Patent değerlemelerinin mali sonuçları

Serbest Kürsü
Serbest Kürsü

İlhami GÜNEŞ

Emekli İzmir Fikri Haklar Hukuk Mahkemesi Hakimi, Avukat

Dünya bundan yüz yıl öncesine göre çok daha hızlı bir dönüşüm içinde olup bilgi ve özellikle nitelikli teknik bilgi ile çerçevesini çizen, koruyan Fikri mülkiyet hakları önem kazanmış bulunmaktadır. Firmalar artık Ar-Ge için daha fazla rakamlarla yatırım yapmaktadır ve günümüz işletmelerinde, patent, ticari marka, telif hakkı vb. gibi fikri ve sına mülkiyet haklarının değeri öne çıkmış bulunmaktadır. Bunun sonucu olarak, bu varlıkların, özellikle patent tescillerinin değerlenmesi, hem patent ve münhasır lisans sahipleri hem de kamu veya ilgili üçüncü kişiler açısından kritik konular haline gelmiş bulunmaktadır. Patentlerin değerinin biçilmesinde çeşitli yöntemler bulunmakta olup, diğer sınai haklar gibi patentlerin değerleri de sahipleri ve kullanıcıları açısından önemli sonuçlar doğurmaktadır. Bunlardan mali sonuçlar ise patent veya sair sınai hak değerlerinin işletmenin toplam değerine olan katkısıdır. Patentin yarattığı ve yasa ile desteklenen meşru tekel hakkı kullanıcı işletmenin pazar avantajını somutlaştırmakta, ileriye dönük satışlara ilişkin analiz ve projeksiyon yapılmasını sağlamaktadır. Günümüzde işletmelerin başarısı, bilgi üretmelerine, üretilen bilgiyi ele geçirmelerine ve bunları etkin şekilde kullanmalarına bağlıdır. Bu nedenle, artık işletme varlıklarının bileşimi maddi olmayan varlıklar lehine değişim göstermiş, sürdürebilir büyüme sağlamak ve rekabet üstünlüklerini sürdürmek isteyen işletmeler maddi olmayan varlıklara önemli tutarda yatırım yapmaya başlamışlardır. Buna bağlı olarak işletmelerin sahip oldukları gayri maddi varlıkların değerlemesinin muhasebesi, raporlanması da önem kazanmış bulunmaktadır. Patentler SMK 82 ila 145 maddeler arasında düzenlenmiş olup yenilik, buluş basamağı ve sanayiye uygulanabilir buluşlara patent verilmektedir. ABD’de en sık kullanılan yöntemin Endüstri standardı yöntemi ve yüzde 25 kuralı yöntemi olduğu belirtilmektedir[1].

I. Patent değerlemenin işlevleri ve değere katkı yapacak etkenler

A. Patent Değerleme Raporlarının İşlevleri

Patentlerin değerlemesi şirket birleşme ve kazanımları gibi durumlar dahil olmak üzere, özellikle vergilendirme ve patente tecavüz davalarında önemlidir. Ancak uygulamada değerlemenin somut sonuçlarının lisans sözleşmelerinin hazırlanmasında kendini gösterdiğini görmekteyiz.

Patent değerlemesi doğrudan ya da dolaylı olarak işletmenin gelecek performansı hakkında yargılarda bulunulmasını sağlar. Neredeyse tüm patent değerleme yöntemleri gelecek hakkında yapılan tahminleri kullanır. Her ne kadar belirsizlikten kaçılamasa da spekülasyon veya öngörüler yapmak, gelecekte alınacak kararlarda işletmeye yardımcı olmaktadır. Patent değerlemesini kimin yaptığı ve değerlemenin kim için ve ne amaçla yapıldığı çok önemlidir. Patent değerlemesi için seçilecek yöntem, bu faktörlere bağlı olarak değişmektedir.

B. Patentin değerine etki eden etkenler

Bir patent belgesi başvurudan itibaren 20 yıl, faydalı model belgesi ise aynı tarihten başlamak kaydıyla 10 yıl süreyle hak sağlamaktadır. Patent değerlemesi sırasında, değerin belirlenmesinde göz önüne alınan etkenlerden en önemlisi de kalan koruma süresidir. Ömrünün sonuna yaklaşan bir patentin değeri, koruması yeni başlamış patente göre göreli olarak düşük olacaktır. Bundan ayrı, patentin tescilli olduğu coğrafi sınırların genişliği de önemli bir etkendir. Sınai haklar ülkesellik ilkesine tabi bulunmakta olup yabancı ülkelerde de aynı patentin mevcut tescilleri koruma alanının genişlemesi, anlamına gelmektedir. Patentin herhangi bir hükümsüzlük tehdidi altında bulunmaması sıhhatine, geçerli ve güçlü bir patent olduğuna işaret olarak algılanabilmektedir. Keza istemlerin iyi kaleme alınmış olması, tekniğin bilinen durumuna göre savunulabilir ve yüksek nitelik taşımaları patentin değerini etkileyecektir. Bundan ayrı olarak, patent sahibinin patentine sahip çıkarak ihlalcilere karşı koruma önlemleri alması, ihtarname çekme ve dava açma gibi çarelere başvurması da göz önüne alınacak önemli konulardandır.

II. Patent değerleme yöntemleri

Patent değerlemesi mali bir analiz ve sınai hak bilgisini de gerektirmektedir. Bu raporlar alanın uzmanlarınca ciddi fikri emek ve bilginin ürünü olarak ortaya konulmaktadır. Bir sınai hakkın değerlemeye konu edilmesi, varlığın fiyatının tespit edilmesi anlamına gelmektedir. Marka, patent veya tasarım hakkı olsun sınai hakka değer tespiti yapmak için kullanılan çeşitli yöntem ve yaklaşımlar bulunmaktadır. Bunlardan yaygın şekilde piyasada kullanılanlar geleneksel yaklaşımlar olarak tanımlanmaktadır. Endüstri standardı yönteminde patentler, lisans sözleşmelerinin imzalanmasında kullanılan royalty oranı esas alınarak hesap yapılmaktadır.

