Parasını TL’de tutanlar için tahvil daha cazip!
Enflasyona paralel, politika faizinde indirimlerin süreceği görüşü hakim. Genel beklenti, politika faizinin yılı yüzde 28-32 seviyelerinden kapatabileceği yönünde. Yapılan hesaplamaya göre TL mevduattan bu yıl yüzde 32-33 net getiri sağlanabilir. Ancak stopaj alınmayan tahvillerinden 10 puana yakın daha yüksek getiri elde edilebilir.
Tasarruf sahipleri yüksek enflasyon ortamında birikimlerini korumak için farklı stratejiler uyguluyor. Türkiye’de tasarrufların yatırım araçları içerisindeki dağılımına bakıldığında, yurtiçi yerleşiklerin düşük risk alma eğiliminde oldukları görülüyor. Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği’nin (TSPB) verilerine göre, yurtiçi yerleşiklerin kasım ayı sonu itibarıyla toplam 42.3 trilyon TL büyüklüğünde tasarrufu bulunuyor. Türk Lirası mevduat, 14.8 trilyon TL ile en büyük paya sahip. İkinci sırada ise 9 trilyon TL’ye yakın birikimle Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) geliyor. Toplam tasarrufların yüzde 56.24’ü, yani yarısından fazlası riski düşük TL enstrümanlarda tutuluyor. Toplam mevduatlar içerisinde TL’nin payı yüzde 60’ın üzerinde.
Türk Lirası’nın cazibesi sürecek
2026 yılına enflasyon ve politika faizlerinin aşağı yönlü bir seyri ile başlandı. Kurumların tahminlerine göre, enflasyon yılı yüzde 25, dolar kuru ise 50-52 TL seviyelerinden tamamlayabilir. Bu da Türk Lirası’nda reel değerlenmenin 2026 yılında süreceği anlamına geliyor. Merkez Bankası’nın enflasyonla mücadele programı kapsamında sıkı para politikasını sürdürecek olması nedeniyle TL cinsi enstrümanların cazibesini korumaya devam edeceği söylenebilir. Piyasalarda dalgalanmaların azalması ve enflasyonda aşağı yönlü eğilimin yaşanması, Merkez Bankası’nın temmuz ayından itibaren tekrar faiz indirimlerine başlamasını sağladı. 2025 yılsonunda yıllık enflasyon yüzde 30.9’a düşerken, politika faizi geçen yıl 950 baz puanlık indirimle yüzde 38’e çekildi.
Faizde düşüşün sürmesi bekleniyor
Merkez Bankası, 2025 yılında olduğu gibi 2026 yılında da 8 PPK toplantısı yapacak. Olumsuz bir gelişme olmaması halinde Merkez Bankası’nın kademeli faiz indirimlerine devam edeceği görüşü hakim. Genel beklenti, politika faizinin yılsonunda yüzde 28-32 civarı olacağı yönünde. Söz konusu beklentilerden yola çıkarak yapılan hesaplamalara göre, parasını TL mevduatta değerlendirenler yıl boyunca net yüzde 32-33 faiz geliri elde edebilir. Dolar kurunda beklenen yüzde 20-21’lik değer artışı hesaba katıldığında yüzde 9 civarı carry trade getirisi oluşabilir. Kısaca, şu an aylık yüzde 2.5 civarında olan TL’deki aylık net getiri, stopaj oranlarında değişiklik olmazsa faiz indirimlerinin etkisiyle kademeli olarak yüzde 2 civarına inecek.
Tahvilde beklenen getiri oranları
Stopaj avantajı nedeniyle Devlet İç Borçlanma Senetleri’nde bu yıl mevduata göre daha yüksek getiriler elde edilebilir. 2026 yıl sonu için gösterge 2 yıllık tahvil faizi beklentileri yüzde 32 seviyesinde bulunuyor. Dolayısıyla 14 Temmuz 2027 vadeli sabit kuponlu tahvilde uzun pozisyon alınırsa yıl sonunda elde edilecek, kupon ve değer artışından toplam yüzde 42.5 net getiri elde edilebilir. 2026 yılı boyunca TL mevduattan beklenen yüzde 32-33’lük getiri dikkate alındığında, parasını tahvile yatıranlar mevduat ve para piyasası fonlarından yaklaşık 10 puan daha fazla getiri elde edebilir. 10 yıllık tahvil faizinin 2026 sonunda yüzde 26’ya düştüğü senaryoda toplam net getiri yüzde 37, yüzde 23’e düştüğü senaryoda ise toplam net getiri yüzde 48 olarak hesaplanıyor.