Ortak akıl ile "birlikte dönüştürme" zamanı

DİDEM ERYAR ÜNLÜ
DİDEM ERYAR ÜNLÜ YAKIN PLAN didem.eryar@dunya.com

Sabancı Üniversitesi Yönetim Bilimleri Fakültesi (YBF) Arama Kürsüsü Başkanı Prof. Dr. Oğuz Babüroğlu: “Temelde iki konu çok önemli: Birincisi; eyleme fayda sağlayacak yeni bilgiyi üretmek. İkincisi ise farklı paydaşlarla iş birliği avantajı geliştirmeyi rekabet avantajı geliştirme düzeyine çıkartmak. Çok fazla dönüşüm yaşadığımız bir dönemde, birlikteliğin avantajını yaratma gerek” diyor.

Dünyamız çok taraflı bir değişim ve dönüşüm sürecinden geçiyor. Bir yanda iletişim ve iş birliğini kolaylaştıran internet ve sosyal medya, yapay zeka teknolojileri, sanal gerçeklik, uzayda yolculuk gibi fırsatlar, diğer yanda ise iklim değişikliği, gıda krizleri, salgın hastalıklar gibi tehditler ile karşı karşıyayız. Bu karmaşık süreç bireyleri ve kurumları çevik ve yenilikçi çözümler bulmaya itiyor. Bu çözümlere ulaşabilmek için ise, daha bütüncül, katılımcı, eşitlikçi, sürdürülebilir bir iş birliği ve bilgi üretme yaklaşımına ihtiyacımız var.

Bilgiye çok kolay bir şekilde ulaştığımız bir çağdayız; fakat bu bilgiyi doğru yönetebilmek için geçmişi, bugünü ve geleceği de kapsayan bütüncül bir bakış açısı ve sürdürülebilir çözümler üretmek için “ortak akıl” çok önemli.

Sabancı Üniversitesi de bu bakış açısından hareketle birlikte bilgi üretimini temel alan, “eylem araştırması”nı uygulamaya koyuyor.

Eylem araştırması (AR), değişim ve dönüşüm odaklı aktif, katılımcı ve demokratik yapısıyla dönüşüm süreçleri için ideal bir araştırma yöntemi olarak tanımlanıyor. AR, pratik ve pragmatik eylem bilgisi geliştirmeyi ve dönüşüm süreçlerini ve kalıplarını değiştirerek anlamamıza yardımcı olacak yeni bilgiler üretmeyi, sorgulamayı ilerletmeyi ve alana anında fayda sağlayan bir metodoloji olarak öne çıkıyor.

Eylem Araştırması ve Dönüşüm Tezsiz Yüksek Lisans Programı (mART) da, önümüzdeki dönemde kaçınılmaz olarak karşı karşıya kalınacak değişim ve dönüşüm süreçlerini etkin bir şekilde yönetebilen liderler yetiştirmeyi amaçlıyor.

Sabancı Üniversitesi Yönetim Birimleri Fakültesi Arama Kürsüsü Başkanı Prof. Dr. Oğuz Babüroğlu, “arama konferansı” yönteminin isim hakkının sahibi ve bilgi üretimi konusunda önemli çalışmalara imza atmış bir isim. “Ortak akıl” üretmeye odaklanan programın içeriğini Prof. Dr. Babüroğlu’ndan dinledim:

Hazır akıl, yeni akıl ve ortak akıl

“Arama Konferansı isim hakkını aldığımız dönemde ‘arama motoru’ diye bir olgu da yoktu. Google 1998’de kuruldu. Arama; bilmediğimiz ve anlamlandıramadığımız şeylerin peşinde koşmak anlamına geliyor. Araştırma geçmişe yönelik bilginin modellenmesini içerirken, arama geleceğe yönelik. Arama bir paradigma. Yeni bilgiyi bulma yaklaşımı; dolayısıyla araştırmadan daha farklı bir yöntem. Eylem araştırması ise daha farklı bir anlayış. Eyleme faydalı olacak bilgiyi üretmeye odaklanıyor. Peki yeni bilgiyi, gelecekle ilgili bilgiyi kim biliyor? Bu bilginin çok değişik yerlerde örtük olduğunu düşünüyoruz. Bugün ve gelecekle ilgili bilgi hepimizin içinde yaşıyor. Bu örtüklüğü yaratıcı bir şekilde kaldırdığımızda yeni akıl ortaya çıkıyor. Bilindik şekilde kaldırdığımızda hazır akıl ortaya çıkıyor. Bunları birleştirip tüm kurumlara ve ülkeye faydalı hale getirecek akla ise ortak akıl diyoruz. Bugün herkesin dilinde ortak akıl var. Bu kadar eksik olduğu için çok dile getiriliyor.”