Maliyet yaklaşımı, gelir yaklaşımı ve pazar yaklaşımı olmak üzere üç ana ayrımın altında pek çok türev yöntemden de bahsetmek mümkündür. Tek tek ele alındığında bu yöntemlerin kendine özgü avantajları ve dezavantajları bulunmaktadır. Bu nedenle, değişmez kabul gören tek bir patent değerleme yönteminden söz etmek mümkün değildir[2]. Ancak, objektif bir patent değerlemesi için daha objektif yöntemlere ihtiyaç olduğu da bir gerçektir; opsiyon değerleme yöntemleri, patentin temsil ettiği varlık değeri, kalan geçerlilik süresi gibi faktörleri içine alan bir çok değişkene bağlı olarak önemli ölçüde değişebilmektedir[3].

Patentler sahiplerine Türkiye sınırlarında tekelci karakterli haklar sağlamaktadır. İşin mahiyeti gereği bu patentlerin patent sahibi dahil olmak üzere, eğer varsa münhasır lisans veya lisans alan dışında kimse tarafından kullanılması mümkün olmadığından, patent değerlerinin işletmeye etkisi ve katkısının hukuki ve mali ilkeler gözetilerek belirlenmesi mümkündür. Böylece patentin değeri de, işletmenin envanterinde gayri maddi varlık olarak yerini alabilir, işletmenin gerçek değerinin belirlenmesine hizmet edebilir.

Bilinen değerleme yöntemleri patentlerin, belirsizlik ve yönetim esnekliği gibi, kendine özgü özelliklerini dikkate almamaktadır. Oysa, patentler opsiyon benzeri işlevler veren gayri maddi varlıklardır ve sahiplerine, ürünleri ticarileştirme, pazar bulma ve pazarlamada güvence sağlama, yabancı ülkelerde tescilleme yoluyla yeni satış kanalları bulma ve buluşu lisanslama vb. seçenekler sunmaktadır. Reel opsiyonlar, opsiyon metodolojisinin stratejik işletme kararlarına uygulanmasını ortaya koyar ve reel opsiyon modeli, patent değerlemesindeki unsurların analizi için geniş bir çerçeve sağlamaktadır. Bu rapor patenti veya bu patentin münhasır lisans sahibinin doğru değerlemede, reel opsiyon modelini çerçeve olarak kullanmakta ve reel opsiyon modeli kullanılarak yapılan patent değerlemesinin bir uygulamasını içermektedir[4].

Genellikle değerleme yapan veya talep edenler uygun değerleme yöntemini kendileri seçerler. Geleneksel yaklaşımların yetersiz olduğundan hareketle ortaya modern yaklaşımlar çıkmıştır. Opsiyon yaklaşımı, Monte Karlo yöntemi, karar ağacı metodu ve çeşitli yazılımlar ile yapılan değerlemeler modern yaklaşımın örnekleridir. Ancak modern yaklaşımlar ile yapılan değerlemenin de objektif sonuçlar verdiği söylenemez. Bu nedenle literatürde tıpkı geleneksel yaklaşımlar gibi modern yaklaşımlar da yoğun bir şekilde eleştirilmektedir[5].

SONUÇ:

Patent değerlemenin, ülkemizde henüz tam olarak anlaşılabilmiş ve kullanımı yaygınlaşmış bir imkan olduğunu söylemek için henüz erkendir. Özellikle patent üreten değil, bolca yabancı patenti tescilleyen ve yurt dışına lisans bedelleri ödeyen bir ülke olarak daha alınacak çok yol olduğunu kabul etmek gerekmektedir. Artık bilgi yoğun teknolojiler ve buluşların endüstriye yön verdiğini, patentlerin üretimi ve verimliliği etkilediğini görerek, hem Ar-Ge’ye daha fazla kaynak ayırmak hem de patentlerin değerini hesaba katarak strateji üretmenin zamanıdır. Firmaların yapılarına ve pazarlarının özelliklerine göre objektif ve en iyi yöntemleri belirlemesi gerekmektedir. Değerlemesi yapılan patentlerin, ilgili işletmelerin ticari büyüklüğü ve gelecekteki durumlarına ilişkin tahmin yapılmasını, işletmenin gerçek değerini bulmasını sağlayacağı bellidir.

Kaynakça: 

[1] HAGELİN, Ted; Patent Lisanslarının Değerlemesi, Texas IP Law Journal, 2004, s. 424.

[2] ÇAĞLAYANSUDUR, Tolga;  Patent Değerlemesi Ve TMS 38’e Göre Muhasebeleştirmesi: Örnek Olay İncelemesi, CBÜ İşletme Anabilim Dalı Yüksek Lisans Tezi, s. 103.

[3] PITKETHLY, Robert; The Valuation of Patents a review of patent valuation methods with consideration of option based methods and the potential for further research : background paper for discussion, Digital Library, 2002, s. 26,  (https://digitallibrary.un.org/record/476676)

[4] ALPER, Değer; Patent Değerlemesi ve Reel Opsiyonlar; Business and Economics Research Journal

Vol. 2 . No: 1, 2011. (https://www.acarindex.com/dosyalar/makale/acarindex-1423873791.pdf)

[5] ÇAĞLAYANSUDUR, s. 48.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar