Perakendede güven kaybı hizmet ve inşaatta iyimserlik

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Temmuzda güven endeksleri hizmet sektöründe yüzde 1,4 ve inşaatta yüzde 0,6 artarken, perakende ticaret sektöründe yüzde 1,6 azaldı. Gelecek üç ayda hizmet sektörü talep artışı, perakende ticaret ise iş hacmi/satışlarda düşüş bekliyor. İnşaat, yeni siparişlere rağmen %25,4’e tırmanan yüksek finansman sıkıntısı yüzünden istihdam tarafında tasarrufa gitme eğiliminde.

Küresel ekonomide çal­kantılara yol açan Or­ta Doğu’daki savaş sü­recinde taşlar henüz tam ola­rak yerine oturmazken, devam eden jeopolitik risk ortamında, sektörlerin yön arayışı da sürü­yor. İleriye yönelik belirsizlik­lerin gölgesinde sektörler ge­nelinde kırılganlık dozu ve gü­vende temel sektörler arasında ayrışma da devam ediyor.

Türkiye İstatistik Kurumu­nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre temmuzda mevsim etki­lerinden arındırılmış güven endeksleri aylık bazda hiz­met sektöründe yüzde 1,4 ar­tarak 112,0, inşaat sektöründe de yüzde 0,6 artarak 83,5 değe­rini alırken, perakende ticaret sektöründe yüzde 1,6 azalarak 111,0’e geriledi. Hizmet sektö­ründe savaş öncesi şubat ayın­da 113,8 düzeyinden mayısta 109,0’a kadar düşen güven en­deksinin temmuzda geldiği düzey, sektörel güvende topar­lanmaya işaret ediyor. İnşaat sektörünün güveni temmuz­daki artışa rağmen, şubatta 83,9 olan düzeyin hala altında kalırken, perakende ticaret­te endeks değerinin şubattaki 115,9 düzeyinin çok altına in­diği görülüyor.

Güven endeksleri, her sek­törde cironun yüzde 70’ini ger­çekleştiren girişimleri kapsıyor ve 0-200 aralığında değer ala­biliyor. Değerin 100’den büyük olması sektörün mevcut ve ge­lecek döneme ilişkin iyimser­liğini, 100’den küçük olması ise kötümserliğini yansıtıyor. Gü­ven endeksleri, iç talebin canlı­lık, sektörlerin geleceğe güven, tüketim/yatırım dengesi, istih­damın seyri gibi konularda viz­yon sunuyor. Temmuz ayı sek­törel güven endekslerinin alt kırılımları, hizmet sektörü ta­lep artışı beklerken, peraken­de ticaretin iş hacmi/satışlarda düşüş beklediği, inşaattaki sı­nırlı güven artışının ise alınan siparişlerin düzeyi ile ilgili ol­duğunu gösteriyor.

Perakendede güven kaybı hizmet ve inşaatta iyimserlik - Resim : 1

Gelecek 3 ay: Hizmetler iyimser, perakende kötümser

Hizmet sektöründe, turizmde yaz sezonu olmasına rağmen mevcut iş hacmi yataya yakın seyrederken gelecek üç ay için iyimserlik güveni artırdı. Turizm, ulaştırma, konaklama, bilgi-iletişim gibi alt sektörleri kapsayan hizmet endeksinin bileşenlerine bakıldığında son üç aylık dönemdeki iş durumuna ilişkin alt endeks önceki aya göre yüzde 0,5 artarken, anılan dönemde hizmetlere olan talep de yüzde 0,2 düştü, ancak gelecek üç ayda hizmetlere olan talep beklentisi yüzde 3,7 arttı. Bu artışta yaz turizminin mevsimsel canlılığı kadar; kriz dönemlerinde lojistik koridorlarının çalışmaya devam etmesi, dijitalleşme yatırımları ve kurumsal danışmanlık hizmetlerine duyulan ihtiyaç da etkili.

İnşaat sektörünün 100 eşik değerinin altında kalmaya devam eden güven endeksinde iyimser dozun sınırlı da olsa yükselmesinde ise alınan kayıtlı siparişlerin mevcut düzeyi alt endeksinin önceki aya göre yüzde 3,9 artması etkili oldu. Gelecek üç aydaki çalışan sayısı beklentisinde ise yüzde 2,3’lük düşüş dikkati çekti. İnşaatta, gelecek üç aylık dönemde satış fiyatları beklentisini yansıtan alt endeks de temmuzda önceki aya göre yüzde 0,9 oranında düşüş kaydetti. Mağazalar, zincir marketler ve giyim, elektronik gibi alanlarda doğrudan tüketiciyle temas eden firmaları kapsayan perakende ticaret sektörü güvenindeki gerileme özellikle gelecek üç aya ilişkin iş hacmi-satış beklentilerindeki yüzde 3,8’lik düşüş belirleyici oldu. Perakendeciler sıkı para politikasının tüketim harcamaları üzerindeki gecikmeli etkilerinden dolayı sonbahar dönemi için daha temkinli bir yaklaşım benimsiyor. Son üç aylık dönemdeki iş hacmi-satışlarda da yüzde 0,5 düşüş var. Mevcut mal stok seviyesine ilişkin alt endeks de yüzde 0,1 düştü. Bu endekste düşüş stok artışını gösteriyor.

Faaliyetleri hangi faktörler kısıtlıyor?

Temmuz verileri, reel sektörün mevcut çarkları döndürmekte büyük bir kırılma yaşamadığını ancak ileriye dönük planlarda oldukça ihtiyatlı olduğunu gösteriyor. Hizmet sektörü turizm ve lojistik gibi kollarla yaz dönemini dengeli geçirirken, perakende sektörü önümüzdeki aylarda yaşanabilecek bir talep yavaşlamasına karşı şimdiden beklentilerini aşağı çekiyor. İnşaat sektörü ise yeni siparişler almasına rağmen yüksek finansman maliyetleri nedeniyle istihdam tarafında tasarrufa giderek savunma pozisyonunu koruyor. İnşaat sektörünün yapısal sorunları kalıcılığını koruyor. Haziran ayında yüzde 19,3’e gerileyen finansman sıkıntısı faktörünün oranı, temmuzda yeniden yüzde 25,4’e tırmandı. “Faaliyeti kısıtlayan faktör yok” diyen firmaların oranı da yüzde 74,8’den yüzde 68,5’e gerilerken, artan maliyetler ve sıkılaşan finansman kanalları firmaların gelecek 3 aylık dönemde toplam çalışan sayısı beklentisini aşağı çekmesine yol açtı. Sektörün yeni iş alsa da bunu istihdamı daraltarak yönetme eğiliminde olduğu görülüyor. Hizmet sektörü, finans, turizm, lojistik, yazılım vb. bileşenleri ile yapısı gereği inşaat sektörüne kıyasla jeopolitik şoklara ve paranın sıkılaşmasına karşı çok daha dirençli bir duruş sergiliyor. Üç ay arayla yapılan ölçümlere göre, jeopolitik gerilimlerin tırmandığı ocak ayında firmaların yüzde 78,9’u “faaliyetlerimizi kısıtlayan hiçbir faktör yok” diyerek yıla güçlü bir başlangıç yapmıştı. Bu oran Nisan ayında hafifçe yüzde 78,5’e esnemiş olsa da temmuzda 79,0 seviyesine yükseldi. Bu veri, hizmet sektöründeki firmaların ezici bir çoğunluğunun küresel gerilimlerden ve ekonomik kısıtlamalardan doğrudan etkilenmeden operasyonlarına istikrarlı şekilde devam ettiğini gösteriyor. Perakende sektörü, jeopolitik gerilimler ve ekonomik belirsizliklerin ilk dönemlerinde tüketicinin harcama iştahının kesilmesinden doğrudan etkileniyor. Jeopolitik gerilim sürecinin başladığı yılbaşında “hiçbir kısıtlayıcı faktör yok” diyen firmaların oranı yüzde 77,0’e inerek sert bir düşüş göstermişti. Bu oran, sektörün yıla ciddi bir belirsizlik algısıyla girdiğini gösteriyordu. Sürecin kanıksanması ve yaz sezonunun etkisiyle bu oran nisanda yüzde 79,0’a, temmuz ayında ise yüzde 81,0’e geri yükseldi. Sektör, yılbaşındaki jeopolitik şoku üzerinden atarak yeniden stabil bir çalışma zeminine kavuşmuş gözüküyor. Tüketicilerin jeopolitik risk dönemlerinde nakitte kalma veya lüks harcamaları kısma eğilimi nedeniyle, ocak ayında talep yetersizliği yüzde 14,4 ile zirve yapmıştı. Nisanda yüzde 11,1’e gerileyen talep sıkıntısı, temmuzda da yüzde 11,2 ile yatay seyir izledi. Yaz mevsimindeki dönemsel hareketlilik (turizm, sezon alışverişleri), jeopolitik belirsizliğin iç talep üzerinde yaratabileceği daha büyük bir daralmayı frenledi.

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 14.393,85 0,00 %
Dolar 48,5864 0,09 %
Euro 56,5053 0,23 %
Euro/Dolar 1,1616 0,04 %
Altın (GR) 6.787,54 -0,91 %
Altın (ONS) 4.339,22 0,52 %
Brent 105,67 -0,49 %