Para politikası, rezervler ve kripto paralar

Erhan ASLANOĞLU
Erhan ASLANOĞLU Ekonomi ve Piyasalar erhanaslanoglu@superonline.com

Bir süredir merkez bankası ile ilgili konuları yoğun bir şekilde konuşuyoruz. Geçtiğimiz hafta bu daha da yoğunlaştı. Önce Merkez Bankası’nın para politikası kararını öğrendik. Faizler beklendiği gibi yüzde 19 seviyesinde sabit tutulurken, karar metninde para politikasının uzun süre sıkı gideceği ve gerekirse ilave sıkılaştırma olacağı vurguları metinden çıkarıldı. Önemli bir fark da politika faizinin enflasyonun üzerinde olacağı açıklaması oldu. Bütün bunları birleştirince, piyasa doğal olarak faiz indiriminin beklenenden daha erken olabileceği sinyalini aldı. Para politikası etkisini 6-18 ay arasında gösterir, etkinliğini görmek için zaman tanımak gerekir. Normal koşullarda nisan ve mayıs aylarında yıllık enflasyonun yükseldiğini, yüzde 17.50-19.00 arasına gittiğini izleyebiliriz. Haziran ayı ile beraber iniş başlayabilir. Dolayısıyla, temmuz ayından itibaren faiz indirimleri görebiliriz. ÜFE’nin TÜFE’den oldukça yüksek olması, ithal enflasyon baskısının devam etmesi nedeniyle TÜFE’nin her iki yönde de oynak olma ihtimali para politikası konusunda belirsizliği arttırabilir.

Geçtiğimiz hafta hem Merkez Bankası Başkanımız hem de Hazine ve Maliye Bakanımızdan gelen açıklamalar rezerv tartışmasına ilişkin bazı noktaları netleştirdi. TCMB ile Hazine arasında 2017 yılında yapılan protokol çerçevesinde, ağırlıklı kamu bankaları üzerinden piyasaya döviz satışı yapıldığı ortaya çıkıyor. Bu konunun en üst düzeyden gelen açıklamalarla netleşmeye başlaması olumlu bir gelişme. Konunun birçok boyutu bulunuyor ve şeffaflık açısından tüm soruların cevaplanması da çok iyi olur. Burada vurgulamak istediğimiz bir nokta var. Uluslararası yatırımcıların bir ekonomiyi izlerken baktıkları bazı öncü göstergeler bulunmaktadır. Bunların en önemlilerinden birisi, ülkenin döviz rezervlerinin o ülkenin vadesi bir yıla kadar olan kısa vadeli dış borçları ve o dönemde verdiği (varsa) cari işlemler açığının toplamına oranıdır. Bu oranın en az 1 ve üzerinde olması istenir. Böyle bir orana ulaşılırsa, merkez bankasının döviz kurlarındaki dalgalanmaya döviz satarak etkin müdahale gücü olduğuna inanılır. Bu oranın altına indikçe döviz kurlarına döviz satarak müdahale gücünün azaldığı düşünülür ve döviz piyasasındaki etkinliğin sıkı para politikası ile sağlanması beklenir. Son tartışmalar öncesi, ülkemizin uzun süredir kısa vadeli dış borcu ile cari açığının toplamı 200 milyar dolar civarında, brüt rezervlerimiz ise ortalama 100 milyar dolar civarında seyretmiştir. Bu oran yüzde 50’dir. Buna göre olması geren rezervimiz 200 milyar dolar ve üzeridir. Rezerv tartışması ile ilgili diğer soruları bir yana bırakalım, merkez bankasının doğrudan döviz satışının bile etkin olmasının zor olduğu bir noktada, dolaylı yoldan döviz satışına gidilmesinden nasıl bir etkinlik beklendiği önemli bir sorudur.

Sonuçta bir rezerv kaybı yaşanmış, brüt rezervler swap yoluyla borçlanılarak 90 milyar dolar seviyesinde tutulabilmiştir. Geldiğimiz noktada, fiyat istikrarının en önemli parametrelerinden olan döviz kurlarındaki istikrar için para politikasının önemi daha da artmış durumdadır.

Geçen hafta Cuma günü Merkez Bankası’nın yayınladığı bir yönetmeliğe göre, kripto paralar doğrudan ya da dolaylı olarak ödemelerde kullanılamayacak. Türkiye yüksek enflasyonlu bir ülke olarak bu tür varlıklara ödemeden ziyade yatırım amacıyla yönelen bir ülke. Yeni yönetmelik genel eğilimi çok etkilemeyebilir.

Konu uzun ve başta bu paraların ileride bir ödeme aracı olup olamayacağı gibi tartışılacak birçok boyutu bulunuyor. Kripto paraların illegal ödemelerin aracı olmasının kesinlikle önlenmesi gerektiği kadar, bu alandaki teknolojik gelişmelerden uzak kalmamak da önemlidir. Teknolojisi çok ciddi yaygınlaşan, kullanımı ve kabul görme oranı hızla gelişen bir alanda, ilk etapta yasaklamak yerine düzenleme ve denetimlere gitmek, uluslararası gelişmeleri izleyerek G-20 ülkeleri ile koordineli bir şekilde ilerlemek daha iyi olabilirdi diye düşünüyoruz.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Enflasyonda yön yukarı 05 Mayıs 2021
Tam kapanmaya giderken 28 Nisan 2021
Enflasyon coşuyor 07 Nisan 2021