Personeli seyahat eden şirketlere vergi sürprizi!

Abdullah TOLU
Abdullah TOLU Vergi Kurdu abdullah_tolu@hotmail.com

Şirketlere vergi riski yaratan o kadar çok konu var ki, hangisini yazalım bazen biz de şaşırıyoruz. Vergi sistemimiz ve Kanunlarımız bu şekilde olduğu sürece, bu konuların biteceği de yok! Hazır Vergi Reformu ile ilgili çalışmalar yapılıyorken, ihtilaflı bazı önemli konuların da çözülmesi gerektiğini düşünüyorum. Söz konusu reform çalışmaları tamamlanana kadar, vergi uygulamasında ihtilaflara neden olan bazı konuları gündeme getirmek istiyorum.

İlk Konu: Şirket Personelinin Seyahat Harcamaları!

Evet, ilk konu, personeli seyahat eden şirketleri bekleyen vergi tehlikesi ile ilgili. Aslında bu konu, ülkemize özgü şekli vergiciliğin güzel örneklerinden birisi. Şekli vergicilikten kastettiğimiz şey, usule aykırı işlemler nedeniyle yapılan vergilendirmeye ilişkin. Vergilendirmede işlemin gerçek mahiyetinin esas alınması gerekirken, bazı durumlarda usule ilişkin hükümler dikkate alınarak, vergilendirme işlemleri yürütülüyor. Bunun nedeni ise, vergilendirmede usulün, işlemin esasının önüne geçmesi. Bu da aslında ülkemizin vergilendirme işlemleri bakımından ayrı bir Usul Kanunu olan ender ülkelerden birisi olmasından kaynaklanıyor.

Personeli Seyahat Eden Şirketleri Bekleyen Tehlike Ne?

Pazarlama, reklam, lojistik, inşaat, sigorta, turizm, yazılım, denetim vb. alanlarda faaliyet gösteren şirketlerin personeli, diğer sektörlerdeki şirketlerde çalışan personele göre işleri gereği daha fazla seyahat ediyorlar. Seyahatler arttıkça, buna ilişkin giderler de artıyor.

Şirket personeli bu seyahatleri sırasında da yeme - içme, konaklama, otopark gibi bir takım giderler yapabiliyor. Söz konusu harcamalar genel olarak personel tarafından yazarkasa fişleri ile belgelendiriliyor. Seyahat sonrası bu fişler Şirkete veriliyor, Şirketler de bu fişlere dayanarak söz konusu harcamaları gider olarak kaydediyor ve bu fişlerde yer alan KDV'leri indirim konusu yapıyor. Buraya kadar herhangi bir sorun bulunmuyor.

Ancak, Maliye, bu harcamaların şirketler tarafından gider yazılabilmesi için mutlak suretle fatura ile belgelendirilmesi gerektiğini savunuyor, yazarkasa fişleri ile belgelendirilen seyahat harcamalarını gider olarak kabul etmiyor, bu fişlerdeki KDV’lerin indirimini reddediyor. Şirketler bu nedenle yüklü miktarda cezalı vergi tarhiyatları ile karşı karşıya kalabiliyorlar.

Şirket bir de KDV iadesi talep etmişse, vay haline!

Maliye’nin Görüşü Tam Olarak Nasıl?

Maliye, personelin iş seyahatlerinde yaptıkları yeme içme, konaklama, otopark gibi harcamalarının vergi uygulamasında tespitinde gider olarak dikkate alınabilmesi ve KDV'lerinin indirim konusu yapılabilmesi için, bedeli ne olursa olsun mutlak suretle fatura ile belgelendirilmesi gerektiği, söz konusu giderlerin perakende satış fişi/yazarkasa fişiyle belgelendirilmesi halinde, bu fişlerde yer alan bedellerin vergi uygulaması bakımından gider olarak dikkate alınamayacağı ve KDV'lerinin indirim konusu yapılamayacağı görüşünde.

Yalnız burada ifade etmem gerekir ki, Maliye’nin bu görüşü yeni bir görüş değil! Geçmişten bugüne verilen özelgelerde yer alan idari görüşler bu doğrultuda. Konu hakkında verilen iki örnek özelgenin özeti aşağıda yer alıyor:

“Özelge talep formunda, Şirket çalışanlarının görevli olarak çıktığı iş seyahatlerinde satın almış olduğu (yemek, otopark, ekmek, içecek) hizmet bedelleri için mal ve hizmet satan kişilerce düzenlenen perakende satış fişleri ile ödeme kaydedici cihaz fişlerinin gider belgesi olarak kullanılmasının mümkün olup olmadığı ve KDV’nin indirim konusu yapılıp yapılamayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmiştir.

Ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmaları şartıyla şirket personelinin iş seyahatlerinde yapmış olduğu çeşitli masrafların kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınabilmesi için fatura ile tevsik edilmesi zorunludur. Bu masrafların ÖKC/yazarkasa fişleriyle belgelendirilmesi mümkün değildir. ÖKC/yazarkasa fişleri ile belgelendirilen seyahat masraflarının gider olarak dikkate alınması ve KDV’lerinin indirim konusu yapılması mümkün bulunmamaktadır.” (GİB. İstanbul VDB’nin 04.04.2018 tarihli ve 39044742-130[Özelge]-E.333687 sayılı Özelgesi).

“Firmanın pazarlama ve satış departmanlarında çalışan elemanlarının şehir içi ve dışındaki seyahatlerinde yeme içme gibi harcamalarının kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınabilmesi için fatura ile tevsiki zorunludur." (HMB.'nin, 20.11.2007 tarih ve 29/2925-233-929 sayılı Özelgesi).

Peki, Yargı Bu Konuya Nasıl Bakıyor?

Yaptığımız araştırmada bu konuda verilmiş sadece bir yargı kararına ulaşabildik. Bu Kararda da konu son derece geniş olarak incelenmiş ve karar verilmiş. Söz konusu Kararın özeti şu şekilde:

“… gelir vergisi beyannamesinde bildirilen gelirlerden indirilecek tutarların ispatında sadece faturanın ispat edici belge olarak kullanılabileceği ve ÖKC fişlerinin tevsik edici belge niteliğinde değerlendirilemeyeceği yönünde bir kanuni düzenleme bulunmadığı, ÖKC fişinin içeriğinin doğru olmadığı hususunda idarece yapılmış herhangi bir tespit olmadığı hususu da dikkate alındığında, serbest meslek erbabının fatura almadığı ancak ÖKC fişi aldığı durumda indirilebilecek giderin tevsik etmiş olmadığını ileri sürmek mümkün değildir. Bu nedenle, davalı idarece ÖKC fişi ile belgelendirilen giderlerin gider belgesi bulunmadığı ve gider olarak indirilemeyeceği gerekçesiyle iade isteminin reddine dair tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.” (Ankara BİM 1. Vergi Dava Dairesi’nin 10.06.2020 tarihli ve E.2019/1161, K.2020/333 sayılı Kararı).

Artık Vergilendirmede Usulden Çok Esasa Bakma Vakti Geldi!

Şirket personelinin seyahat harcamalarının yazarkasa fişi ile değil, mutlaka fatura ile belgelendirilme zorunluluğu getirilmesi, mağduriyetlere ve ciddi tarhiyatlara neden oluyor. Bu tamamen Kanun hükümlerinin farklı yorumlanmasından kaynaklanıyor. Bu konuda Maliye ve Yargı’nın farklı görüşleri yukarıda yer alıyor.

Maliye söz konusu harcamaların fatura ile belgelendirilmesi gerektiğine ilişkin bu görüşünü VUK'un 232. maddesi ile bu konuda yayınladığı bazı tebliğlere dayandırıyor. Ancak, bir taraftan da bu görüşüne istisnalar getirerek, bazı alımlarda perakende satış/yazarkasa fişlerini gider belgesi olarak kabul ediyor.

Vergi ve vergilendirmeye ilişkin olarak bir yorum yapılırken, "Vergilendirmede İşlemlerin Gerçek Mahiyetinin Esas Olması İlkesi” dikkate alınmalı, sadece hazineci bir mantıkla hareket edilmemeli. Hukuka uygun karar verilmeli ve uygulama yapılmalı. Personelin işle ilgili seyahat harcamaları, şirketlerin genel giderleri arasında yer alıyor. Bu tür giderler seyahate çıkan personel tarafından gerçekleştirilerek, seyahat dönüşü şirkete bildiriliyor. Yani, tamamen personel tarafından yapılan masrafların karşılanması niteliğinde.

Kişisel görüşümüz, fatura düzenleme zorunluluğu sınırı olan tutarın (2021 yılı için 1.500,00 TL) altındaki tüm gider ve harcamaların ÖKC/yazarkasa fişi ile belgelendirilebilmesi, bu fişlerin gider belgesi olarak kabul edilmesi ve KDV’lerinin indirim konusu yapılabilmesi doğrultusunda. Bu modern vergiciliğin de bir gereği ve sonucu. Maliye’nin bu konudaki katı görüşünden vazgeçmesinin vakti artık geldi de geçiyor. Bu konuda acilen yasal bir düzenleme (Tebliğ düzeyinde de olabilir) yapılmalı, yaşanan mağduriyetler giderilmeli, mükellefler usul hükümleri gerekçe gösterilerek sık boğaz edilmemeli. Sık boğaz etmek derken aklıma şu fıkra geldi:

“Bir ilde, “limon sıkma” yarışması varmış.

Yarışmacılar, daha önce sıkılmış olan limonları, baştan sıkıyor ve bir ya da iki damla limon suyu çıkartıyorlarmış. Yarışmanın sonlarına doğru, artık kimse bir damla bile limon suyu çıkartamamış. O sırada gelen birisi, sıkılmış limonu almış ve başlamış sıkmaya...

Bir damla, iki damla, üç damla, o da ne? Devam ediyor ve tam 28 damla...

Yarışmayı yöneten, dayanamamış ve hayretle sormuş;

- Beyefendi, mesleğiniz neydi acaba?

- Ben mi? Ben maliyeciyim...”

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar