Parasal genişlemeden çıkılması gündeme gelebilir

Yeşim SARIŞEN
Yeşim SARIŞEN YAPI KREDİ YATIRIM

Küresel piyasalarda aşılamanın hızlanması, güvercin FED, yeniden açılma teması ve büyük ölçekli teşvik adımlarının desteğiyle rekor seviyeleri test eden riskli varlık sınıfında yer alan hisse senetlerinde yukarı eğilim korunuyor. Küresel risk barometresi olarak da izlenen S&P 500 endeksi yılbaşından bu yana bakıldığında yüzde 10, Dow Jones sınai endeksi yüzde 12, teknoloji endeksi Nasdaq yüzde 5, Russell 2000 endeksi ise yüzde 12 civarı yükselişte. Yılbaşından bu yana ABD 10 yıllık tahvil faizi 70 baz puan artarken, güvercin FED eşliğinde aşağı baskı altında kalan dolar endeksinin bu yılın diplerine yüzde 1'den daha az uzaklıkta olduğunu görüyoruz. Mayıs ayına zayıf tarım dışı istihdam verisi ile pozitif momentumla başlayan piyasalarda, yükselen enflasyon beklentilerinin öne çıktığını ve soru işaretlerine neden olduğunu gözlemliyoruz.

Son aylarda sıkça vurguladığımız gibi parasal genişlemeden çıkılmasına yönelik tartışmaların yavaş yavaş gündeme gelebileceğini, FED’in 16 Haziran toplantısında vereceği mesajların ve devamında Ağustos ayındaki Jackson Hole toplantısındaki küresel merkez bankalarından gelecek mesajların önemli olacağını düşünüyoruz. Mayıs ayı başında yayınladığımız “Reflasyon ve Enflasyon” isimli aylık strateji raporumuzda da vurguladığımız gibi enflasyonun baskın piyasa teması haline geleceğini düşünmeye devam ediyoruz. Enflasyon yükseldikçe, politika yapıcıların enflasyonun geçici olduğuna dair görüşleri sorgulanmaya başlanabilir.

Başta FED Başkanı Jerome Powell olmak üzere geçtiğimiz haftalarda konuşan birçok FED üyesinin, enflasyonda artışın geçici olacağı ve parasal teşvikin devam etmesi gerektiği görüşlerini yinelediğini takip ettik. Ancak geçen hafta açıklanan FOMC tutanaklarında bazı üyelerin, ekonomi hedeflerine doğru hızlı ilerleme kaydetmeye devam ederse, parasal genişlemede ayarlamayı tartışmanın uygun olabileceğine dair görüşlerinin dikkat çekici olduğunu da belirtmek istiyoruz.

Örneğin son açıklanan Mayıs ayı küresel öncü PMI verilerinde ekonomik toparlanmadaki ivmelenme ile birlikte enflasyonist baskıların da artmaya başladığını görüyoruz. Mayıs ayında ABD, küresel ekonomik toparlanmaya öncülük etmeye devam ederken, Euro bölgesindeki büyümenin hızlandığını gördük. Cuma günü ABD’de açıklanan Mayıs ayı öncü PMI endeksi 63.5’den 68.1’e rekor seviyeye yükselirken, detaylarda özellikle enflasyonist baskılar dikkat çekiciydi. Mayıs verileri maliyet baskılarının daha da arttığına işaret ederken ankette mal ve hizmetlerin ortalama satış fiyatlarının görülmemiş oranlarda yükseldiği, önümüzdeki aylarda daha yüksek tüketici enflasyonuna yol açacağına dair beklentiler öne çıktı. Ankete göre işletmelerin görünüm konusunda iyimser olması, sipariş birikimlerinin keskin bir şekilde artması ve talebin hem yurt içinde hem de ihracat pazarlarında toparlanmaya devam etmesi ile birlikte, güçlü ekonomik büyümenin yaz boyunca devam etmesi bekleniyor. Euro bölgesinde ise yeni işlerde son 15 yıldır görülen en güçlü yükseliş ile birlikte Şubat 2018'den bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Büyümeye Almanya öncülük ederken, veriler Fransa ve bölgenin geri kalanının Mayıs ayında arayı kapattığını gösteriyor.

Önümüzdeki dönemde makro verilerde daha kalıcı fiyat baskılarının belirtileri, özellikle istihdam artışında hızlanma görüp görmeyeceğimiz riskli varlıklar açısından önemli olmaya devam edecek. Bu hafta makro veri akışı kısmen sınırlı. ABD’de çekirdek PCE, dayanıklı tüketim mal siparişleri, yeni konut satışları ve hafta boyunca oy hakkı bulunan ve güvercin duruşları ile öne çıkan birçok FED FOMC üyesinden gelecek açıklamalar takip edilecek. Salı günü FED Başkan Yardımcısı Randal Quarles, ABD Senatosu Bankacılık Komitesi’nde yarıyıl sunumunu yapacak. Enflasyona yönelik riskler yukarı yönlü olmaya devam ederken arz problemleri ve toparlanan talebin desteğiyle Nisan ayında ABD enflasyon verilerinde sert yükselişleri gözlemledik. Bu hafta açıklanacak çekirdek PCE verisinde de bu yönde eğilim görebiliriz. Piyasa beklentilerinde aylık bazda yüzde 0,6, yıllık bazda yüzde 2,9 oranında bir artış bekleniyor. Ayrıca birinci çeyrek büyüme verisinde de yukarı revizyon görebiliriz.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar