26 °C
Gültekin KARA
Gültekin KARA OTOSTOP gultekin.kara@dunya.com
A+ A-

Otomotivin farkı

Geçtiğimiz haftalarda Türkiye'deki otomotiv tüketicisinin davranışlarının çözümlenemediğini yazmıştık. Zira, ekonomik göstergelerin pembe olmadığı, beklentilerin durağan/negatif seyrettiği bir dönemde, otomobil firmalarının en tepe yöneticilerinin "tedbirli" kaldığı bir ortamda satışlar istikrarını koruyor.

Döviz kurlarının yaptığı negatif etkiyle birlikte ortalama bir otomobilin 100 bin lira düzeyinde. Bu fiyatlamada firma karlılıklarının neredeyse yüzde 3-5 aralığında seyrettiği bir ortamdan bahsediyoruz. Yani, fiyatların şişmesindeki en önemli etken vergi. Bir başka deyişle, Türkiye'de otomotiv satışları vergi aracılığıyla frenleniyor.

Sadece vergi değil, ticari araç kullanımını kısıtlayana ya da kısıtlamak demeyelim de maliyetini artıran tebliğler, uzun dönem kiralamada hafif ticari araçların filolara katılamaması gibi etkenler de toplam pazarın artışını sınırlandırıyor.

Buna rağmen toplam pazarda önemli bir kayıp yaşanmadan bir istikrar oluşmuş durumda.

Burada en önemli etkenin birçok kez yazdığım gibi ekonomik ajanların beklentileri olduğunu vurgulamak lazım.

İktisat fakültesinin ilk sınıfında anlatılan ekonomik ajanlar, siz, ben, dışarıda gezenler, mahalle esnafınız, dev firmaların CEO'ları yani kısaca ekonomik alanda faaliyet gösteren tüm bireylere verilen genel bir isimdir.

Ekonomi ne kadar bir bilim de olsa, belirli verileri, belirli kalıp ve formüller üzerinden işleyerek, yorum ve sonuçlara ulaşılsa da en büyük belirsizlik olan ekonomik ajanların beklentileri asıl belirleyici katsayı olabiliyor.

Matematikte çarpma işleminde "0" en önemli rakamlardan bir tanesidir. 23 basamaklı bir sayı da olsa sıfır onu bir anda sıfırlar.

Ekonomik ajanların beklentileri de aynı sıfır gibi etkili olabilir. Piyasayı genişletici ve satış artırıcı önlem, teşvik, mevzuat değişikliği yapılmış olsa da beklentiler sıfır olduğu anda hedefl enen etki söner.

İstikrarlı ve tahmini kolay ekonomilerde bu beklentilere yönelik ölçümler yapılır ve istatistikteki kabul edilebilir sapma doğrultusunda öngörüler şaşmaz.

Oysa Türkiye'de beklentilerin sıfır olduğu bir dönemde bile satışlara etki en azından 1 oluyor ve sabit kalıyor.

İşte bu durum Türk ekonomisinin anlaşılmazlığı ile açıklansa da Avrupa'da da benzer bir seyir söz konusu. Dolayısıyla otomotiv tüketicisini normal tüketiciden ayırmak gerekiyor. Bu ayrımın gerekçelerini de bir sonraki yazıda paylaşırız.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız. Daha önce üye olmadıysanız lütfen üye olunuz.
Giriş Yap Üye Ol!

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.