Tek düze anlatımlı pedagojiyi değiştireceğiz

“En tepedeki kişiler rotalarını bulmayı öğrendiler. Bizim hedefimiz bu kişilerin yedekleri. Bundan sonra gelecek liderlerin dönüşüm yönetimini, birlikte yönetmeyi bilmemesi düşünülemez. 21. yüzyıl yetkinliklerini alışılmış yöntemlerle anlatmak mümkün değil. Biz bu program ile dersleri projelerin içinde döndüreceğiz. Tek düze anlatımlı pedagojiyi değiştireceğiz. Sonuçta herkes bir öğrenen. Eylemden öğrenme, proje bazlı öğrenme, aktif öğrenme bakış açısını getireceğiz. Program 30 kişiyi hedefliyor; başvurular 12 Ağustos’a kadar devam ediyor ve çalışanları hedefliyoruz.

İş birliği avantajını rekabet avantajı düzeyine çıkartmak gerek

“1988’den bu yana sadece arama başlığı altında bin 500’ün üzerinde vakamız oldu. En büyük holdinglerde, STK’larda, kalkınma ajanslarında ve üniversitelerde eylem araştırması yöntemlerini kullanarak, paydaşların ortak aklını bulmaya ve çıkartmaya çalışıyoruz. Artık birçok yönetici tek başına karar verme ve uygulama diye bir realitenin çok geride kaldığını hissediyor. Silolarla yönetilmeye alışmış olan birçok kurum iletişim bozukluğu, bağlantı kopuklukları yaşıyor. Daha hızlı, çevik ve verimli olma arayışı artıyor. Bunun için de, insanların ve kurumların doğru birlikteliklerini icat etmek gerek. Sürdürülebilirlik, yeşil mutabakat, toplumsal cinsiyet eşitsizliği gibi konularda birlikte hareket etmek gerek. Birlikte iş yapma bilimini de birlikte keşfetmemiz lazım. Temelde iki konu çok önemli: Birincisi; eyleme fayda sağlayacak yeni bilgiyi üretmek. İkincisi ise farklı paydaşlarla iş birliği avantajı geliştirmeyi rekabet avantajı geliştirme düzeyine çıkartmak. Çok fazla dönüşüm yaşadığımız bir dönemde, birlikteliğin avantajını yaratmak gerek.”

Program iş dünyasının dönüşümsel ihtiyaçlarını karşılamaya odaklanacak

Eylem Araştırması ve Dönüşüm Tezsiz Yüksek Lisans Programı (mART), değişim ve dönüşüm süreçlerini etkin bir şekilde yönetebilen liderler yetiştirmeyi amaçlıyor.

Program, temel yetkinlik olarak, birlikte ortak akıl üretme, karar verme, iş yapma ve çözüm bulma, ortak çıkar formülü oluşturma, iş birliği avantajı geliştirme, takım kurma ve yönetme, yerinden ve birlikte yönetilen yapılar kurma ve yönetme yetilerini liderlerde geliştirmeyi hedefliyor.

Misyonunu ‘Farklı disiplinlerden beslenerek toplumsal ve kurumsal dönüşüme katkıda bulunmak’ olarak tanımlayan mART, eylem araştırmasını bir dönüşüm yönetim aracı olarak ele alarak iş dünyasında giderek artan dönüşümsel ihtiyaçları karşılamaya odaklanacak. Program çerçevesinde katılımcılar kendi şirketlerinde veya başka bir şirkette örgütsel gelişim/dönüşüm konularında bir eylem araştırması projesi oluşturup, yürütecek ve proje hakkında bir makale yazacak. Proje tüm derslerle bütünleşmiş bir şekilde yürütülecek. Bu sayede katılımcıların gerçek organizasyonel zorlukları çözmede uygulamalı deneyim kazanması sağlanacak.

Program en az lisans mezunu, orta-üst düzey yöneticilere ve o pozisyonların yedeklerine yönelik olarak planlandı. Hedefleri ise şöyle:

“Türkiye’de ve dünyada belirsizliğin arttığı ve öngörülebilirliğin azaldığı bir dönemde yeni yönetim araçlarını benimseyebilen, uygulayabilen ve tasarlayabilen değişim yönetimi liderleri yetiştirmek,

Katılımcıların gerçek organizasyonel zorlukları çözmede uygulamalı deneyim kazanmasını sağlamak,

Türkiye’de yürütülen AR projelerinin akademik boyutunu desteklemek ve geliştirmek için katılımcıların kapasitesini artırmak,

Katılımcılara küresel bir bakış açısı sağlamak için uluslararası platformda AR üzerinde çalışan kurum ve akademisyenler ile iş birliği geliştirmek.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar