Piyasa ve fon akımı gelişmeleri

Fatma MELEK
Fatma MELEK PİYASA GÖZÜYLE fatma.melek@akbank.com

Son haftalarda aşı gelişmeleri, ABD seçimlerine ilişkin belirsizliklerin ortadan kalkması, ABD’den teşvik paketi beklentileri ile küresel hisse senedi piyasaları ralli yaparken, kasım ortasından itibaren dolar bazında yüzde 6-7 değer kazanmış görünüyor. 2021 yılında büyümeye ilişkin beklentiler olumluya dönerken, emtia fiyatları da artıyor. Global büyümeden olumlu etkilenmesi beklenen gelişmekte olan ülkelere ise hızlı sermaye girişleri görüyoruz. Bu süreçte dolar endeksinin (DXY) değer kaybetme eğiliminin de devam ettiğini görüyoruz: Burada birkaç faktör ön plana çıkıyor; öncelikle faiz oranı farkları son dönemde ABD Doları aleyhine gelişti. Ayrıca, dolar genellikle anti-konjonktürel para birimi olarak da görülüyor; büyüme beklentilerinin olumluya döndüğü bir ortamda dolara olan güvenli liman talebi azalıyor. Bunların dışında, satın alma gücü bazlı değerleme perspektifinden bakıldığında da doların diğer başlıca gelişmiş ülke para birimlerine göre ucuz olmadığını görüyoruz. Diğer taraftan, virüs bulaşıcılığının arttığına ilişkin haberler ve buna bağlı olarak artan/artabilecek kısıtlayıcı önlemler piyasalarda volatilite yaratıyor.

Sermaye hareketlerine dönersek, IIF verisine göre, gelişmekte olan ülkelere (GOÜ) olan portföy akımları kasımda hızlı arttı. GOÜ’lere kasımda, 36.7 milyar doları sabit getirili menkul değerlere, 39.8 milyar doları ise hisse senedine olmak üzere toplam 76.5 milyar dolar giriş gerçekleşti. Bu son yıllarda yaşanan en yüksek aylık giriş. GOÜ’lerden portföy çıkışı Mart 2020’de 90 milyar dolar olmuş, sonrasında ise kademeli olarak girişler başlamış idi. Kasım ayındaki portföy akımlarının yüzde 54,6’si Asya piyasalarına girerken, bunu yüzde 24,8 payla Latin Amerika ve yüzde 10,7 ile Gelişen Avrupa izliyor.

Türkiye’ye baktığımızda ise; TCMB verisine göre, portföy çıkışları (hisse+ tüm SGMK) mart-haziranda, kapanmanın olduğu dönemde yoğun yaşanırken, sonrasında bir miktar ivme kaybetti. Ocak-ekim döneminde toplam portföy çıkışı 12.4 milyar dolar oldu. Kasım ayında ise bu eğilimin tersine döndüğünü ve bu ayda, hisse senedi ve DİBS’lere, geçici haftalık verilere göre, 1.8 milyar dolar giriş yaşandığını görüyoruz. Bu eğilim aralık ayının ilk 2 haftasında da devam etmektedir.

TCMB, geçtiğimiz hafta 2021 Para ve Kur Politikasını açıkladı. Merkez Bankası; döviz rezervlerini şeffaf bir şekilde, belirli bir plan dâhilinde, uygun koşullar oluştuğunda kademeli olarak güçlendireceğini belirtiyor. Bu doğrultuda; cari işlemler dengesi ve finans hesabındaki gelişmeler ve ters dolarizasyon süreci takip edilecek. Bu noktada ise enflasyonla mücadelede kat edilen başarıyı kritik görüyor. Fiyat istikrarı yolunda gelişme kaydedildikçe, risk primlerinde gerileme, yurt içi ve yurt dışı ekonomik birimlerin TL varlıklara olan yatırımlarına da olumlu yansıyacak. TCMB, sermaye girişlerinin istikrarlı ve güçlü bir hale gelmesinin, yerleşiklerin dolarizasyon eğiliminin tersine dönmesinin döviz alım ihalelerine başlamak için önemli göstergeler olacağını belirtiyor.

Dolayısıyla, 2021 yılı için olumlu global büyüme beklentileri; yurt içinde enflasyon ve risk primini düşürme potansiyeli, rezerv birikimi ve kurdaki volatiliteyi azaltma açısından olumlu bir konjonktür sağlıyor. Ancak son virüs gelişmeleri de yakından takip edilecek.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
COVID-19 ve görünüm 10 Nisan 2020