Petrol krizinin temelinde lojistik sorunlar yatıyor

Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegas­yonu tarafından geçen hafta bir grup Türk gazeteci, Brüksel’de Avrupa Komis­yonu başta olmak üzere AB kurum ve ku­ruluşlarındaki toplantılara davet edildi. Benim de katılma fırsatı bulduğum ve bir­çok açıdan zihin açıcı olan bu organizasyo­nun son ayağında ise bizi bir sürpriz bekli­yordu: AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile görüşmek üzere Brüksel’de bulunan Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol ile bir araya geldik. Bi­rol, von der Leyen ve Komisyon üyeleriyle görüşmesinin ardından Türk gazeteciler­le düzenlediği toplantıda, Ortadoğu’daki savaşın enerji piyasaları ve petrol fiyatla­rı üzerindeki etkisine ilişkin sorularımızı açık yüreklilikle cevaplandırdı:

1Fatih Birol, şu anda Orta Doğu'da sa­vaşa dâhil olan ülkeler olan İran, Suu­di Arabistan, Kuveyt, Birleşik Arap Emir­likleri ve Katar’ın toplam petrol üretimi­nin, dünyadaki petrol üretiminin yaklaşık üçte birine yakın bir miktar olduğuna dik­kat çekti. Ancak şu anda petrol piyasala­rındaki savaştan kaynaklı en büyük sorun petrolün üretememesi değil, Boğazlar’dan geçememesi. Yani sorun petrolün olma­ması değil, taşınamaması. Birol, “Dünya­da her tarafta çok fazla petrol var. Mesela geçmişte petrol krizi olduğu zaman ortada petrol yoktu. Şimdi durum öyle değil. Bu­rada lojistik bir soruna karşı karşıyayız” diyor.

En fazla darbeyi Asya yiyor

2 İkincisi bu krizden dolayı en faz­la darbeyi yiyen, buraya enerji bakı­mından en fazla bağımlı olan Asya ülkele­ri. Yani Çin başta olmak üzere Hindistan, Japonya, Kore, Bangladeş ve diğerleri.

3 Bu sorunun çözülmesi için Suudi Arabistan başta olmak üzere bölge ülkeleri çeşitli alternatifler üretmeye çalı­şıyorlar. Örneğin Suudi Arabistan, petrolü şu anda kapalı olan Hürmüz Boğazı’ndan geçirmek yerine doğudan batıya taşıyarak oradan piyasaya sürmeye çalışıyor. Ancak bu durum petrol fiyatlarının artmasına neden oluyor. Ayrıca Suudi Arabistan'ın ve diğer petrol üreticisi ülkelerin dünya­nın her tarafında depoları vardır. Şimdi onları piyasaya çıkartacaklar.

Ortada petrol sorunu yok

4 IEA’nın elinde çok yüksek miktarda petrol stokları bulunuyor. Fatih Bi­rol, “Bu petrol stoklarını doğal afetler ve­ya siyasi bir gerilim olduğu zaman gerekti­ğinde piyasalara verip piyasaların rahatla­masını sağlıyoruz. Ancak şu anda stokları piyasaya sürmek yönünde bir kararımız yok. Ancak bu her an değişebilecek bir du­rum, çünkü her şey duruma göre değişi­yor” diyor. Birol, “Ben Suudi Arabistan, ABD, Norveç, Brezilya gibi birçok üretici ve tüketici ülkelerin bakanlarıyla yakın ir­tibattayım. Enerji Bakanı Alparslan Bay­raktar'la da konuştum. Bu ülkeler arasında bir eş güdüm sağlayıp dünya ekonomisinin bu zor durumdan fazla zarar almadan çık­masını sağlamaya çalışıyoruz” diye konu­şuyor.

Türkiye nasıl etkilenir?

5 Fatih Birol şu gerçeğin altını çizi­yor: Ortada aslında bir doğalgaz ya da petrol sorunu yok. “Ortadaki sorun, sa­vaş ortamından dolayı gazın ve petrolün taşınamaması. Şu anda alternatif çözüm arayışlarından bir sonuca ulaşılıp ulaşıla­madığına bakacağız. Çünkü bizdeki petrol stoku bayağı bir bazuka ve ben onu zama­nında kullanmak istiyorum” diyor.

6 Peki tüm bu petrol krizinden Türki­ye nasıl etkilenecek? Fatih Birol, bu sorunun yanıtını, “en çok petrol fiyatla­rındaki artış bakımından etkilenecek” di­ye yanıtlıyor. Birol, “Çünkü bizim fiyat alan bir ekonomimiz var ve Türkiye ekonomi­si için petrol ve doğalgaz fiyatları son dere­ce önemli. Eğer fiyat artışı kalıcı olursa, bu durum hem Türkiye ekonomisi için hem de petrol ve doğalgazda ithalatçı olan diğer ül­keler için enflasyonist baskılar yapabilir ve de ekonomik büyümeye etki edebilir” diyor.

Bu durum, hem Türkiye için hem de di­ğer ülkeler için enerji güvenliği konusu­nun ne kadar önemli olduğunu yeniden gündeme getiriyor.

Yazara Ait Diğer Yazılar