"Özel sektörün Ar-Ge merkezi olacak altyapımız var"

Yasemin SALİH
Yasemin SALİH İYİLİK FABRİKASI yasemin.salih@dunya.com

İstanbul Teknik Üniversitesi, Cumhuriyet’in 100’üncü yılında 250’nci yaşını kutlamaya hazırlanıyor. Mezunları arasında Süleyman Demirel, Necmettin Erbakan, Turgut Özal gibi liderlerin yer aldığı köklü teknik okulun iş dünyasında da önemli temsilcileri var. Son yıllarda iş dünyasıyla artan ortak projelerin arkasında ise hem yönetimin saha odaklı iş modeli anlayışını hem de şirketlerin bilimle yürüme iştahının artmasını görüyoruz.             

Rakamlar, İTÜ kampüslerinin adeta bir fabrika gibi iş dünyasına proje ürettiğini gösteriyor. Halen devam eden tam 214 sanayi projesinin toplam bütçesi 195 milyon TL’yi bulmuş durumda. Bu projelerde ise 278 akademisyen aktif olarak görev alıyor. Bunun yanında TÜBİTAK, ASELSAN, HAVELSAN gibi stratejik projelerde de İTÜ araştırma merkezleri ve bilim insanlarının imzası dikkat çekiyor.              

İTÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Koyuncu ile ekonomiye direkt dokunan bilim projelerini konuştuk. “İTÜ’de inovasyon altyapısı ciddi anlamda çalışıyor. Burası bir araştırma üniversitesi” diyen Koyuncu’nun hayali Almanya’da fark yaratan sanayi projeleriyle ünlü Aachen Teknik Üniversitesi’ndekine benzer bir bilimsel işbirliği iklimini oturtmak. Bunun için kamudan da destek aldıklarını vurguluyor Prof. Dr. Koyuncu. Diyor ki; “35 araştırma merkezimiz var. Buralarda bilimsel çalışmaları yürütüyoruz ama bunları özel sektörle birlikte yapmamız lazım. Almanya’da Aachen Teknik Üniversitesi’nde özel sektör temsilcileriyle birlikte kurulmuş merkezler var. Özel sektörün Ar- Ge’si bu merkezlerde yapılıyor. Bizim de buna doğru gitmemiz gerekiyor. Bunun adımlarını atmaya başladık.”             

Prof. Dr. Koyuncu’nun bu yönde atılan adımlara verdiği örnekler, stratejik projeleri işaret ediyor. TCDD ile yapılan protokol bunlardan biri. Protokol kapsamında Demiryolu Emniyet ve Güvenlik Merkezi (UY-GAR) kurulması amacıyla teknolojik ve bilimsel bir yapı oluşturulacak. Koyuncu, bu tip projeler için mevzuat açısından bazı noktaların tamamlanması gerektiğinin altını çizerek, şu anda bu tür merkezlerin çalışmasına kısmen izin verildiğini hatırlatıyor. Ancak süreç önemli ölçüde tamamlanmış. Koyuncu, “Bakanlığa başvurumuzu yaptık. Yakında merkezimizi denetlemeye gelecekler. Burada ileri araç teknolojileri geliştireceğiz. Özel sektör, üniversite ve kamu birlikteliğinin başarılı bir örneğini sergilemiş olacağız. Şu anda 6550 sayılı Araştırma Altyapılarının Desteklenmesine Dair Kanun ile bu çalışmaları yürütüyoruz. Bakanlık TOGG projesinin altyapısı ve Ar-Ge’sinin bu merkezde yürütülmesini istiyor. Ford Otosan gibi büyük şirketler de bu projenin içinde olacak. Altyapının sürdürülebilirliği sağlanacak. Ayrıca bakım-onarım, yenilenme ve teknisyen ihtiyacı da buradan sağlanacak” diye anlatıyor süreci.            

Prof. Dr. İsmail Koyuncu’nun örneğini verdiği merkezlerin sayısı artırılacak. Hazırlıklardan birinin de Metalurji ve Malzeme Mühendisliği bölümü çatısı altında kurulacak İleri Malzeme Teknolojileri Merkezi için yürütüldüğünü vurgulayan Koyuncu, ardından da enerjiyle ilgili bir teknoloji merkezinin gündemde olduğunu ifade ediyor.                

