Para piyasası fonlarında yabancı var
TCMB’nin enflasyonu düşürmek için uyguladığı kontrollü kur politikası ve yüksek reel faiz, TL cinsi yatırımların son yıllarda hem yurt içi yerleşikler hem de yabancılar açısından cazibesini artırmıştır. Yurt içi yerleşikler açısından para piyasası fonu (PPF), mevduat ve tahvil gibi birçok alternatif bulunmakla birlikte, birçok yabancı yatırımcı için ilk akla gelen yatırım aracı döviz türev ürünleriyle (swap, forward) yapılan carry trade işlemleri olmaktadır.
Ancak yurt içi bankaların yabancılarla yapabileceği türev işlem miktarı, işlem vadesine bağlı olarak özkaynakların %5’i ile %30’u arasında sınırlandırılmıştır. Bu nedenle, carry trade ilgisinin yükseldiği ve bu limitlerin dolduğu dönemlerde swap faizleri Türkiye’deki para piyasası faizlerinin belirgin şekilde altına düşebilmektedir. Bu durumda yabancılar, özellikle geçen seneden itibaren farklı yatırım kanallarına yönelmeye başlamıştır.
Yatırım fonlarına yabancı ilgisi
Bu kanallardan biri de para piyasası fonları olmuştur. TCMB, bu sene ödemeler dengesi verilerinde yabancı yatırımcıların yatırım fonu giriş ve çıkışlarını da yayımlamaya başlamıştır. Buna göre, özellikle geçen sene bu kanaldan fon girişleri artmıştır. 2024 yılında gerçekleşen 1.9 milyar dolarlık yabancı yatırım fonu alımının ardından, geçen senenin ilk yarısında benzer büyüklükte, ikinci yarısında ise 3.3 milyar dolarlık giriş yaşanmıştır. Böylece geçen yılın tamamındaki giriş 5.2 milyar dolara ulaşmıştır. Bu senenin Ocak-Şubat aylarında da 1 milyar dolarlık giriş olmuştur.
Yatırım fonlarındaki yabancı pozisyonunun belirgin şekilde birikmesinin ardından, bu sene Mart ayında başlayan İran savaşı sonrasında 3.1 milyar dolarlık sert bir çıkış yaşanmıştır. Bu çıkış Nisan ayında geri alındıktan sonra, Mayıs ayında yeniden 2.3 milyar dolarlık bir azalış gerçekleşmiştir.
Bizim derlediğimiz TEFAS’ın yayımladığı portföy veri seti incelendiğinde, bu hareketlerin büyük ölçüde para piyasası fonlarıyla ilgili olduğu anlaşılmaktadır. TEFAS verilerinde normal PPF’lerin yanında serbest PPF ve katılım PPF fonları da açıklanmaktadır. Toplam PPF büyüklüğü son yıllarda belirgin bir artış eğilimindedir. 2024 yılı sonunda 1.5 trilyon TL olan toplam PPF büyüklüğü Temmuz 2026’da 3.3 trilyon TL’ye ulaşırken, bu tutarın 1.3 trilyon TL’si serbest PPF fonları, 0.2 trilyon TL’si katılım PPF fonları ve 1.8 trilyon TL’si diğer PPF fonlarından oluşmaktadır.
Girişler devam ediyor
Biz de bu fon gruplarının toplamının dolar karşılığındaki değişimlerle yabancıların yatırım fonu hareketlerini karşılaştırdık. Elbette TEFAS verilerinde yabancı-yerli ayrımı yapılamamaktadır. Ancak son aylarda görülen büyük hareketlerin, özellikle son dönemde, toplam PPF tutarındaki değişimlerle ilişkili olduğu görülmektedir. Mart ve Nisan aylarında toplam PPF portföyünde görülen 7 milyar dolar civarındaki çıkış ve giriş, yabancı yatırımcılarda gerçekleşen 3 milyar dolar civarındaki fon akımlarıyla eşleşmiştir.
Mayıs ayında ise her iki gösterge de 2.3 milyar dolarlık bir çıkışa işaret etmektedir. TEFAS verilerine göre PPF’lerin dolar karşılığı Haziran ve Temmuz aylarında 5 milyar dolar civarında artmıştır. Bu da ödemeler dengesi verilerinde yabancıların yatırım fonu paylarında artış göreceğimizi düşündürmektedir.
2024 başından beri yabancıların yatırım fonlarına girişi 6 milyar dolar düzeyindedir. Haziran-Temmuz aylarında da TEFAS verilerinin ima ettiği şekilde giriş devam ettiyse, buradaki kısa vadeli pozisyon 8-10 milyar dolar düzeyine ulaşmış olabilir.
Bunun da türev işlemlerle yapılan geleneksel carry trade işlemleri gibi, kısa vadeli ve piyasa oynaklığının arttığı dönemlerde hızla hareket edebilecek bir portföy yatırımı olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Sonuç olarak, 40 milyar dolar civarında olduğunu tahmin ettiğimiz geleneksel carry trade işlemlerine yatırım fonlarını da eklediğimizde, yabancı yatırımcıların ciddi boyutta kısa vadeli portföy yatırımı taşıdığı anlaşılmaktadır.
