enerji riskini nasıl azaltabilir?

Üreticiler, ithal fosil yakıtlara olan bağım­lılığı azaltmak için güvenilir yerli enerji kay­naklarını genişletmeli. Yarı iletken ekonomi­leri, enerji politikalarını endüstriyel strateji ve ekonomik güvenlikle uyumlu hâle getir­meli; stratejik deniz ticaret yollarının kesi­şim noktalarında konumlanırken %100 yeni­lenebilir elektrik tedarikine yönelmeli.

Temiz enerji, yalnızca bir iklim politikası olarak değil; aynı zamanda yarı iletken reka­bet gücü ve enerji güvenliği açısından strate­jik bir temel olarak ele alınması gereken bir konu olarak öne çıkıyor.

Yazara Ait Diğer Yazılar