Test sertifikasyon merkezleri gerekiyor

Biyomedikalden uzay endüstrilerine kadar birçok alanda sanayi odaklı bilimsel projelerin yürütüldüğü İTÜ’nün araştırma merkezlerinde Rektör İsmail Koyuncu’nun özel önem verdiği bir başka stratejik konu ise test sertifikasyonları. “Bir test sertifikasyon merkezi kurduk. Burada 100’ün üzerinde test yapabilecek bir altyapı var. Sektörel test merkezlerinin geliştirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu nedenle İTÜ olarak test merkezi altyapımızın kullanıma açılması için çalışma başlattık. İTÜ Paylaşımlı Laboratuvar Ekipman Kullanım Sistemi (İTÜ PLEKS) bunun için geliştirdiğimiz bir model. Test sertifikasyonu tüm dünyada öne çıkan bir başlık” diyen Koyuncu, denizaltı teknolojilerinin testlerini de bu sayede yaptıklarının altını çiziyor.           

İTÜ Çekirdek’ten startup’lar çıkmalı

İTÜ’nün ekonomiye en samimi dokunuşlarından biri de İTÜ ARI Teknokent ortaklığında 2011’de kurulan İTÜ Çekirdek Kuluçka Merkezi. Burada 100’ün üzerinde proje takımı bulunduğunu söyleyen Prof. Dr. Koyuncu, çekirdeğin beslenmesi gerektiğine inanıyor. Kendisi de Teknokent’te bir startup şirketinin kurucusu olarak çekirdekteki girişimlerden dolayı oldukça heyecanlı. Projelerin ticarete dönüşmesi hedefiyle takımlarla sürekli temas halinde olduğunu söyleyen Koyuncu, buradaki gençlere bir de ödev vermiş. Demiş ki; “Her takım kendine ticarileşmeden sorumlu ekip kursun. Biz de size destek verelim. İTÜ olarak yüzde 5-10 arasında ortak olalım. Mezun olmadan şirketi kurabilir hale gelmelisiniz. Ben eminim ki, bu takımlardan 10-15 startup firması çıkacak.”

Eğitimde 4+1 sistemine geçiyor

■ İTÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Koyuncu, yüzde 70’i aşan mezun istihdam oranında da iyileştirme planları yapıyor. Koyuncu’ya göre iş dünyasının ihtiyaçlarına uygun donanımda mezun vermek için yeni bir eğitim yapılanmasına ihtiyaç var. İTÜ de bu yapılanmanın adımını İTÜ olarak Master Bee adındaki proje ile atmış. Prof. Dr. Koyuncu projeyi şöyle anlatıyor: “Bu yıl makine ve tekstil mühendislerinde projeyi başlattık. Yurtdışında örnekleri var. Eğitimde 4+1 sistemine geçiyoruz. Not ortalaması 3’ün üzerinde olan, başarılı öğrencileri programa alacağız. Özetle, bu öğrenciler okurken master seviyesinden ders almaya başlayacaklar. Beşinci sınıfa geldiklerinde master programına kaydedip bu dersleri kredi olarak sayacağız. Ayrıca üçüncü ve dördüncü sınıfl arın yaz aylarında sanayi eğitiminden geçecekler. Beşinci sınıfta öğrenci 10 aylık sanayi eğitimi almış olacak. Amaç iyi öğrenciyi Türkiye’de tutmak. Mastırdan sonra doktoraya devam etmesi için de teşvik edeceğiz. Amacımız branşlaşmış mezunlar vermek.”

250. yılda mühendislik müzesi

İTÜ’de sanayi projelerinin yanı sıra duygusal bir hazırlık da var. 2023’te 250 yaşında olacak kuruluşa iz bırakan bir kutlama için çalışılıyor. 1944’te teknik üniversite statüsü alan ve 250 binin üzerinde mezunu olan okul mühendislik ve bilimdeki iddiasını imza bir eserle ortaya koymaya hazırlanıyor. Prof. Dr. Koyuncu, “Her yıl 3 bin 500 mezun veriyoruz. Bunların 3 bini mühendis. Bir Bilim ve Mühendislik Tarihi Müzesi kurma projemiz var. Ayazağa kampüsünün önündeki metro istasyonunun üzerinde kalan alanı İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden müze yeri için talep ettik. Onlar da olumlu baktı. Ayrıca 250 yılımızı anlatan yayın serisinin yer alacağı bir de belgesel hazırlığı yapıyoruz” diye anlatıyor planlarını.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar