7 °C
Ömer Faruk ÇOLAK
Ömer Faruk ÇOLAK EKONOMİ ATLASI dunyaweb@dunya.com

Osmanlı'dan Cumhuriyet'e

Cumhuriyet'in kuruluşunun 92. Yılını kutluyoruz. Aslında artık resmi olarak kutladığımız falan yok. Tam aksine devlet cumhuriyeti yerden yere vuruyor. Nitekim bu yılda öyle oldu cumhuriyetin harcını atanları halktan kopuk olmakla suçladılar. Son 13 yıldır Cumhuriyet ve onu kuranlar için öyle ifadeler kullandılar ki, sanki ülke 2002'de bağımsız oldu, ülkenin iktisadi varlığı da ancak bu tarih sonrası yaratıldı.

Türk halkı bunun böyle olmadığını çoğunlukla biliyor. Ancak bunu ifade edecek mekanizmalara sahip değil. Bunu ifade edeceklerin başında gelen siyasi partilerin ise pek sesi çıkmıyor. Buna Büyük Önder Mustafa Kemal ATATÜRK’ün kurduğu parti de dahildir. 

Cumhuriyet'e karşı tutturulan bu söylemleri tarihle ilgilenmeyen ya da okumamış  birisi doğru kabul edebilir. Hatta Cumhuriyet'i aydınlık bir ülkeyi yıkan hareket olarak bile görebilir. Bunun böyle olmadığını anlamak için önce Osmanlı’dan Cumhuriyet'e ne kaldığını iyi bilmek gerekir.

- Bir hanedanın yönettiği miskin ve çökmüş bir monarşi sistemi. Üstelik kimliksiz. Osmanlı denilen bir ulus yok, sadece bu isimli hanedanın egemen olduğu bir devlet yapılanması vardı. Bunu algılamak önemli. Çünkü ülkemizde bir hanedanın tarihi ile bir ulusun (Türk) tarihi çoğu zaman karıştırılıyor.

- Hanedanı korumak için yapılan savaşlar sonrası nüfusun azaldığı bir ülke. 1923 yılında Türkiye’de erkek nüfusu kadın nüfusundan daha azdı, bundan dolayı üretim için emek kıtlığı çekiliyordu.

- Cumhuriyet'in bir tarım ekonomisi devir aldığını söylenir. Ancak bu  doğru değildir. Çünkü ülke kendi kendini bile doyuramıyordu. Tarım sektöründe çalışanlar tımar sisteminin artığı ağaların elinde kalmıştı. Ortada köylü bile yoktu.

- Sanayi sektörünün GSYH’deki payı %10’u bile bulmuyordu. Bunlar da daha çok atölye tarzı üretim yapıyordu.
Hizmet sektöründe durumu anlatmak için sadece bir örnek verelim. Osmanlı’nın merkez bankası bile yoktu.  Banknot basan (kâime-i mutebere) Osmanlı Bankası bir Fransız ve İngiliz bankası idi.

- Eğitim düzeyi için sadece bir soru soralım, yaşı 50-60 civarında olanlarımızın büyük annesinin, dedesinin kaçı ilkokul mezunu idi?

Cumhuriyetin aldığı ekonomik mirası ve ekonomideki önceliği için şu saptamamız sanırım yeterli olur. “Cumhuriyet kurulduktan sonra ekonomideki ilk amacı üç beyazı üretmekti: Şeker, un ve Amerikan bezi. Çünkü bu ülkenin yurttaşı ne çayına katacağı şekeri, ne ekmek yapacak unu, ne de üstüne geçireceği giysiyi bulamıyordu, üretemiyordu”.

Bu yazıyı yazarken çay içiyorum. İyi ki bizimsin Mustafa Kemal ATATÜRK diyorum. Işıklar içinde yat.