Pahalılık turizmi de olumsuz etkilemeye başladı
Fiyat artışlarının döviz kuru artışlarının üzerinde seyretmesi sonucu biliyorsunuz Türk Lirası giderek değerlendi. Bu değerlenmenin mal ihracatı üzerindeki olumsuz etkisi üzerinde çok duruldu, durulmaya da devam ediliyor. Bu olumsuzluk bir yandan cari açığı artırırken diğer yandan ekonomik büyümeyi de düşük düzeyde tutuyor. Buna karşılık hizmet ihracatının çok büyük bölümünü oluşturan turizmden elde edilen gelirler artan turist sayısıyla birlikte yükseliyordu. Oysa son 3 ayın özelikle de Haziran istatistikleri durumun değişmekte olduğunu gösterdi.
Gelen turist sayısı azalırken çıkan turist sayısı artıyor
Geçen hafta açıklanan 2. Çeyrek turizm istatistiklerini kullanarak yaptığım aşağıdaki tabloya bir göz atalım. Turizmde büyük çapta mevsimsel dalgalanma olduğundan yıllık değişimlere odaklanmak gerekiyor. Tablo turist sayısında Ocak ayında gerçekleşen artıştan sonra bir durgunlaşma olduğunu Nisandan itibaren de az da olsa bir azalmanın başladığını gösteriyor. Ama Haziranda yarım milyona yakın yüzde 7’lik bir azalış söz konusu. 2. Çeyrekte turist sayısında yüzde 5’lik (829 bin) azalma gelir tutarını 2025’in 2. Çeyreğine kıyasla 419 milyon dolarlık düşüşle 16 milyar 284 milyondan 15 milyar 581 milyona geriletmiş durumda. Yabancı turistlerin ortalama harcama tutarı istikrarlı bir şekilde 1000 dolar civarında seyrettiğinden gelir kaybının yarıdan fazlasının Hazirana ait olduğunu kestirebiliriz. Böyle giderse yıllık kayıp 3 milyar dolara yaklaşır. Cari açığın artmakta olduğu bir dönemde küçümsenmeyecek ilave bir gedik. Öte yandan yurt dışına çıkan vatandaş sayısı artıyor. İkinci çeyrekte bu sayı 486 binlik artışla 2 milyon 948 binden 3 milyon 434 bine yükselmiş. Yıllık artış oranı yüzde 16,5 gibi oldukça yüksek bir oran. Bu artışın çok büyük ölçüde yurt dışına tatil amacıyla giden vatandaşlardan oluştuğunu rahatlıkla tahmin edebiliriz. Gider tutarı da yüzde 7,4 oranında artarak 2 milyar 760 milyon dolardan 2 milyar 963 milyona yükselmiş. 203 milyon dolarlık artış var. Gelirdeki 419 milyonluk kayıpla toplarsak cari açıkta 2 çeyrekte 622 milyon dolarlık bir artış söz konusu.
Türk Lirasında aşırı değerlenme Türkiye’yi pahalılaştırırken yurt dışını ucuzlattı
Tatil amacıyla yurt dışına giden vatandaş sayısının neden arttığını biliyoruz. Birinci elden ve dostlarımın anlattıklarından Yunanistan konaklamada hep daha ucuz yeme içmede de eşit ama daha kaliteli olduğunu biliyordum. Son iki yıl gitmedim ama gidenler şimdi komşumuzun hem daha kaliteli hem daha ucuz hale geldiğini söylüyorlar. Avrupa ülkeleri de pahalıydı ama şimdilerde kimi hizmetlerde eşit kimi hizmetlerde daha ucuz hale geldi.
Yabancı turist sayısında azalışın nedenine dair şimdilik doğrudan bir veri yok. Aslında birden fazla neden olabilir. Uzun yıllardır İstanbul’da İtalyan turlarında rehberlik yapan bir yakın akrabam Haziran ayında bir aile yemeğinde sohbet sırasında tur sayısında büyük bir düşüş olduğunu söylemişti. Haziran istatistikleri bu gözlemi doğruladı. Bunun üzerine kendisini arayarak nedenlerin ne olabileceğini sordum. “Şimdilik kesin bir neden söyleyemeyiz, tur fiyatları artıyor ama Türkiye modası da geçiyor, birkaç ay daha izlemek gerekir” dedi.
Moda kavramı benim için yabancı. Benim favori açıklamam Türkiye’nin Avrupalılar için giderek daha pahalı hale gelmiş olması. Turizm istatistiklerinde yabancı turistlerin harcama kalemlerinin tutarları da mevcut. Buna göre 2 çeyrekte yıllık olarak konaklama giderleri dolarla ortalamada yüzde 11,7 yiyecek içecek giderleri de yüzde 5,2 artmış. Türk Lirasının tüketici fiyatlarıyla gelişmiş ülkelere göre ne kadar reel değer kazandığına da baktım. 2025=100 bazlı Reel Efektif Döviz Kuru Endeksi Temmuz 2023’te 72 iken Temmuz 2025’te 97’ye 2026’da 105’e yükselmiş. Tüketim sepetlerinin bileşimindeki farkları göz ardı edersek Türkiye Avrupalılar için son üç yılda yüzde 45,8 son bir yılda da yüzde 8,2 değer kazanmış. Bu oran konaklama ve yiyecek artışının ortalaması ile hemen hemen eşit. Türkiye’nin 3 yıl öncesine kıyasla çok daha pahalı hale geldiğine şüphe yok ama bir süre tur organizatörleri Avro cinsinden fiyatları pazarlıkla düşük tutmayı başarmış olabilirler. Tur fiyatlarında ılımlı artışlar da bir yere kadar turistlerin Türkiye sevdası ile kabul görmüş olabilir. Ama bir noktaya kadar. Sanki o nokta gelmiş gibiyiz.
