Pandemiden çıkışta stratejik planlama gerektiren bir unsur olarak hizmet ihracatı

Dr. S. Armağan Vurdu
Dr. S. Armağan Vurdu DEVR-İ ÂLEM armagan.vurdu@immib.org.tr

Dünyanın ilk 20 büyük ekonomisinden biri olan Türkiye’nin hedeflerinden birisi de bu konumunu daha ileri sıralara taşıyarak ilk 10 ekonomi arasına girmek. Bu gayeye ulaşmak şüphesiz ekonominin tüm unsurlarında ciddi bir ilerleme kaydetmeyi zaruri kılıyor. Buna yönelik çalışmalarda hizmet ihracatının ekonomimize sağlayacağı açılımlar büyük kazanımlar elde edebileceğimiz stratejik bir alan olarak öne çıkıyor.

2019 yılı hizmet ihracatımız açısından son derece olumlu geçmişti. Merkez Bankası istatistiklerine göre, 2018 yılında 59 milyar ABD Doları ihracat gerçekleştiren Türk hizmet sektörü, 2019 yılında yaklaşık %10 artışla Cumhuriyet tarihi rekoru olan 64,8 milyar ABD Doları ihracat rakamına ulaştı. 2018 yılında yaklaşık 31,1 milyar ABD Doları dış ticaret fazlası veren sektör, 2019 yılında ise %16 artışla yaklaşık 36,2 milyar ABD Doları dış ticaret fazlası üreterek ülke ekonomisine ciddi bir katkı sağladı.  COVID-19 pandemi sürecinin en olumsuz etki yarattığı alan şüphesiz hizmet sektörleri oldu. Nitekim bunun rakamlara yansıması da mal sektörlerine kıyasla oldukça fazla hissedildi. 2020 yılında mal sektörlerinin ihracatı %6.3 azalırken, hizmet ihracatımız, bir önceki yıla göre yaklaşık % 45 azalışla 34,4 milyar ABD Doları olarak gerçekleşti. Pandeminin tüm menfi etkisine rağmen bu dönemde dahi yaklaşık 10 milyar ABD Doları hizmet ticareti fazlası elde ederek ülkemiz ekonomisine yine ciddi bir katkı sağlayan tüm hizmet ihracatçılarımızı tebrik ediyorum. Geçtiğimiz günlerde açıklanan Ocak-Mart 2021 verilerine göre de bu dönemde hizmet ihracatımız, bir önceki yılın aynı döneme göre yaklaşık % 19 azalışla 8,4 milyar ABD Doları olarak gerçekleşti. Yine bu dönemde de tüm olumsuz koşullara rağmen yaklaşık 1,9 milyar ABD Doları hizmet ticareti fazlası elde ettik. Türkiye’nin hizmet ticaretindeki bu patern vesilesiyle hizmet ticareti, Türkiye’nin dış ticaret fazlası verme hedefine önemli katkı sağlayabilecek ve cari açığın ilacı olabilecek oldukça stratejik bir gelişim alanımız olarak değerlendirilmelidir.

Dünya Bankası baş ekonomisti Ejans Ghani, gelişmekte olan ülkelerin hizmet ihracatlarındaki sofistikasyonu artırmalarıyla klasik büyüme modellerinde tarım, sanayi ve hizmetler şeklinde olan sektörel kalkınma sıralamasının değişebileceğini ifade ediyor. Ghani dahil olmak üzere 1990’ların sonundan beri yapılan bir çok araştırmaya göre de hizmet ihracatı konusunda stratejik davranarak güçlenebilmek ekonomilerde yapısal dönüşüm sağlayabilir ve kalkınma sürecini hızlandırabilir. Nitekim 2009 sonrası krizden çıkan dünya ekonomisinde dengeleri değiştiren BRIC ülkeleri hem değer hem de nitelik olarak hizmet ihracatında ciddi gelişme göstermişlerdi.

Türkiye’de hizmet sektörleri normal koşulları referans aldığımız 2019 yılının rakamları ile yaklaşık 65 milyar dolarlık ihracatla toplam mal ve hizmet ihracatının %26’sını teşkil ediyor. Bir başka deyişle yapılan her 3 dolarlık mal ihracatına karşılık 1 dolarlık hizmet ihracatı söz konusu. Diğer taraftan, yapılan hesaplamalar, toplam ihracatımızdan elde edilen katma değerin yarısından fazlasının, imalat sektörü ihracatımızdan elde edilen katma değerin ise yaklaşık 1/3’ünün hizmet sektörleri tarafından sağlandığını ortaya koyuyor. Mal ve hizmet ihracatı bir kuşun iki kanadı misali birbirinin bütünleyici parçaları. Her iki kanadın da güçlü bir ekonomik yapının ayrılmaz unsurları olduğu gerçeğiyle özellikle pandeminin etkisinin izale edilmesi ve dünya genelinde de ikinci çeyrekten itibaren beklenen iyileşme trendinin sektör açısından iyi değerlendirilmesi ile yaraların sarılacağına ve düşüş trendinin yerini yükseliş ve iyileşmeye bırakacağını düşünüyorum.

İhracat rakamlarımızda ifade ettiğim 1’e 3’lük oranın, ihracat desteklerinin sektörler arası paylaşımında göz önüne alınması hatta bu dönemde belki pozitif ayrımcılık yapılarak pandeminin en mağdur tarafı olan hizmet sektörlerine daha fazla kaynak aktarılmasının milli gelir ve toplam istihdamın 2/3’ünü oluşturan hizmet sektörlerimizi rahatlatacağını ve her koşula rağmen net ihracat fazlası vermeye devam eden hizmet sektörlerimizin mal sektörlerimizde çok olumlu giden rakamlarla beraber ekonomimize katkısının artarak devam edeceğine inanıyorum. 

 

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar